İnsanca yaşanacak ücret istiyoruz!

Sefalet ücreti belirleniyor. Ortada bir kapı, bir ip ve de boynumuz. Kapıyı tekmelemeye. İpi koparmaya. Boynumuzu dikmeye.

GÜNCEL
Pazar, 5 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)

Bu kapıdır. Asgari ücretin belirlenmesinde geri sayım başladı. Milyonlarca işçinin, işçi sınıfının ezici çoğunluğunun yaşamı belirlenecek. Sersefil aç mı, kötürüm mü, yoksa “ekmeklen ye!” şampiyonu mu olacağımıza karar verilecek.

Bu da ip. Bizi sömürenlerin (sermaye/TİSK), bizi ezenlerin (devlet/Çalışma Bakanı vb.) ve sermayeye pazarlayanların (sendika ağaları/Türk-İş) tüm koltukları kaptığı Asgari Ücret Belirleme Komisyonu ipi çekecek!

Bu da boynumuz. Sermayeyi tümüyle biz ürettiğimiz halde, ne işimiz var bu kapının önünde? El pençe divan, haşa huzurdan nacizane bir asgari ücret tarifesi dilenmeyle.. Ne işi var bu ipin boynumuzda… Bu boynun bu ipte ne işi var?

Kapı tekmelenir. İp koparılır. Boynumuz dikilir. Kapitalistlere azami kar üretip, kendimize asgari yaşam biçmeyi istemiyoruz! Protein hesaplarını başlarına çalsınlar; biz sadece “yeterli beslenme” değil; damağımızın pasını temizlemek için dünyanın bütün lezzetlerini istiyoruz! Sömürülüp tahrip edilen emeğimizin kaporta tamircileri eline bırakmak değil, beş yıldızlı hastanelerin sağlık hizmetlerini istiyoruz! Posta’ya, Fotomaç’a, Fanatik’e talim etmek değil; kitap fuarlarını istiyoruz! “Şimdi size ninni” değil; örselenip paspas edilen ruhumuza gül istiyoruz! Maddi manevi onulmaz açlığımızın, bastırılmış ihtiyaçlarımızın dizginlerini salmak, insanca yaşanacak ücret istiyoruz!

Alınteri, Sayı: 31