'Çocuklar ölmesin' demek bile...

"Havuz medyasının" ağzından kan, kin, şovenizm damlıyor. "Çocuklar ölmesin" demek bile linç konusu oluyor

GÜNCEL
Cumartesi, 9 Ocak 2016 (10 yıl 9 ay önce)

Burjuva medyanın kitleler üzerindeki sarsılmaz hegemonyası hükmünü, yalan dünyaların kurulmasıyla iğrenç bir şekilde konuşturuyor. Özellikle siyasi iktidarın gölgesinde palazlanan ve yaygın deyimle “havuz medyası” denilen cenah işi, adeta ifrata vardırıyor. Akı kara karayı ak yapabiliyor. Kitlelerin bilincine kök salmış tüm tarihsel gericilik birikimi tortusunu en kaba, en alçakça biçimlerle sömürüp duruyor.



 



Kürt halkının sesinin sızdığı en küçük bir çatlağa bile var gücüyle saldırıyor. Dün gece yaşanan bir gelişme bu salyalı saldırganlığın ibretlik resmi oldu bir kez daha. Kanal D’de yayınlanan Beyaz Show programına Diyarbakır’dan telefonla katılan Ayşe Çelik isimli öğretmenin orada olup bitenleri son derece yalın cümlelerle dile getirip, “farkında mısınız?” diye sorması ve bu çığlığın stüdyoda bulunanlarca alkışlanması yetti.



 



“Havuz medyası” o alışılmış çamur diliyle hem Ayşe öğretmene, hem Beyazıt Öztürk’e hem de stüdyodakilere demediğini bırakmadı. Savcılara “soruşturma açın” direktifi anlamına gelecek içerikte haberler yaptı, hedefe çaktığı bu isimleri gericilik birikiminin önüne attı.



 



Ayşe öğretmen programda sadece şunları söyledi:




Burada yaşananlar ekranlarda çok farklı aktarılıyor. Sessiz kalmayın. İnsan olarak biraz daha hassasiyetle yaklaşın. Görün, duyun ve artık bize el verin. Yazık; insanlar ölmesin, çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın. Ölen çocuklara sevinen insanlar var. Onlara hiçbir şey diyemiyoruz, yazıklar olsun demekten başka. Bir şey daha söylemek istiyorum. Öğrencilerini terk eden öğretmenler oldu. Bir daha oralara nasıl dönecekler ve o çocukların gözlerinin içine nasıl bakacaklar?"




Yaşadıklarının duygusal etkisiyle konuşmakta zorlanan Ayşe öğretmen sözlerini, "Bomba seslerinden, kurşun seslerinden. İnsanlar susuzluk ve açlıkla mücadele ediyor, özellikle de bebekler ve çocuklar. Lütfen duyarlı olun ve sessiz kalmayın" cümleleriyle noktaladı.



 



Beyazıt Öztürk, "Bu söyledikleriniz bize ders oldu. İnşallah o söylediğiniz barış dilekleri en kısa zamanda gerçekleşir" dedi, salondakiler günlerdir süren sessizliğin utancını bu sözleri alkışlayarak bir nebze de olsa hafifletmeye çalıştı.



 



Ağzından çamur ve kan damlayan “havuz medyasının” amiral gemisi Yeni Şafak Ayşe öğretmenin sözlerinin sosyal medyada geniş yankı bulması üzerine  hiç sektirmeden kin kustu. "Beyaz Show'da canlı yayında PKK propagandası" başlıklı haberinde şu ifadeleri kullandı:



 




Kanal D'de yayınlanan Beyaz Show programı canlı yayında yapılan bir PKK propagandasına sahne oldu. Canlı yayına telefon ile bağlanarak öğretmen olduğunu iddia eden ve PKK diliyle konuşan izleyici bağlantının sonunda stüdyo tarafından alkışlandı.




"Her seferinde 'Milli Ekran'ı karartan RTÜK bu görüntülere neden sessiz?" diye soran Sabah gazetesi ise kafatasçı haberinde şunları yazdı:



 




Beyaz Show'da PKK'ya tek söz söylemeden örgüt propagandası yapan sözde öğretmen ve buna yer veren Beyaz büyük tepki topladı. Öğretmen olduğunu iddia eden Ayşe Çelik adında bir kişi Kanal D ekranlarında yayınlanan Beyaz Show'a telefonla bağlanarak HDP'li vekiller ve PKK yandaşlarıyla aynı ağızdan konuştu ve herkesin gözü önünde örgüt propagandası yaptı.




 



Sadece bu gelişme bile nasıl bir siyasi iklimde olduğumuzu ve bu iklimin asıl olarak bizim sessizliğimiz, tepkisizliğimiz üzerinden yaşandığını açıkça ortaya koyuyor. Sadece “çocuklar ölmesin” dediği için bir öğretmen, buna onay veren bir sunucu şoven salyalar eşliğinde bir anda hedefe çakıldı. Hem de en kaba biçimiyle. Sosyal medyadaki tepkilere bile tahammül edemeyecek kadar kapsamlı bir toplumsal sindirme projesidir yaşanan. Biz sustukça arsızlaşan aktörler tarafından yönetiliyor. Sustukça daha bir kabalaşarak toplumun üzerine üzerine abanıyor.