"Bu barikatların başında sadece kendi halkımız için değil Türk halkı için de savaşıyoruz"
Zehra Çaldağ
Devlet, “Barışın elçisi” Tahir Elçi’nin katledilmesinin ardından saldırılar, sokağa çıkma yasakları ve katliamlar için yine kolları sıvadı.
Tahir Elçi’nin cenazesine katılmak için yola çıkanlar durduruldu. Otobüsler hareket ettirilmedi, uçak seferleri iptal edildi. Tahir Elçi’nin cenazesine milyonların katılması yine de engellenemedi.
Amed kepenk kapattı. Cenazeden sonra saldırılar hızından hiçbir şey kaybetmedi.. Dün geceden beri Cizire yine devletin katliam saldırılarına sahne oluyor. Cizire halkı direniyor. Barikat başlarında saldırılara karşı var gücüyle savunmaya devam ediliyor.
Devlet Cizire’de ne savunmayı yarabiliyor ne de barikatları... Ama uzaktan kalleşçe savaşıyor. Cizire halkının moralini bozmak, savunmayı kırmak için kalleşlikte sınır tanımıyor. Fiili olarak giremediği Cizire’de roket atarlarla saldırıp katliam yapmaya devam ediyor. Bugün sabah saatlerinde bir genç devlet tarafından kalleşçe katledildi.

"Adı Hacı Sasur, esmer uzun boylu, herkesin sevdiği bir insan bir savaşçı... Kürt halkının özgürlüğü için dağa çıkmış..." Hacı Sasur’u böyle anlatıyor ulaşabildiğimiz arkadaş.
Dağa çıkmadan önce nişanlanmıştı. Belki de bir daha nişanlısını hiç göremedi. Komşumuzdu, sessiz sakin bir insandı. Cizire’de Hacı Sasur öz savunmayı ilk özümseyen kadrolardan biriydi.
Biz burada bir onur mücadelesi veriyoruz. Bu barikatların başında sadece kendi halkımız için değil Türk halkı için de savaşıyoruz. Sorun ne biliyor musunuz, sorun Türk halkının tam olarak bunu anlamaması ve bizim burada verdiğimiz mücadeleyi sahiplenme noktasında pasif kalınması. Bizim kadar olmasa da yarısı kadar olsun Türk halkı bu mücadeleye sahip çıksa sarayın soytarısı bu kadar katliam yapamaz, baskısını bu kadar arttıramaz. Tek sorun bu işte!..

Konuşmamızın sonunda ise şunu ekliyor: “Biz sonuna kadar onurumuza sahip çıkacağız ve vazgeçmeyeceğiz. Burada Cizire’den barikat başından herkese çok selam iletin”.
“Bizden de orada savaşan herkese bin selam” diyoruz.