Ankara Katliamı'nda altı kurucu, yönetici ve üyesini kaybeden İnşaat-İş Sendikası'yla dayanışmaya çağırıyoruz
Alçakça gerçekleştirilen Ankara Katliamı’nda 100 canımızı yitirdik.
Türkiye’nin dört bir yanından ‘Barış Mitingi’nde toplanan on binlerce insanın ortasında kalleşçe planlanmış patlamalar gerçekleştirildi. İlk bombanın ardından kaybın artması için ikinci bombayı insanların kaçış yönünde patlattılar.
Suruç’ta, Diyarbakır’da tanık olduğumuz karanlık tezgah daha da büyütülerek bu kez Ankara’ya taşındı. Ankara’da ‘barış’ için toplanan kitlenin ortasında patlatılan bombaların ardından ambulanslardan da önce panzer ve TOMA’ların boy gösterip yaralılara yardım için çırpınan kitleye gaz ve su sıkarak saldırmaları bile bu katliamdaki devlet elini bütün çıplaklığıyla sergiledi.
Açıkça yürütülen bu gerici iç savaşın temel aktörü faşist devlet ve onun özel savaş çeteleridir. Mafya bozuntularıyla, gerici çetelerle işbirliği halindeki çürümüş burjuva devlet, ezilen halklara ve emekçilere kan kusturmaya doymuyor.
Onlar sokakları, meydanları, daha da önemlisi ruhlarımızı ve bilinçlerimizi teslim almak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama tarihin de yazdığı gibi boşa kürek çekiyorlar! Bunu başaramayacaklar!..

Kendine insanım diyen herkesin etinden et koparan bu alçaklık, ‘barış’ için orada olan 94 kişiyle birlikte altı İnşaat-İş Sendikası kurucu, yönetici ve üyesini de aramızdan aldı.
Onlar kölelik koşullarında, her gün ölümle burun buruna çalışan, iş cinayetlerine kurban giden, parçalı yapısından kaynaklı örgütlenmenin oldukça zor olduğu bir alanda faaliyet yürütüyorlardı. İnşaat işçilerinin hak alma mücadelesinde örgütledikleri fiili direnişlerle birçok kazanıma imza attılar.
Onların devrettiği bayrağı daha ileriye taşımak için dayanışma etkinliği düzenliyoruz. Ankara katliamını lanetleyip, proletaryanın yiğit evlatları Serdar Ben, İsmail Kızılçay, Tekin Arslan, Erol Ekici, Tayfun Benol ve Gazi Güray şahsında yitirdiklerimizi anıyoruz.