"Petrol-İş'ten neden atıldım?"

Petrol-İş yönetiminin AKP’ye yakın eğilimin eline geçmesi sonucu atılan Elif Tuğba Şimşek ile konuştuk

KADIN
Perşembe, 26 Kasım 2015 (10 yıl 4 ay önce)

Alınteri: Ne zamandan beri Petrol İş Sendikası’nda çalışıyordunuz? Hangi gerekçeyle işten atıldınız?



Elif T. Şimşek: Petrol-İş Sendikası’nda 2013 Ağustos ayında çalışmaya başladım. 2015′in Kasım ayında çıkarıldım. Bana verilen yazılı bildirimde çıkarılma gerekçesi, yeni dönemde basın servisinde yapılan düzenlemelerle pozisyonuma ihtiyaç kalmamasıydı. Yüzüme karşı söylenen asıl gerekçe ise, eski yönetimin benim işte kalmam konusunda dayatma yaptığı, dışardan müdahaleyi kabul edemeyecekleri, benim hiçbir suçum olmasa da kurban olmuş olduğum, bir genel başkan olarak bu durumu kabul edemeyeceği oldu. Tabii bu saçma sapan bir gerekçeydi. Ali Ufuk Yaşar baştan beri beni istemiyordu. Sendikayı kendi ideolojisine göre şekillendirmek, orada çalışanları da ona göre belirlemek istiyordu. O kadar haksızlardı ki, aslında kendileri de farkındaydı bunun. Onun için beni görmemezlikten geldiler, benden kaçtılar, karşıma çıkıp konuşma cesaretinde bulunamadılar.



 



Alınteri: Sendikadaki yönetim değişikliğinden sonra ne gibi baskılar yaşadınız?



Elif T. Şimşek: Beni başından itibaren istemediğini bildiğim yeni Genel Başkan Ali Ufuk Yaşar, basın servisinde beni yok saydı. Yazı işleriyle uğraşmama rağmen haberleri hiç alakası olmayan diğer çalışanlara yaptırmaya çalıştı. Ben sistematik olarak boşta bırakıldım. Oysa sendika dergisinin hazırlanmasında yazı işlerini yürütüyor, web sitesini güncelliyordum. Haberleri ben hazırlıyordum. Kalıp kalmayacağım konusunda belirsizlik yaratarak beni oyaladılar. Daha sonrasında ise yerime daha önce bu alanda bir deneyim sahibi olmayan tecrübesiz birini aldılar. Ne tesadüftir ki Üsküdar Belediyesi’nden bir arkadaşmış.



 



Bir süre daha aynı odada yeni gelen arkadaşla kalmak zorunda kaldım. Çünkü bana ne git dediler ne kal. Yaptığım işleri yeni gelen arkadaşa anlatmaya başladılar. Bu da sistematik bir mobbingtir. Kendim gideyim diye beklediler. Bense hakkımı almak için işe gitmeye devam ettim. Daha sonra araya aracılar koyarak ağzımı aramaya ve kendiliğimden gitmem içim mesajlar göndermeye başladılar. Ben de böyle olmayacağını yazılı bildirim vermeleri gerektiğini söyledim. Ve sonunda Genel Başkan Ali Ufuk Yaşar beni çağırarak yukarıda yazdığım konuşmayı yaptı. Yazılı bildirimimi vermek zorunda kaldılar.



 



Alınteri: Yeni yönetimin kadınlara bakış açısı nasıldı?



Elif T. Şimşek: Şimdiki genel başkan AKP’ye yakınlığıyla biliniyor. Genel sekreter ise MHP’li kimliği ile tanınıyor. Bu insanların beklentisi elbette fazla sesi çıkmayan ve sorgulamayan kadın tipleri olacaktır. Onun içindir ki işe aldıkları kadınlara “feminist misin” sorusunu sordular, o yüzden kadın örgütçü olabileceğini kabul edemeyip işten çıkardılar, onun için karşılarında kendini çok açık ifade eden, hakkını arayan ve ezdirmeyen bir kadından biran önce kurtulmaya çalıştılar. Çalıştığım süre zarfında yaptığım işleri kabul etmeyip, küçümsediler, üstüne basarak, “Biz buraya basın uzmanı alacağız” dediler. Fakat yerime aldıkları arkadaşın acemiliği istediklerinin aslında basın uzmanı olmadığını göstermiştir.



 





 



Alınteri: Sendikanın yeni yönetimiyle eski yönetimin sendikal anlayışları arasından ne gibi farklar gözlediniz?



Elif T. Şimşek: Bir kere, yeni yönetim gelir gelmez Petrol-İş’in içinde olduğu Türk-İş’e bağlı muhalif sendikaların oluşturduğu Sendikal Güç Birliği Platformu (SGBP)’nun sürdürülemeyeceği açıklamalarında bulundu. Önceki yönetim ise elinden geldiğince SGBP içinde aktif olmaya çalışıyordu. Önceki yönetim zamanında sık sık Türk-İş eleştirileri verirken şimdi Türk-İş güzellemeleri duymaya başladık. Yine gelir gelmez örgütlenme stratejisinde yapılacak değişikliklerden bahsettiler. Bu değişikliklerin çok da hayra alamet olacağını düşünemiyorum elbette.



 



Ben basın servisinde çalışıyordum ve gözlemlediğim kadarıyla küçük işyerleriyle çok uğraşmak istemiyorlar. Kurulan direniş çadırlarının uzun ömürlü olması taraftarı değiller. Uzayan grevlerden rahatsızlar. Yani patronların çok canını yakmadan uzlaşı ile işleri halletme peşindeler. Yine basın servisinden bakarsak, bir kere Petrol-İş web sitesinde daha önce emek haberlerini tarayarak derler ve siteye girerdik. Faklı görüşlere yer verirdik. Ana sayfada ekonomi emek haberleri olurdu. Şimdi ise tamamiyle değiştirildi. Ekonomi ve emek haberleri yerine sadece genel başkanı görüyoruz sitede. Site adeta Ali Ufuk Yaşar’ın kendi tekeline girdi. Reklamını yapıyor.



 



Alınteri: Türkiye’deki mevcut sendikal yapılar ve anlayışlar sizce nasıl değiştirilebilir? Bunun için neler yapılmalı?



Elif T. Şimşek: Öncelikle sendikalardan umudumuzu yitirmememiz gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar içi boşaltılsa da sendikalar hala işçilerin temel örgütleridir. Bizim yapmamız gereken neden boşaltıldığının ve bizim buna nasıl izin verdiğimizin sorgulanmasıdır. Neden izin verildiği diyorum, çünkü şimdiye kadar sol ağırlıklı bir yönetime sahip bir sendika nasıl sağın eline geçti mesela. Ne eksik bırakıldı. Tabii ki mücadeleyle bırakıldı. Petrol-İş yeni yönetimi, örneğin genel kurulda şube genel kurullarına müdahale ettiklerini itiraf ettiler. Sistematik çalıştılar. Delegasyonu dolayısıyla tabanı etkilediler. Peki bizler ne yapıyorduk? Sendikal yapı tabandan değişir. Tepeden gelen yönetimlerle değil. Taban yani işçilerin sınıf bilincine sahip olması çok önemli. Çalışmaya tabandan başlamalı, tabanı bilinçlendirmeli, sendikaların asıl sahiplerinin kendilerinin olduğunu hatırlatmalıyız.



 



Alınteri: Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?



Elif T. Şimşek: Bulunduğumuz her alanda küçük de olsa bir umut ışığı yaratmanın yollarını aramalıyız.