Silopi'de işkenceyle gözaltına alınan gazeteci Nedim Oruç'un gözaltında olduğu kabul edildi
Sokakları, okulları, hastaneleri, evleri asker, polis ve yeni dönemin JİTEM’i olan Esedullah çetelerince işgal edilen; katliamların rutinleştiği, işkence ve alçaklığın tüm biçimlerinin aleni bir ‘meşruiyet’ kazandığı Kürdistan’da olup bitenleri canı pahasına kitlelere taşımaya çalışan namuslu gazetecilerin başına gelmeyen kalmıyor. Hitler özentili siyasi iktidarın o dönemin tedrisatıyla hareket ettiği ve tüm propaganda ağlarını sıkı bir denetimle merkezileştirmeye, halkın bilincine zehir şırınga etmeye ne kadar büyük bir önem verdiği açık. Kürt halkının sesini, acı ve direngenliğini sınırlı olanaklarla da olsa taşımaya çalışan başta Kürt gazeteciler olmak üzere sistemin dümen suyuna girmeyen hemen tüm kalemler hedefte. DİHA ve Jinha gibi Kürt haber ajans ve siteleri açısındansa bu daha fazla böyle.
Kürdistan’da gazeteciler, keyfi tutuklama ve gözaltıların bile aranır hale geleceği dizginsiz bir devlet terörüyle karşı karşıya. Bu terörle halkın soluğu tamamen kesilmeye çalışılıyor. Saldırının son hedefi de DİHA’nın Silopi muhabiri Nedim Oruç oldu.
Oruç, Şehit Harun Mahallesi'ndeki bir evden diğer mahalle sakinleriyle birlikte silah zoruyla çıkarılarak Yenişehir Mahallesi Kapalı Spor Salonu'na götürülmüştü. Görgü tanıkları burada kendisine işkence edildiğini ve daha sonra kuzeni Emine Güleç ile birlikte zırhlı bir araca bindirilerek kaçırıldığını belirtmişlerdi.
DİHA’nın ve ailenin avukatlarının defalarca aradığı Silopi Polis Müdürlüğü, Oruç'un gözaltına alınmasına ilişkin bilgi vermekten kaçındı.
"Ne gözaltındadır ne de değildir diyemeyiz" diyen polis yetkilileri, başka bir numara vererek buradan bilgi alınabileceğini ileri sürdü. Ancak ısrarla aranılan numaraya saatlerce bir türlü ulaşılmadı.
Oruç'un işkence edilerek kaçırıldığına ilişkin oluşan yoğun kamuoyu baskısı sonrası Silopi Polis Müdürlüğü DİHA Muhabiri Oruç'un gözaltına alındığını kabul etmek zorunda kaldı. Oruç ve kuzeninin gözltında olup ifadelerinin alındığını belirtmek zorunda kaldılar.
Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC), bugün Van'da KYK yurduna yapılan polis baskınında gözaltına alınan JINHA muhabiri Rojda Oğuz ile Şırnak'ın Silopi ilçesinde gözaltına alınan Nedim Oruç'a ilişin yazılı açıklama yaptı. Son dönemde JINHA ve DİHA muhabirlerinin sık sık gözaltına alınmasını kınayan ÖGC, gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.
Açıklamasında, halka doğru bilgi akışını sağlayan gazetecilere dönük yönelimi kınayan ÖGC, gerçeklerin hiçbir zaman karanlıkta kalamayacağını vurguladı.
Yine 1 Ocak'ta Diyarbakır'da gözaltına alınan Kürdsat News kameramanı Baran Ok'un 3 gün gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakılmasını hatırlatan ÖGC, "AKP Hükümetinin bölgede başlattığı özel savaş konsepti ile beraber gazetecilere yönelik gözaltı tutuklama ve baskıların artığını görüyoruz. Özellikle gerçekleri gün yüzüne çıkartan ve kamuoyu ile paylaşan gazetecilere dönük baskılar artmıştır. Özgür basın içinde en çok JINHA ve DİHA bu baskılardan nasibini almaktadır" diyerek gazetecilerin haklarını sonuna kadar savunacaklarını vurguladı.