Alınteri’nin Kasım 2015 tarihli 12. sayısı bugün çıktı
Alınteri’nin Kasım 2015 tarihli 12. sayısı bugün matbaadan çıktı. Manşet ve başyazısında 1 Kasım seçim sonuçlarının ele alındığı sayının omurgasını Ankara Katliamı oluşturuyor.
Alınterinden köşesinde şunlar söyleniyor:
Ankara Katliamı, bir kitle gösterisine yönelik saldırı olarak Türkiye siyasi tarihinin en büyük katliamıydı. 'Barış' talebiyle bir araya gelen 100 insanımız, ipleri AKP iktidarı ve Ortadoğu’daki gerici suç ortaklarının iki piyonu tarafından katledildiler.
Bu büyük katliam her bakımdan göstere göstere geldi. Katiller, MİT ve polisin himayesinde Ankara’nın göbeğine kadar gelip kendilerini patlattılar. Diğer yönüyle bu katliam, 7 Haziran seçimleri öncesi HDP’nin Adana ve Mersin bürolarına bomba konulmasıyla açılışı yapılan bir sürecin devamıydı. HDP’nin Diyarbakır mitingi ve Suruç Katliamı’yla devam eden bir zincirin son halkasıydı.
Ankara Katliamı’nın içerdiği mesaj da bu ‘devamlılık’ ilişkisinde saklı zaten: Türkiye bugün bir iç savaşın ilk evrelerini yaşıyor. Çok yönlü bir sistem krizi yaşayan egemen burjuvazi ve uşakları, yaşadıkları sıkışmayı aşmanın yolunu içte ve dışta daha saldırgan politikalar izlemekte görüyorlar. Hareket alanları daraldıkça en küçük bir muhalefet belirtisine dahi tahammül edemiyor, toplumsal muhalefeti korkutup sindirebilmek için daha fazla teröre sarılıyorlar.
Onun için Ankara Katliamı, daha fazla gecikmeksizin aklımızı başımıza toplamamızı, çürümüş bu kapitalist düzen ve onun despotizmine cepheden karşı koyma temelinde bir an önce militan güç ve eylem birlikleri örgütlememizi hatırlatan bir ‘yangın alarmı’ olarak görülmelidir.
Bu sadece tarihe karşı değil, katliamda yitirdiğimiz kardeşlerimize karşı da yerine getirmemiz gereken bir borç ve sorumluluktur.

