Daha ne duruyoruz?..

Bu kayıtsızlık ve sessizlik sürdükçe kimse Kürtlerin karşısına geçip "kardeşlik" edebiyatı yapmasın

AGÎRE JÎYAN
Perşembe, 12 Kasım 2015 (10 yıl 5 ay önce)

Selahattin Demirtaş teşhisi doğru koymuş: 10 gündür yoğun saldırı altındaki Silvan'da yaşanan polis operasyonu falan değil düpedüz bir kent savaşıdır.



 



Bu yüzden zaten ordu da işin içinde. Sadece panzerler, akrepler, kobralar, zırhlı kepçeler ve polis özel harekat sürüleri değil tanklar, toplar, helikopterlerle desteklenen komando birlikleri ve  jandarma özel harekat birimleri de yoğun olarak kullanılıyor.



 



Harekatın amacı ise Silvanlıları ve Silvan şahsında Kürt halkını korkutup sindirmenin de ötesinde Silvan'ı insansızlaştırmak. Daha şimdiden 10 bin kişinin ilçeyi terkettiğine dair haberler geliyor.



 



Kürt özgürlük hareketinin emekçi tabanının en güçlü olduğu yerleşim birimlerinden biri olan Silvan'da bu başarılacak olursa eğer, sıranın tekrar Cizre'ye, Nusaybin'e, Silopi'ye, Sur'a, Şemdinli'ye hatta il olarak Hakkari'ye gelmesi beklenmeli [* ]



 



Çünkü AKP-ordu ittifakı, Kürt özgürlük hareketinin gücünü özellikle de Güney ve Rojava Kürdistanı'na komşu sınır hattında kırmanın peşinde.



 



Silvan savaşı ve arkasından gelebilecek yeni katliam girişimleri, sadece Kuzey'le sınırlı bir saldırganlığın ifadesi olarak görülmemeli. Türk burjuva devletinin Kürtlere karşı bölge çapında hazırlandığı genel saldırının Kuzey ayağı bu. Hedefte öncelikli olarak Rojava devriminin boğulması var.



 



Selahattin Demirtaş şu konuda da haklı: Bu bir statü savaşıdır. Kürtler bundan böyle Ortadoğu'da nasıl bir statü ve yaşam sahibi olacaklar?.. Faşist Türk devletinin kendi vatandaşlarını çoluk çocuk demeden günlerce aç susuz bırakıp yerleşim merkezlerini tank ve top ateşine tutacak ölçüde gözü dönmüş saldırganlığının nedeni de Silvan, Cizre ya da Sur'daki direnişlerin tarihsel anlam ve önemi de burada saklı.



 



Kürt kentleri insan olanın vicdanını isyan ettirecek alçaklıkta saldırılara uğrarken Türkiye cephesinde dişe dokunur güçte tepki göstermek şurada dursun günlerce neredeyse çıt dahi çıkmayışı tek kelimeyle utanç vericidir. Sorunu hala “PKK'nın hatalarına”, “hendeklerin kazılmasına”, “zamansız özyönetim ilanlarına” vb. bağlayarak resmen meşrulaştıranlar başta olmak üzere artık kimse Kürtlerin karşısına geçip “kardeşlik” edebiyatı yapmasın, “birlik” vaazları vermesin!..



 



'Kardeşliği' gerçekten yüreğinde hissedenin, samimi olarak halkların eşitlik temelinde 'birliğinden' yana olanın çoktan sokaklara dökülmüş olması, grev ve direniş bayraklarını açması, burjuvaziyi bu vahşeti sürdürmekten caydıracak güç ve etkinlikte eylemlerle ortalığı ayağa kaldırmış olması gerekirdi.



 



Fakat hala iş işten geçmiş değil!.. Kürt kardeşlerimizin yüzüne bakacak yüzümüzün, birlik ve kardeşlik konusunda söyleyecek sözümüzün kalmasını istiyorsak bu utanç verici sessizlik ve kayıtsızlığa son vererek işe başlayabiliriz!..



 



Silvan yalnız değildir!..



Kürdistan'da katliam girişimlerine son!..



Sokağa, eyleme, genel greve!..



 



Alınteri



 



[* Aynı tehlike, lokal vuruşlar olarak İstanbul'da Gazi, Okmeydanı ve 1 Mayıs mahalleleri ile Ankara-Tuzluçayır gibi Batı'daki devrimci demokrat emekçi semtleri açısından da geçerli. Yalnız Kürdistan'dan farklı olarak buralarda girişilecek operasyonların, devrimci örgütlerin etkin olmayı sürdürdükleri bu son dayanak noktalarını da kırmayı amaçlayan 'güvenlik' eksenli polis operasyonları şeklinde gerçekleşmesi olasılığı yüksek.]