Galatasaray'da basın açıklaması

KESK'in çağrısıyla bir araya gelen kitle, faşist devletin Kürdistan'daki kuşatmasını protesto etti

GÜNCEL
Pazartesi, 14 Aralık 2015 (10 yıl 10 ay önce)

KESK İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kitle, Galatasaray Lisesi önünde faşist devletin Kürdistan'daki kuşatmasını protesto etti. Galatasaray Lisesi etrafının yoğun bir polis ablukası altına alındığı gözlemlendi.



 



"KESK İstanbul Şubeler Platformu / Çatışma, ölüm değil yaşam ve barışı savunuyoruz!" pankartı açarak eyleme başladı. Basın açıklaması okunmadan önce kitle "Savaşa hayır, barış hemen şimdi!", "Yaşasın halkların kardeşliği!" sloganıyla Kürdistan’da direnen halkı selamladı.



 



Ardından kısa konuşmalar yapılarak Kürdistan’da devletin eğitimcileri bölgeden uzaklaştırması kınandı. Konuşmalarda, “Hiçbir dönemde hiç bir çocuk eğitimsiz bırakılıp okullar, yurtlar boşaltılmamıştır. Buradan devletin izlediği bu politikadan bir an önce vazgeçip kalkmış olduğu görüşme masasına bir an önce geri dönmesini istediğimizi haykırıyoruz” denildi.



 





 



Konuşmaların ardından basın açıklamasına geçildi:




13 Aralık Pazar günü Şırnak'ın Cizire ile Silopi İlçesi'nde görevli öğretmenlere, ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından cep telefonları üzerinden mesajlar gönderilmiştir. Eğitim öğretim döneminin tam ortasında öğretmenlerin Silopi'de 14-15-16 Aralık 2015 tarihlerinde, Cizire'de ise süresi belirsiz bir şekilde "Hizmet içi eğitime" alınacakları bildirilmiş, eğitimlere memleketlerinde katılabilecekleri ifade edilerek bu ilçelerde çalışan öğretmenlere adeta "ilçeyi terkedin" mesajı verilmiştir.





Benzer bir duyuru da sağlık çalışanlarına yönelik yapılmıştır. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen yerlerde "24 saat" olan görevde kalma sürelerinin bir haftaya çıkarılması gündeme getirilerek sağlık emekçilerinin bir hafta boyunca nöbet sistemi üzerinden vardiyalı çalıştırılmaları planlanmıştır. Bütün bunlar düşündürücüdür.





Aylardır yaşanan çatışmalar, baskılar ve ölümlerle başta bölgede görev yapan kamu emekçileri olmak üzere, bölge halkının üzerinde büyük psikolojik baskı, travma yaratılmaya başlanmıştır. Öğretmenleri öğrencilerden ayırarak öğrencilerin büyük bir psikolojik yıkım yaşamasına zemin hazırlanmaktadır.





Bizler kamu emekçileri olarak en temel insan hakkı olan yaşam hakkını hedef alan her türlü savaş ve şiddet politikasının karşısında inadına barış demeyi sürdüreceğiz. Kamu emekçileri olarak yaşanan çatışmalı sürecin bir an önce terk edilmesini ve halkın günlük yaşamını alt üst eden şiddet eylemlerine son verilmesini istiyoruz.