"Abluka kalkınca ilk oraya girecek insanlar olmayı ve mümkünse abluka kalkmasa bile oraya ulaşmayı hedefliyoruz."
Devlet Kürt illerinde her gün insanları katlediyor. Yaralılara müdahale etmek isteyen onurlu sağlıkçılar ise keskin nişancılar tarafından öldürülüyor. Devlet sağlık çalışanlarının yaralılara ulaşmasını ve onların tedavi edilmesini engelliyor. Amed’de Sur’a gitmek isteyen, ancak engellenen ve günlerdir “Beyaz Nöbet” eylemi yapan sağlık çalışanlarından Uzman Dr. Cegerğun Polat ile yaptığımız röportajı sizinle paylaşıyoruz.
Alınteri: Sizi tanıyabilir miyiz? Nerede görev yapıyorsunuz? Bulunduğunuz yeri, ablukanın oraya yansımasını anlatabilir misiniz?
Cegerğun Polat, Diyarbakır da Özel bir hastanede kardiyoloji uzmanı olarak çalışıyorum. Çalıştığım hastane Sur ilçesine uzak bir noktada bulunuyor. Ancak şehrin genelinde hakim olan gerginlik nedeniyle insanların hastanelere başvuru sayısı azalmış durumda. Bu durum çalıştığım hastane için de geçerli.
Alınteri: Devletin sağlıkçılara verdiği talimatta hastane dışına çıkmamaları istendi. Sizin bulunduğunuz yerde bu nasıl uygulamaya konuldu?
C.Polat: Diyarbakır için bu uygulamanın çok karşılığı yok. Sur ilçesinin hemen yanındaki devlet hastanesi için de bu geçerli. Ancak dönem dönem devlet hastanesinde yaralıların gelişi ile beraber personelin geç işten çıkışı oluyor.
Alınteri: Sağlık çalışanları olarak nasıl zorluklar yaşıyorsunuz? Savaşın ve ablukanın sizin cephenize yansıması nasıl?
C. Polat: Devlet burada hastaneleri yaralılar düzeyin paylaştırmış. Üniversite hastanesi güvenlik güçlerinin bakımı için ayrılmış. Ara ara yoğun yaralı gelişinde üniversite hastanesine başka hasta alınmıyor. Bir şekilde orda çalışan arkadaşlarımızla güvenlik güçleri arasında çatışmalar çıkabiliyor.
Alınteri: Yaralı durumuyla ilgili bilginiz var mı? Siz yaralılara ulaşabiliyor musunuz? Ya da onlar size ulaşabiliyor mu?
C. Polat: Yaralıların abluka dışına çıkmaları mümkün değil. Ancak abluka dışındaki olaylarda yaralılar hastanelere geliyor.
Alınteri: TTB, Cizre Devlet Hastanesi’nin üst katlarının polisler tarafından yatakhane ve karargâh olarak kullanıldığına dair haberlerin geldiğini belirtmişti. Size bu konuda bir bilgi geldi mi? Hastanelerin bu şekilde kullanılmasını nasıl karşılıyorsunuz?
C. Polat: Bu doğru bilgi. Aslında devlet tarafından hastanelere saldırıyorlar propagandasıyla meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Ancak karakollara çevrilmiş hastaneler durumundalar. Bu sağlık hizmetlerinin tarafsızlığına büyük darbe vuruyor. Sağlık çalışanlarını riske atıyor. Kaldı ki bodrum katlarında sağlık hizmeti vermeye çalışıyor sağlıkçılar. Bununla beraber hastaneler sadece güvenlik güçlerinin yaralanmalarına müdahaleye zorlanıyor.
Alınteri: Beyaz nöbet eyleminizden bahseder misiniz? Eylemin amacı ve hedefi nedir?
C. Polat: Beyaz nöbet aslında sağlıkçı kimliğimizle nerde durduğumuzu gösterme çabası. Biz barışın rengiyle mesleki rengimiz olan beyazın ortaklığı ile yaşamdan ve yaşatmaktan taraf olduğumuzu göstermeye çalışıyoruz. Yürütülen savaşın kaynağını biliyoruz. Bu kirliliğin içinde beyaz olmaya çalışıyoruz. Hedef tabi ki bu savaşı durdurmak! Ancak eylem hedefi olarak Sur’da çatışma bölgesine girip orda sivillere ve savaşma yeteneğini kaybetmiş ve yaşam hakkı olan yaralılara müdahale etmek. Bu amaçla cerrahi bir ekibi Sur’a göndermek istiyoruz.
Alınteri: Eyleme katılım nasıl? Herhangi bir baskı ile karşılaşıyor musunuz?
C. Polat: Katılım iyi. Bu hava koşullarında ve bu şiddet ortamında iyi bir katılım sağlıyoruz. Etrafımızda ki TOMA, AKREP ve yeni moda infazcıların kullandığı Ford Ranger’ların arasında ve kim vurduya gitme tedirginliğinin hakim olduğu bu kentte yeterli duyarlılığı kazandığımızı düşünüyorum. Aslında şimdiye kadar 24 saat nöbete çevirmeyi hedefliyorduk. Pazartesi günü beyaz nöbet çadırı kurduk. Ancak polis akşam saatlerinde sözde sağlık çadırı ifadesiyle valilikten kaldırma kararı çıkardı. Saldırmayı planlıyordu ve epey de hazırlıklı gelmişti ancak izin vermedik ve kendimiz kaldırdık. Şimdi büyükşehir belediyesi önünde saat 20.00 ye kadar kısmi nöbet tutuyoruz. Polis gergin ve karşımızda konumlanmış durumdalar. Bizler dışarda ateşler etrafında ısınarak nöbetimize devam ediyoruz.
Alınteri: Diğer bölgelerde ki sağlık çalışanlarından destek geliyor mu? Meslektaşlarınıza ne söylemek istersiniz?
C. Polat: Yılın son gününde bölgeden ve batıdan sağlıkçı arkadaşlarımız bizimle beraber nöbet tutmaya gelecekler.
Alınteri: Eklemek veya söylemek istediğiniz bir şey var mı?
C. Polat: Ablukalar kalkana kadar bu hassasiyeti göstereceğiz. Abluka kalkınca ilk oraya girecek insanlar olmayı ve mümkünse abluka kalkmasa bile oraya ulaşmayı hedefliyoruz.