Yok edilen hayatlar, hayaller ve düşler

Sokaklarımızda gazdan, yıkılmış evlerden, kurşunlanmış duvarlardan başka bir şey yok

AGÎRE JÎYAN
Pazar, 8 Kasım 2015 (10 yıl 5 ay önce)

Keşke bir gelseniz, yapılanları kendi gözlerinizle görseniz... Burada elektriği, suyu, iletişim kanallarını hepsini kesiyor ve saldırıyorlar. Sokaklarımızda gazdan, yıkılmış evlerden, kurşunlanmış duvarlardan başka bir şey yok. Biz her an her dakika ne zaman kim, nasıl ölecek diye uyumuyoruz bile...





Silvan’da polisler tekbir getirerek saldırıyorlar. Havan toplarıyla, uzun namlularla, korkularından hiç inemedikleri zırhlı araçlarından halka ezan okunurken bile ettikleri küfürler eşliğinde saldırıyorlar



 



Halkın özyönetim direncini kıramadıkları , kazdıkları hendekleri geçemedikleri için havan toplarıyla evleri yakıp yıkmaya devam ediyorlar.





Yediğimiz ekmek, içtiğimiz su, aldığımız nefes haline getirilen kirli savaş yaşamımız haline getirilip tutsaklığı, esareti kabullenmemiz dayatılmakta.





Her gün, her an, her saniye silah sesleri, bomba sesleri, gaz bombaları ve bitmek tükenmek bilmeyen havan toplarıyla yanan yıkılan evlerimiz, hayatlarımız, düşlerimiz, çocuklarımız.





Korkuyla, endişeyle, ölümün, öldürülmenin, yok edilmenin dayatıldığı bizler, barış, biz özgürlük, biz insanca, kardeşçe yaşam dedikçe sırf Kürt olduğumuz, dilimizi özgürce konuşmak istediğimiz için reva görülen saldırılar, katliamlar hayatımızın içine yerleştiriliyor. Her gün öldürülüyoruz, katlediliyoruz.



 



AKP’ye verilen her oy Kürtlere kurşun olarak geliyor. Hiç kimse ‘Kürt-Türk kardeştir’ demesin artık. Çünkü Kürt ölürken öldürülürken Türk sessiz kalıyor, savaşa dur demiyor. Yine savaşa hayır diyen sadece Kürtler oluyor. Karşılığı da katledilme ve ölüm oluyor.



 







Çocuklarımız bütün bunlara rağmen sokağa çıkıyor, top oynuyorlar. Bazen top yerine atılan gaz bombası kapsülünü top yapıyorlar. Her şeye rağmen gülmeyi unutmuyorlar. Bomba sesleri, kurşun sesleri atında her an bir saldırı riski yaşarken artık yaptıkları espri de savaşla ilgili oluyor: “Ya bizim evse bombaladıkları...”, “yine bir ev gitti”... savaş içlerine kadar işlemiş ve hayalleri yok edilmiş çocuklar. Belki beş, belki on, belki daha küçük ama bir saat, bir gün, bir hafta, bir yıl sonrasının hayalini kur(a)mayan Kürt çocukları...



 



Gece uykularında patlama sesi olmasa da onu yaşayıp irkilerek uyanan çocuklarımız bunları yaşıyorlar.





Polisler, akrep, gaz bombası, havan topu, kurşunlar, mermiler, tekbir sesleri, sokaklarımızda her an, her dakika bize esareti, tutsaklığı, hissettirmek için varlar. Sesleri kesildiği zaman pis bir oyun içinde olduklarını, bu sefer nasıl ve nereden kime saldıracaklarını düşünmekten kendimizi alamadığımız, bir yaşam biçimi içindeyiz.



 





 



Ama pes etmeyeceğiz!



 



Bütün bunlara rağmen, çalınan, yok edilmeye çalışılan geleceğimiz, çocuklarımızın hayalleri, özgürlüğümüz için pes etmeyeceğiz! Her gün zırhlı araçların sokağımıza kadar gelmeye çalışmasından, havan toplarıyla evlerimizi yakıp yıkmasında katletmelerinden korkmuyoruz! Barışı getirene kadar savaşacağız!



 



Silvan’dan Alınteri okuru