19 Aralık Hapishaneler Katliamı’nın 15. yılında Tuzluçayır'da bir yürüyüş gerçekleştirildi
19 Aralık Hapishaneler Katliamı’nın 15. yılında Tuzluçayır'da bir yürüyüş gerçekleştirildi. Alınteri'nin de örgütleyicisi olduğu eylem saat 18.30'da Tekmezar Parkı'nda başladı. Nato Yolu trafiğe kapatılarak yapılan yürüyüşte sık sık “Katil devlet hesap verecek!”, “Yaşasın 19 Aralık direnişimiz!”, “19 Aralık’ı unutma, unutturma!” sloganları atıldı. Devletin Yaptığı katliamların isimlerini anarak "Unutmadık!" diye bağırıldı.
Saat 19.10'da Tuzluçayır Meydan'a gelindi. Burada saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra basın açıklaması okundu. Açıklamada şunlara değinildi:
19-22 Aralık Katliamı'nı ve direnişini unutmadık unutturmayacağız!
Bundan tam 15 yıl önce yaşandı; yoldaşlarımız kanlarıyla tarihe bir not düştüler. Bedenlerinden başka kaybedecekleri bir şeyi olmayan ve katil devletin tutsak ettiği yoldaşlarımız direnmeyi bir ders olarak öğrettiler bizlere. Nasıl direnilmesi gerektiğini kelime kelime anlattılar. Bedenleri ile duvarların arkasından seslendiler yüreklerimize...
Direndikleri için, mücadele ettikleri için 20 hapishanede 28 yoldaşımızı katlettiler. Dönemin Adalet Bakanı, bunun bir zorunluluk olduğunu, hapishanelerin artık kamu güvenliğinin sağlanamadığı yerler olduğunu söylerken; 15 yıl sonra bugün aynı gerekçelerle kamu güvenliği yalanı ile Kürdistan’da AKP sözcüleri ve devlet katletmeye devam ediyor. Bizler de direnmeye devam ediyoruz, edeceğiz.
19-22 Aralık emperyalizme uşaklıkta sınır tanımayan egemen sınıfın temsilcilerince birlikte hazırlanmıştı.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, ‘IMF’nin reçetesinin uygulanabilir olması için önce hapishanelerin düzenlenmesi gerekir’ diyordu. Bu düzenlenme F tipi hapishanelerin gündemleştirilmesinden başka bir şey değildi. Dönemin Star gazetesinde köşe yazıları yazan Tuncay Özkan F tipi hapishaneler için ‘beş yıldızlı oteller’ tanımını kullanıyordu.
Ölüm oruçları nedeniyle dönemin adalet bakanı Hikmet Sami Türk ile görüşen Hayriye anamız şu ifadeleri kullanıyordu. ‘O gün adalet bakanlığına gittiğimde sadece kendi çocuğum için değil tüm çocuklar için buradayım, çünkü bu hapishaneler ölüm getiriyor. Herkesin bir gün hapse düşme ihtimali var ve sizler de gün gelir yolunuz oraya düşerse beni anlayacaksınız’ diyordu. Yıllar sonra o otelde kalma şerefine nail olan Tuncay Özkan, hapishane yılları için ‘bana tecrit uyguladılar’ demeyi diline pelesenk haline getirmiş durumda. Yine bir başka gazeteci Can Dündar aynı şeylerden bahsediyor.
Toplumun devrimci dinamiklerini susturmak için hazırlıklar sürerken, yoldaşlarımız direnişe başladı. F tipi hapishanelerin önüne geçmek için bedenlerini ölüme yatıran yoldaşlarımıza; sözde ‘Hayata dönüş’ adı altında 20 hapishaneye saldırdı devlet. 28 yoldaşımız katledilirken onlarcası da sakat bırakıldı. Yıllar sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince yargılanan devlet suçlu bulundu. Ama nedendir bilinmez dönemin tek bir devlet yetkilisine tek bir ceza kesilmedi. Önceden böyle bir planlama olmadığını söyleyen dönem sözcülerinin yalanı kısa süre sonra anlaşıldı. 19 Aralık öncesi bazı devlet görevlilerinin aylar öncesinden hapishane maketleri üzerinde çalışmalar yapıldığına dair bilgiler ortaya çıktı. Operasyon sırasında kullanılan askeri mühimmatlarla katliamda yer alan özel birlikler dava dosyalarına geçti. O dönemde devrimci tutsaklarla devlet arasında arabuluculuk yapan aydın ve yazarların sözleri şöyleydi: ‘Devlet bizi kandırdı.’
Devletin gerçek niyeti tam olarak yeni düzende F tipi bir yaşamı tüm ülkede yarı açık ceza evi şeklinde uygulamaktı. Ve bunun için o dönemki görev alan tüm asker, polis, müdürler üstün hizmet madalyaları ile ödüllendirildi. 2004 yılında dönemin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü görevinde bulunan ve Ali Fuat Ertosun’a verilen üstün hizmet madalyası bunlardan sadece birisiydi. Adalet ya da yargılama, sorumluları cezalandırma gibi bir derdi olmayan devlet yine sahneye çıkmıştı. Tıpkı Hırant davasında olanlar gibi... Zaten devletten bir adalet beklentimiz de olmadı. Çünkü bu devlet katletmekte, öldürmekte, çocuk katili olmakta, kısacası devlet terörü yaratmakta uzmanlaşmış bir durumdadır. Ankara’dan, Suruç, Cizre, Silvan, Sur, Soma, Gezi, Sivas, Maraş, Dersim’e kadar, devlet kurulduğu günden bu güne hep katletmiştir. Katledilenlerin yaşı, dili, işi, dini farklı olsa da; tek bir ortak noktası vardır. İşte bu ortak nokta ‘ötekiler’ şeklinde söylenmektedir. Bu yüzden Tahir Elçi bugün aramızda yoktur. Çünkü o ötekilerin yani bizlerin failinin devlet olduğu davlarda yanımızda yer almıştır.
15 yıl önce yaşananların failleri halen görevlerini ve mevkilerini korurken, isimleri değişmiş olsa da emperyalizme uşaklıkları aynı katmerliği ile sürmektedir. Bugün bu görevi başarıyla sürdüren AKP sözcüleriyle 15 yıl öncekiler arasında hiçbir fark yoktur. O gün hapishanelerde devrimcileri katledenler, bugün 'Kobane keşke düşseydi' diyenlerdir. O gün 28 yoldaşımızı katledenler bugün Cizre’de, Silvan’da, Sur’da sivilleri katledenlerdir.
O gün 20 hapishaneye topları, tüfekleri, kepçeleriyle girenler, bugün tır tır silahları, bombaları İŞİD’e gönderenlerdir. O gün Veli Saçılık yoldaşımızın kolunu buldozerle koparanlar, bugün Ankara Katliamı’nda yüzlerce yoldaşımıza aynısını yapanlardır.O gün bunun bir zorunluluk olduğunu söyleyenler, bugün sokaklarda halkı açlık yoksulluk içinde yaşamaya zorlayanlardır.
Katil devlet hesap verecek!
Evet, katil devlet hesap verecek sadece bir slogan olarak ya da laf olsun diye söylemiyoruz. Bizden aldıklarınızın hesabını gün gelecek bu devlet verecektir. Bu yüzden dünden bugüne varolan öfkemizi ve mücadelemizi büyütmeye devam ediyoruz. Bu yüzden hapishanelerde, maden ocaklarında, sokaklarda, işyerlerimizde, okullarımızda, Kürdistan’da direnmeye devam ediyoruz. Bu direncimizi sınıfsal öfkemize ve tarihsel ezilmişliğimize borçluyuz. Öfkelerimiz ve analarımızın döktüğü gözyaşıyla egemenleri bir gün boğacağız. İçerde dışarda hücreleri parçalayacağız! Bugün toplumu yarı açık bir hapishanede tutmak isteyenler şunu çok iyi bilmelidir ki, toplumsal dinamikler ortaya çıktığı zaman saklanacak egemenler için ne saraylar kalacaktır ne de sürdürülebilir saltanatlar. Bu yüzden mücadelemizi birlikte büyütmenin devrimci dayanışmanın 19 Aralık’ta hapishanelerde olduğu gibi ilerletmenin onurunu yaşıyoruz. ‘Biji berhadane zindane’ şiarıyla Kürdistan’da katledilen bebekleri, devlet kolluk kuvvetlerince duvarlara yazılan ‘kurdun dişine kan değdi’ yazılarına cevap olacağız. Döktüğünüz kan sizleri elbet boğacıktır. Yeni F tipi hapishane açmakla övünen ve temel atma törenlerinde kurdeleli hapishane açanlar, 48 yeni hapishane yapmayı marifet sayan AKP sözcüleri bilmedir ki korkmuyoruz ve direnmeye devam edeceğiz! Bizleri yıldırmak ve korkutmak için tasarlanan bu hapishaneler ile ölümü gösterip sıtmaya razı etmeyi bir politika haline getirenlere cevabımız: halklarımızın yıllardır sürdürdüğü örgütlü mücadele anlayışıdır. Bu anlayışa karşılık tutsak edilenleri ise tedavi etmeyerek ya da tedavisini engellemek, sürgünler tecrit ve benzeri özel dizayn edilen uygulamalarla göstermektedir. Hasta tutsakları tedavi etmeyerek onları ölümle teslim almaya çalışanlar yanılmaktadır. Bu yanılgı 15 yıl öncesi direnişin göstergesidir. Hasta tutsakların serbest bırakılması için sürdürdüğümüz mücadele devam edecektir!
15 yıl sonra yine sokaklarda yine aynı cesareti kuşanmış direnmeyi öğreten yoldaşlarımızı anıyoruz.
Kazanacağımız günün özlemiyle katledilen yoldaşlarımızın hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.
Devrim şehitleri ölümsüzdür!
Yaşasın hapishaneler dilenişimiz!
Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!
Biji berxwedana zindana!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın devrimci dayanışma!
Örgütleyen kurumlar: DHF, ESP, SODAP, Partizan, Alınteri, Kaldıraç, İHD, HDP, HDK, ÇHD, BDSP, Devrimci Parti, Devrimci Hareket, Devrimci 78’liler, Deli Dalgalar İnisiyatifi, Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, SYKP.

Basın açıklamasından sonra, yarın saat 10.30'da Tuzluçayır Meydan ve Vedat Dalokay Nikah Salonu önünden Sincan F Tipi Cezaevi önüne araç kaldırılacağı ve orada tutsaklarla birlikte 19 Aralık Katliamı anması yapılacağı, akşam saat 17.00'de ise Güvenpark'ta bir oturma eylemi ve basın açıklaması yapılacağı duyuruldu.