Susmak ve korkmak bu düzenin en büyük gücüdür. Umudumuzu kaybetmeyeceğiz!
‘Baş neyse, ayaklar da odur’ demişti sevdiğim bir arkadaşım. Çok doğru bir söz bugünlerde...
Katil oligarşinin uzantısı, ayağı, kolu, köpeği, her şeyi olan okul idarecilerinin, çocukların hayatlarını, umutlarını nasıl söndürdüklerine şahit oluyorum nicedir.
Bir öğretmenim. Mesleğimi severek ve isteyerek seçtim. Gaziantep’te, Kürt kardeşlerimizin çoğunlukta olduğu bir bölgeye atandım. Atandığım okula geldiğim ilk gün çok zor bir okul, çok davranış problemi var ve çocuklar yaşamanın ne demek olduğunun farkında değiller diye düşündüm. Ama olsun, her şekilde üstesinden geleceğiz, bu zorlukları aşacağız dedim. Çünkü bu düzenin bir yansımasıydı bu çocuklar.
Birileri koltuğuna oturmuş paralarını sayarken, buradaki çocuklar yoksul yaşamlarında umutsuzluğu ve karanlığı öğrendiler.
Birileri onları ötekileştirirken onlar gerçekten ‘Öteki’ oldular.
İyi şeyler duymaya, öğrenmeye, güneşe yürümeye en çok bu çocukların ihtiyacı vardı.
Bu yüzden buradan hemen gitmeyeceğim bir kaç yıl hizmet edeceğim diyerek başladım. Başladığım ilk gün bir çocuk, müdür yardımcısı tarafından gözümün önünde çok kötü bir şekilde dövüldü.
Bu ilk değildi elbet; hep dövdüler; dövmeye, sözel, psikolojik, fiziksel şiddet uygulamaya devam ettiler. Tabii ben o ortamda değilsem...
Çocukları hiç sevmediler, “her sınıfta en az on terörist yetiştiriyoruz” dediler, aşağıladılar, birer hiç olduğunu hissettirdiler. İstiklal marşını okurken sesi gür çıkmadı diye vurdular. Kürtçe şarkı söyledi diye notlarını düşürdüler. Eyleme katılıyorlar diye tutanaklar tuttular. Kız öğrencileri, “bunun gözü dışarda, okumayacak” diye sözde açık öğretime kaydedip okuldan attılar. Bunlara karşı çıkan öğretmenlere baskı ve mobbing uyguladılar. Tıpkı bana yaptıkları gibi.
Ama ben de susmadım. İlk yılım, aday öğretmenim demeden okul idarecilerime soruşturma açtım. Gelen müfettiş de başın ayağı olduğu için bir şey çıkmadı. Kimi kime şikâyet ediyorsun mantığı anlayacağınız. Ama pes etmedim her zaman onların hakkını savunmaya devam ettim, edeceğim! Her koşulda gerçek adaletin yanında olacağım!
Susmak ve korkmak bu düzenin en büyük gücüdür. Aydınlığı haykırmak ise bu güce karşı en büyük silahımızdır. Katil oligarşi yıkılıncaya kadar devam edeceğiz! Umudumuzu kaybetmeyeceğiz! Karanlığı yenip güneşe yürüyeceğiz! 21. yüzyıla sosyalizmi yazacağız!..
Alınteri okuru