Kampanyamızı noktalıyoruz

24 Ağustos'ta başlattığımız “Oğlun ölmeden harekete geç!” kampanyasını noktalıyoruz

AGÎRE JÎYAN
Pazartesi, 26 Ekim 2015 (10 yıl 5 ay önce)

Kürt halkına yönelik kirli savaşın tırmanışa geçmesi üzerine 24 Ağustos'ta başlattığımız “Oğlun ölmeden harekete geç” kampanyasını noktalıyoruz.



 



Ancak bu kararımız, konuya ilişkin faaliyetlerimizin sürmeyeceği anlamına gelmiyor.



 



“Oğlun ölmeden” kampanyası, ayrı bir ulus olarak Kürtlerin en doğal hak ve özgürlüklerini inkarda ısrar etmekten kaynaklanan kirli savaş ve ona kan taşıyan şovenizmin karşısında Kürt ve Türk emekçileri arasında güçlü bir kardeşlik köprüsü inşa etme amacıyla açıldı. Özellikle de şovenizmin yoğun etkisi altındaki Türk işçiler ve emekçiler arasında duyarlılık yaratmanın yanında asker anaları ve aileleri gibi bir dinamiği sarsıp harekete geçirmeyi hedefledik.



 



Kampanyamızın özellikle son 10 günlük final ayağında yapmayı planladığımız etkinlikleri Ankara Katliamı yüzünden hayata geçiremedik. Fakat yapmak istediklerimizin çoğunu gücümüz ölçüsünde yaptık.



 



Kampanyamız tam da hedeflediğimiz gibi en başta işçi ve emekçilerin ilgisini çekti, onları konu üzerine düşünmeye ve sorgulamaya sevketti. Boyut olarak belki küçük ama bu kesitte siyasal-moral bakımdan anlamlı kimi sonuçlar ortaya çıktı. Oğlu halen askerde olan bir Türk asker anasının gerilla analarıyla buluşarak sesini yükseltmesi ya da “İşçiler savaşı konuşuyor” türü etkinlikler buna örnek verilebilir.



 



Özellikle İstanbul ve Ankara’da “Oğlun ölmeden harekete geç!”, “Bu bizim savaşımız değil!”, “Kirli savaşa alet olma, evladını askere gönderme” pankart, afiş ve stikırlarımız sokakları süsledi. Bildirilerimiz birçok yerde işçi ve emekçiler tarafından dağıtıldı.



 



Sadece asker ve gerilla anaları değil, işçiler, değişik mesleklerden emekçiler ve sendikacılar da kampanyamızı sahiplendiler. “Hiçbirimizin haramilerin saltanatını korumak için can verecek çocukları olmamalı” dediler. “Bu bizim savaşımız değil” diye haykırdılar. “Kirli savaşa son!” diyenlerin sayısının ne kadar çok olduğunu gördük.



 



1 Kasım yaklaşırken dikkatlerin seçim üzerinde yoğunlaşacağını dikkate alarak kampanyamızı 20 Ekim'de bitirme kararını önceden almıştık. Ankara Katliamı, sadece son etapta yapmayı planladığımız final etkinliklerini aksattı. Bu arada, “oğlun ölmeden” kampanya sitemizi Ankara Katliamı'nda yitirdiğimiz Serdar Ben yoldaş hazırlamıştı.



 



“Oğlun ölmeden harekete geç” sloganıyla açtığımız 2 aylık kampanyamızı burada noktalayışımız, Kürdistan'da yürütülen kirli savaşa karşı sadece propaganda ve ajitasyonla da sınırlı kalmayacak olan faaliyetlerimizin sonlanması anlamına gelmiyor. 7 Haziran sonrası yaşadıklarımızın da gösterdiği gibi hayat, komünistler ve Türkiyeli devrimciler olarak bizlerden, bu konuda bugüne kadar yapabildiklerimizden çok daha fazlasını yapmamızı bekliyor.



 





 



İşçilerin birliğini, halkların kardeşliğini savunmanın ötesinde Türkiye ve Kürdistan işçi sınıfı ve emekçilerinin kurtuluşunu, sosyalizmi hedefleyen birleşik bölgesel bir devrimde gören işçi sınıfı devrimcileri olarak bu tarihsel sorumluluğun hakkını vermek için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğimiz bilinmelidir!..



 



Kirli savaşa son!..



Kürt halkına özgürlük!..



Saraylara savaş, halklar arasında kardeşlik!..



Kurtuluş devrimde, kurtuluş sosyalizmde!..



 



Alınteri