Silvan ve Cizre'den heyet gözlemleri

Aralarında Alınteri temsilcisinin de olduğu Silvan heyeti İstanbul'a dönerek gözlemlerini kamuoyuyla paylaştı

AGÎRE JÎYAN
Cumartesi, 21 Kasım 2015 (10 yıl 4 ay önce)

Kürt halkının istek ve iradesinde somutlaşan öz yönetim talebiyle birlikte örgütlülüğünü ve direncini kırmak için Kürt illerinde estirilen devlet terörü son olarak Silvan’ın 12 günlük ablukaya alınmasıyla sonuçlanmıştı. Silvan’da olup bitenleri gözlemek ve gerçekleri kamuoyuyla paylaşmak için İstanbul Barış Bloku tarafından oluşturulan heyet 16 Kasım Pazartesi günü İstanbul’dan Silvan’a, Silvan’dan sonra diğer bir yasak getirilen bölge olan Cizre’ye hareket etmişti.



 



Dört gün boyunca bölgelerdeki inceleme ve gözlemlerini bitiren heyet, 20 Kasım Cuma günü İstanbul’a dönerek edindikleri bilgileri kamuoyuyla paylaşmak için İstanbul Fatih'teki Silvanlılar Derneği’nde basın açıklaması düzenledi



 



Barış Bloku adına oluşturulan heyette Doğu Güneydoğu Dernekleri adına Adülhakim Daş, Barış Bloku Eş Sözcüsü Nuray Sancar ve heyet içinde yer alan Alınteri muhabiri Zarife Çamalan gözlemlerini aktardılar. 



 



Barış Bloku heyeti basın toplantısına Eş Başkan Nuray Sancar’ın konuşmasıyla başladı. Nuray Sancar konuşmasında, “Kürtlerin kendi kaderlerini tayin etmek istediği için devletin saldırılarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. ‘Sokağa çıkma yasağı’ ilan edilen yerlerde duvarlara yazılan “Esedullah timi” yazılamalarının paramiliter güçlere ait olduğuna dikkat çekti.



 



Abdülhakim Daş : “Silvan’da sokağa çıkma yasağının uygulandığı mahallelerde zarar görmeyen hiçbir dükkan, ev ve apartman yoktu. Taranmanın ötesinde adeta bir yıkım yapılmış.  Bombalarla patlatılmış su boruları, elektrik şebekeleri, trafolar. 12 gün boyunca ekmek yok, su yok. Oradaki söylemlere göre, diğer mahallelere bin aileye yakın bir göçün olduğu, devletin de amacının oradaki insanları göçertmek, o yolla da o mahalleleri boşaltmak amacında. Polisin ve askerin çevre güvenliği aldıktan sonra mahalle içlerinde tahribat yapıldığını” ifade etti. Ayrıca bölge halkının “neden sokağa çıkma yasağı bittikten sonra geliyorsunuz” diye sitem ve eleştirileri bulunduğunu da dile getirdi.  



 



Heyette yer alan Alınteri muhabiri Zarife Çamalan ise: “Silvan ve Cizre’de devlet terörü yaşandığını vurgulayarak, “Orada sadece askerler, polisler değil, IŞİD'e benzer kişilerin olduğu yönünde de söylemler duyduk.” Cizre’de barikatların halen öz savunma amaçlı durduğunu vurgulayan Çamalan, bölgedeki halkın devlete ve tüm Türkiye’ye mesajının, “Burada bir örgüt yok. Öz savunmasını yapanlar, burada yaşayan halktır” olduğunu söyledi.



 



Açıklamasına devam Çamalan, "Silvan’da elektrik olmadığı için çocukların gece korktuklarını ve ailelerin de bu nedenlerle göç ettiklerini belirtti. Gördüğümüz manzara da zaten insanlar evlerini boşaltmayıp daha güvenli diğer mahallelere gitmemiş olsalardı ölümlerin sayısı yüzlerce-binlerce olacaktı, manzara onu gösteriyor. Oradaki insanların talepleri şu: Yerle bir edilmiş. Oturulacak bir ev bile yok. Oradaki insanların kendi imkanları ile bunu yapmaları mümkün değil. Birlik dayanışma oluşturulup nasıl Kobanê’nin inşasını insanlar gündemlerine koymuşlarsa Silvan'ın da inşasına özellikle el atmaları gerekiyor. Oradaki insanların her türlü yardıma ihtiyaçları var" dedi.



 



Heyette yer alan diğer katılımcılarda söz alarak konunun politik ve siyasi yönünün dışında insani yönüyle çok etkilendiklerini belirten kısa konuşmalar yaptılar. Silvanlıların "3 mahalle yerle bir edilmiş, ağaçlar mermilerle kesilmiş. Toplu olarak konuşmuyorlar ama bireysel olarak konuştuğunuzda bizim suçumuz Kürt olmak mı diyorlar”, sözlerini hatırlatarak ,Silvan için dayanışmanın örgütlenmesinden bahsettiler.