Oaxaca'da 6 Aydır Esen Fırtına

GÜNCEL
Çarşamba, 1 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)

Her yıl Mayıs ayında "Öğretmenler Günü"nde Meksika'nın Oaxaca eyaletinde, şehir meydanı Zocalo'da öğretmenler bir karargah/grev çadırı kurarlar. Daha iyi iş koşulları ve eğitim sisteminde reform isteyen öğretmenler bir iki haftalık bir grev yaparlar. Geçmiş yıllarda grevler sessiz sedasız sönümlenirdi. Bu sene 22 Mayıs'ta 70 bin öğretmen tarafından başlatılan grev, işçi ve emekçilerin artan hoşnutsuzluğuyla birleşti, haftalar boyunca devam etti, öğretmenler istekleri karşılanıncaya kadar şehir meydanını terketmeyi reddettiler.

14 Haziran'da Oaxaca Valisi Ulises Ruiz Ortiz üç büyük siyasi partiden oluşan Senato'nun desteğini de alarak, öğretmenlerin karargahının zorla ortadan kaldırılmasını emretti.

Şafak vaktinde, öğretmenler ve destekçileri uykudayken önce helikopterlerden gaz bombaları atıldı, sonra binlerce ağır silahlı polis köpeklerle karargahı bastı. Polisin 6 saat süren saldırısı sırasında 2'si çocuk 4 kişi katledildi, 8 öğretmen gözaltında kaybedildi. Aynı esnada kadın öğretmenlerin geceledikleri okullara girildi ve en az 5 kadın öğretmene tecavüz edildi. Radyo Universidad basılıp dağıtıldı. Çadırlar yıkılırken, yüze yakın kişi gözaltına alındı, kalanlar joplar ve gaz bombaları ile sürülerek meydandan atıldı.

Kısa süre sonra şehir meydanından sürülen 3000 kişi binlerce destekçiyle geri döndü - bunlar arasında çevre bölgelerden gelen öğretmenler, öğrenciler, işçiler ve çiftçiler vardı. Silahları yalnızca sopalardan ve taşlardan oluşan bu yeniden örgütlenen güç, kanlı ve uzun bir savaşın sonunda meydanı polislerden geri aldı. Günün sonunda yüzlerce insan çok ciddi yaralar almıştı ve yeni bir karargah kurulmuştu. Şehir meydanını işgal edenler bir sonraki saldırıya hazırlanmak için tüm çevre caddelere barikatlar kurdular ve silahlandılar.

16 Haziran’da Oaxaca’da öğretmenlerin üçüncü büyük yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe öğretmen, öğrenci ve ailelerinden başka işçi sınıfından ve diğer emekçi sınıf ve katmanlardan 400 bine yakın kişi katıldı.

Bu eylemin ardından Oaxaca'daki 7 belediye binası işgal edildi. Radyo Universidad'ın tahrip edilmesi üzerine öğrenciler tarafından radyo işgalleri yapıldı.

Mücadelenin büyümesi ve geniş emekçi kesimleri tarafından sahiplenilmesi üzerine greve yönelik kontra saldırılara hız verildi: Yargısız infazlar, gözaltında kayıplar, kaçırmalar vs. Paramiliter saldırıların ayyuka çıkması üzerine 17 Haziran'da öğretmenlerin çoğunluğunun dahil olduğu Meksika Ulusal Eğitim Emekçileri Sendikası'nın (SNTE) çağrısı ile Oaxaca Halk Meclisi'i (APPO) kuruldu. Meclise 85 örgütü temsilen 170 kişi, sendika üyeleri, siyasi eylemciler, insan hakları örgütleri, veliler ve kır yoksullarıyla işçiler katıldı.

APPO'nun talepler listesinin başında halk katili Vali Ulises Ruiz Ortiz'in (URO) derhal ve tamamen görevden alınması yazılıydı. İçişleri Bakanlığı, öğretmenlerle yaptığı toplu görüşmeler sırasında URO'nun görevden alınmasını, bu konu "eğitimsel bir konu olmadığı" için tartışmaya dahi yanaşmadı. Fakat, öğretmenler daha azına razı olmadılar, işkenceci katilin görevden alınmasında ısrar ettiler. Görüşmeler çıkmaza girince, APPO kendi iktidarını kuracağını duyurdu ve bunun için önce onların yönetebilmesini engellemeye girişti.

Tüm devlet kurumları, binaları bloke edildi. Halk Meclisleri Oaxaca'da ve çevre illerde giderek yaygınlaştı. İçinde pek çok sendikanın ve siyasi örgütün üyeleri de vardı. Kararlara üyelerin tartışmaları sonucunda varılıyordu.

APPO'nun ele geçirdiği binalar arasında polis karakolları ve hükümet binaları da vardı. Bir noktada, medyanın yalanlarından bıkan binlerce kadın 1 Ağustos'ta Oaxaca Radyo Televizyon Kurumu'na yürüdü ve Kanal 9'un kontrolünü ele geçirdi. "Bu medya aracılığıyla insanları yanlış bilgilendiriyorlar ve içinde yaşadığımız gerçek hakkında konuşmaları için insanlara söz vermiyorlar" dediler. Haftalar boyunca kanal zengin seçkinler yerine, işçi ve çiftçi çoğunluğun bir aracı olarak iş gördü. Birçok insan içinde yaşadıkları zor koşulları, sömürücü ekonomik sistemi ve hükümeti anlatmak için geldiler ya da çağrıldılar. İstasyon ayrıca Filistin halkının özgürlük mücadelesindeki inanılmaz koşullarını gösteren bir belgesel yayınladı.

20 Ağustos'ta polis ve paramiliter güçler tarafından istasyona ve antenlerine saldırıda bulunarak kanal yayın yapamaz hale getirildi. Buna cevap olarak APPO giderek artan bir direniş ve karargahın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

22 Ağustos'ta başka bir hükümet saldırısı güçlü bir cevabı kışkırttı. Barikatlar şehir merkezinin dışına doğru genişletildi, havai fişekler patlatıldı ve insanlar kendilerini savunma durumuna geçtiler. Zırhlı araçlarla şehri saran ve ağaçtan, lastikten yapılmış barikatları ateşe veren polise, kayalar ve tuğlalar attılar. Birkaç saat sonra işçiler ve çiftçiler 12 radyo istayonunu ele geçirmişti.

Şehirdeki ve çevre şehirlerdeki işçiler ve çiftçiler karargahtakilere yiyecek ve ihtiyaç malzemesi getirdi. Öğretmenler ve destekçileri ayrıca yoldan geçen traktör römorklarından da ihtiyaçları olan malzemeleri aldılar.

Ağustos boyunca ve Eylül'ün başında Oaxaca'daki insanlara destek olmak için ülke çapında yüzbinlerce insan birçok gösteri yaptı.

Aynı dönemde Oaxaca eyaletindeki belediye binaları, Oaxaca'daki olaylardan etkilenen işçiler ve çiftçiler tarafından ele geçirildi. Aynı yıl içinde bir ayaklanmaya sahne olmuş olan San Blas Atempa'da yerel işçiler ve çiftçiler belediye binasını ele geçirdiler.

3 Eylül'de, o sırada değişik örgütlerden 193 delegenin olduğu APPO Oaxaca eyaletinden ayrıldığını duyurdu. O tarihten itibaren nerede olduğunu hala açıklamış değil.

Birkaç hafta sonra, Oaxaca Eyalet Kongresi, Meksika başbakanı Vincente Fox'a direnişin bastırılması ve "düzenin sağlanması" için ordunun harekete geçirilmesi çağrısını iletti.

Aynı dönemde yerel firmalar kapılarını kapadılar ve federal hükümetin grevi zorla sona erdirmesi çağrısında bulundular. Bu istek geri tepti ve direnişçileri sinirlendirmekten başka bir işe yaramadı. Karargahı destekleyen işçiler ve çiftçiler, eğer yerel firmalar mücadelelerine çomak sokarsa, şehirdeki her firmayı yakacaklarına dair teminatta bulundular.

Eylül'ün son günlerinde Başbakan Fox ve İçişleri Bakanı Carlos Abascal, Felipe Calderon'la yaptıkları bir toplantının ardından (Calderon hileli bir seçim sonunda "seçilmiş" olan son başbakandı) eğer gerekiyorsa "düzenin sağlanması, otobanların açılması ve özgür hareketin garanti altına alınması" için Federal Polis'i Oaxaca şehrine göndermeye hazır olduklarını açıkladıler. Meksika Merkezi Haberalma Teşkilatı (CISEN) şehre hareket edip, APPO'nun önderlerini tutuklamayı önerdi.

Tüm bunlar, orduya ait uçak ve helikopterlerin Oaxaca üzerinde alçak taciz uçuşları yapmasıyla birleşince ve helikopterlerdeki keskin nişancılar silahları insanlara doğrultunca Oaxaca'lı kardeşlerimize yönelik öncekinden daha kanlı bir saldırı tehlikesi olasılığı gözüküyordu.

Ve Oaxaca'da gergin bir bekleyiş başladı. Bekleyiş 29 Ekim'de beklenen saldırının gerçekleşmesiyle son buldu. Binlerce federal polis, tanklar ve helikopterler ile şehre girdi. 4 kişiyi katlederek tüm şehri gaz bombalarına boğarak sokakları ele geçildi.

Fakat hiçbir şey bitmedi. Saldırıdan 2 gün sonra APPO üyeleri 6 ay önce öğretmenlerin mücadeleyi başlattıkları yerde Zocola'da toplandılar ve çatışmalar tekrar başladı.