Sur'a TOKİ girer mi?!

Tankların, topların giremediği Sur'a TOKİ'nin kanlı talan planları girer mi?!

AGÎRE JÎYAN
Pazartesi, 4 Ocak 2016 (10 yıl 3 ay önce)

Haftalardır ağır silahlarla dövülüyor Kürdistan sokakları, küçeleri, evleri, camileri, tarihi dokusu... Her güne en az dört beş ölümle nefes alıp veriyor bu kadim halk. Bebeler, kadınlar, gençler, yaşlılar katlediliyor. Henüz doğmamış olanlara yönelecek kadar kahpece doğruluyor namlular... Onlar katledildikçe, onlar eksildikçe direniş daha bir kesifleşiyor daha bir çoğalıyor... Hasmını çıldırtacak, çaresizleştirecek bir kıvama eriyor.  Haritalardan silisin istiyorlar onlarca yıllık direngenlikle cizgileri netleşmiş kentler, sokaklar, dağlar... 

 



Kürt derken ağızlarından salyalar akıtan zulüm ve talan erbabı, 21. yüzyılın o vahşi rant/ talan politikalarının en politize olmuş halini damıtıyorlar karanlık-tekinsiz odalarında... Ermeni soykırımının 100. yıldönümünü geride bırakmışken biz, şimdi onun akıllara kazınan "techir politikasının" Kürt halkına uyarlanmış haliyle karşı karşıya kalıyoruz. 

 



Haftalardır ağır silahlarla vurulan Kürt sokakları, Kürt insanı şimdi bir de "kentsel dönüşüm" ablukasıyla "ben makul Kürdüm" demeye zorlanıyor. Neoliberal canavarlığın sembolü olan AKP ve onun hempası müteahhit takımı vahşi kurtlar gibi Kürdistan'a saldırmaya hazırlanıyorlar. 



 



Günlerdir yaygın deyimle "havuz medyasına" şu ya da bu şekilde yansıyan "kentsel dönüşüm" planı,  bugünkü Star'da yayınlanan haberle bir kez daha gündeme gelerek "resmiyet" kazanmış oldu. Gazetede Ercan Baysal imzasıyla yayınlanan habere göre Kürdistan'ın kalbi Amed'in direniş ve tarih kokulu Sur sokakları rant-talan-asimilasyon ve tasfiye konsptinin adı olan "kentsel dönüşümün" iştah kabartan adresleri... 





Habere göre dönüşüm, 1 milyon 870 bin metre kare alanda gerçekleşecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile TOKİ koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda projenin ana unsuru ‘az konut, çok ticaret’ olarak belirlenmiş. Projenin hayata geçmesi için 4 milyar Türk Lirası’na yakın bir meblağa ihtiyaç varmış! 





Devleti şirkete benzeten, rantı/talanı kutsayan burjuva devlet ve asalak sermaye elbirliğiyle direnişin mekanını değiştirerek, o sokakları  paranının kiriyle yuyarak ruhları da kötürümleştirebilecekleri hesabını yapıyorlar. Tam da kendi neseplerine uygun bir sloganlaştırmayla "az insan, çok ticaret" diyerek işin özünü dolaysızca ifade etmişler. 

 



Zaten yaptıkları da bu değil mi? İnsanın ve Kürtlüğe dair her şeyin imhası; yerine paranın, zulmün, onursuzluğun o kirli ve kanlı suretinin yansıdığı dev plazaların, AVM'lerin bilmem nelerin dikilmesi için zeminin kazıması! 



 



Fakat toplarıyla, tanklarıyla giremedikleri o kadim Sur'a TOKİ'nin iş makinelerinin asla giremeyeceğini bizzat yaşayıp görecekler...