"Vurun akademisyene!"

"Bu suça ortak olmayacağız" diyen akademisyenlere soruşturma ve gözaltı terörü devam ediyor

GÜNCEL
Cuma, 15 Ocak 2016 (10 yıl 9 ay önce)

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bir bildiri yayınlayan Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nden 1128 akademisyene dönük başlatılan saldırı ve linç kampanyaları açılan soruşturmalar ve görevden uzaklaştırmalarla hız kazanmaya başladı.



 



Erdoğan’ın “aydın müsveddeleri” diyerek hedef haline getirdiği akademisyenlere farklı çevrelerden destekler artarken, bir yandan da YÖK aracılığıyla akademisyenler hizaya getirilmeye çalışılıyor.



 



Bianet’ten Beyza Kural’ın haberine göre üniversitelerdeki tepki açıklamaları ve soruşturmalar ile bildirinin üniversitelerdeki yankıları şöyle:



 



AİBÜ: Üç İmzacıya Soruşturma



 



Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde (AİBÜ), Türkiye devletine şiddete son verme ve müzakere koşullarını hazırlama çağrısı yapan bildiriyi imzalayan üç akademisyen hakkında soruşturma açtı.



 



Üç akademisyen 15 Ocak'ta evlerinden gözaltına alındı.



 



Akdeniz Üniversitesi: Akademisyenlerle İlgili Yasal Süreci Başlatacağız



 



Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü, barış bildirisini imzalayan akademisyenler hakkında YÖK talimatı gereğince yasal süreci başlatacaklarını söyledi.



 



Bahçeşehir Üniversitesi: Devlet, Şiddetine Son Versin Talebi Kabul Edilemez



 



Bahçeşehir Üniversitesi Senatosu imzasıyla yayınlanan açıklamada “Devletin vatandaşlara karşı uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ediyor, bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyor…’ şeklinde dile getirilen ifadeleri kabul etmemiz asla mümkün değildir” ifadeleri yer aldı.



 



Samsun 19 Mayıs Üniversitesi: 6 imzacıya soruşturma



 



Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü, “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” bildirisinde imzası bulunan 6 öğretim üyesi hakkında soruşturma başlattı.



 



Abdullah Gül Üniversitesi: İmzacı profesörün istifasını istedi



 



Abdullah Gül Üniversitesi Rektörlüğü “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza verdiği gerekçesiyle Prof. Dr. Bülent Tanju’nun istifasını istedi, hakkında işlem yapılacağını söyledi.



 



Kayseri Cumhuriyet Savcılığı da Prof. Dr. Bülent Tanju hakkında "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek, devletin kurumlarını alenen aşağılamak" suçlarından TCK'nın 216 ve 301 maddeleri uyarınca soruşturma başlatılmasını istedi.



 



Bartın Üniversitesi: İmzacıyı bölüm başkanlığı görevinden aldı



 



Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı, imzacılardan Bartın Üniversitesi Antropoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hülya Doğan hakkında “Türk milletini, cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni alenen aşağılama, terör örgütü propagandası yapmak” gerekçesiyle soruşturma başlattı.



 



Ayrıca üniversite rektörlüğü Doğan'a gönderdiği “14.maddeyle görevlendirilen bölüm başkanlığınız görülen lüzum üzerine” içerikli yazı ile bölüm başkanlığı görevinden aldı.



 



Hacettepe Üniversitesi: Yasal işlem başlatılacak



Hacettepe Üniversitesi  Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, YÖK’e gönderdiği yazıda “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan akademisyenler hakkında idari işlem başladığını söyledi



 



Fırat Üniversitesi akademisyenlerinden suç duyurusu



 



Elazığ Fırat Üniversitesi'nde görevli yedi akademisyen, “Barış için Akademisyenler İnisiyatifi” bildirisinde imzası bulunanlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusun da bulundu.



 



Hakkari'de bir akademisyen gözaltına alındı



 



Hakkari Üniversitesi yabancı diller yüksek okulunda görev yapan Ümran Roda Suvağcı, Barış için Akademisyenler inisiyatifi tarafından yayınlanan bildiriye imza attığı gerekçesiyle, savcılığın hakkında açmış olduğu soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Suvağcı, savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.



 



Pamukkale Üniversitesi: Gaflet, dalalet ve hatta hıyanet çizgisindeler



 



Pamukkale Üniversitesi Senatosu, üniversitenin resmi sitesinde yayınladıkları duyuruda “teröre karşı yürütülen mücadeleyi destekliyor, ‘akademisyen ve araştırmacı’ sıfatıyla terörün ve bölücü unsurların yanında yer alarak açıkça ‘gaflet, dalalet ve hatta hıyanet’ çizgisinde olduğunu belli eden birtakım kişilerin bildirisini nefretle kınıyoruz” ifadeleri öne çıktı.



 



Çanakkale Üniversitesi:  Düşünce özgürlüğü şiddeti teşviki içermez



 



Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü,  Prof. Dr. Yücel Acer’in üniversite sitesinde yayınlanan mesajı şöyle:



 



“Düşünce özgürlüğü; iftira, hakaret suçu ve yasadışı şiddeti teşvik etmeyi içermez. Düşünce özgürlüğü adı altında yasadışı şiddet uygulayan, terörü ve terör örgütünü teşvik edici bir şekilde devletin meşru savunma faaliyetlerini eleştiren bildiriyi tümden reddediyoruz. Bu bildirinin “akademisyenler” başlığı altında yapılmış olması bizleri ziyadesiyle rencide etmiştir. Bu tür tutum ve açıklamaları reddettiğimizi saygıdeğer kamuoyunun bilgisine arz ederiz.”



 



Cumhuriyet Üniversitesi’nde akademisyen istifa etti



 



Cumhuriyet Üniversitesi sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Çeliköz istifa etti.



 



Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık, durumu Yüksek Öğretim Kurumu ile görüşmek üzere Ankara’ya gittiği öğrenildi. Öte yandan rektörlük hukuk müşavirliği tarafından bildiriyi imzalaması nedeniyle Çeliköz hakkında soruşturma başlattı.



 



Bülent Ecevit Üniversitesi'nde ÜKB açıklaması



 



Bülent Ecevit Üniversitesi resmi sitesinde üniversite Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer'in başkanlığını yaptığı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın bildiriye karşı açıklaması yayınlandı.



 



Erciyes Üniversitesi: İhanet belgesi 



 



Erciyes Üniversitesi Senatosu, üniversite sitesindeki açıklamada bildiriyi “ihanet belgesi” olarak tanımlayarak reddettiğini belirtti.



 



Açıklamada “haksız yere devletimizi suçlayan, ülkemize uluslararası gözlemci davet eden ve terör örgütüyle müzakere isteyen bu zihniyete karşı olduğumuzu ifade etmek isteriz” dendi.



 



Yüzüncü Yıl Üniversitesi: Kara propaganda 



 



Yüzüncü Yıl Üniversitesi Senatosu bildiriyi “kara propaganda” olarak tanımladı.



 



“Devlet politikalarının halkın can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirler olduğu ve emniyet güçlerinin meseleye hassasiyetle yaklaştığı” vurgulandı.



 



“Bir grup akademisyenin de bu propagandaya alet olması, milletimizin huzur ve güveni adına, gerçekten kaygı vericidir.



 



“Barış” adına yapılan ancak kara propagandadan öteye geçmeyen söz konusu açıklamayı kabul etmiyor; bildiriye imza atan öğretim elemanlarını aziz milletimizin irfanı ve sağduyusu etrafında aydınlanmaya davet ediyoruz! “



 



Düzce Üniversitesi: İmzacı akademisyene uzaklaştırma



 



Düzce Üniversitesi Rektörlüğü, yayınladığı açıklamada bildiriye imza veren öğretim üyesi hakkında soruşturma başlatıldığını ve soruşturma süresince uzaklaştırma tedbiri uygulanacağını belirtti.



 



 



Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 26.Maddesine dayalı olarak soruşturma süresince görevinin başında kalmasında sakınca görüldüğünden, ilgili hakkında görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.



 



“Düzce Üniversitesi olarak, Vatanımızın birlik ve beraberliğini, bölünmez bütünlüğünü hedef alan her türlü terör faaliyetlerini ve girişimlerini şiddetle kınıyor, bu tür faaliyetlere destek verenlere karşı asla müsamaha gösterilmeyeceğini defaten vurguluyoruz.”



 



Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre Yrd. Doç. Dr. Latife Akyüz hakkında soruşturma açarak yakalama kararı çıkardı.



 



Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi: Teröre destek



 



Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Senatosu, “ister akademisyen, isterse de yazar veya gazeteci olsun, çeşitli çıkar hesaplarıyla terör propagandası yapanları, özgürlük bahanesiyle terör ve şiddet söylemlerine alet olanları ve ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yönelik hain saldırıları nefretle kınıyoruz” dedi.



 



“Toplumun teröre karşı dayanışmasını zedelemeye dönük, şiddeti öven, demokrasi kültürünü zedeleyen, ayrılıkçı ve ayrımcı eylem ve söylemleri teröre destek olarak niteliyoruz.”



 



 



Atatürk Üniversitesi: Devletin birlik bütünlüğünü hedef aldı



 



Erzurum Atatürk Üniversitesi Senatosu, bildirgeyi “Devletimizin birlik ve bütünlüğünü hedef alan bölücü hainlere örtülü bir destek şeklinde” değerlendirdiğini söyledi.



 



“Güvenlik güçlerimizin yürüttüğü kararlı mücadeleden rahatsız olanların, bugün barış ve insanlık gibi bir takım büyülü kavramları dillerine doladıkları ve bunları kendilerine paravan yaparak, devletimize ve milletimize karşı haince ve alçakça emeller peşinde koştukları herkes tarafından bilinmektedir. Sadece bir takım karanlık odaklara ve emperyal mihraklara hizmet etmekten başka bir amaç taşımayan sözde bu aydın güruhunu akıldan, ahlaktan, vicdan ve insaftan yoksun gafiller olarak nitelemekte, ayrıca hain terör örgütüne karşı yürütülen mücadeleye ve ona öncülük eden siyasi irade ile güvenlik güçlerine minnettarlığımızı beyan etmekteyiz.”



 



“Terör olaylarının ve hain terör örgütüne karşı gizli ve açıktan yapılan her türlü desteğin millet olarak birlik ve beraberliğimizi, dayanışma ve kardeşliğimizi bozamayacağını herkese bir kez daha ilan eder, ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmaya yeltenen iç ve dış mihrakların hiçbir zaman kirli emellerine ulaşamayacaklarına dönük inanç ve kararlılığımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”



 



Akademisyenin odası basıldı



 



Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde üniversite senatosunun yayınladığı kınama mesajının ardından, bir grup, bildiriyi imzalayan öğretim üyesi Ramazan Kurt’un odasını bastı. Kurt’un çalıştığı Edebiyat Fakültesi’ne giren grubun tehditkar ve ırkçı sloganlar attı. Telefonla ölüm tehditleri aldığını söyleyen Kurt, İHD Erzurum Şubesi’ne başvurdu.



 



 



Gaziantep Üniversitesi: Gereği yapılacak



 



Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun, "Kendi devletine 'katliam yapıyor' şeklindeki sloganik ve ucuz söylemler, bilimsellikle ve akademik özgürlükle bağdaşır değil" dedi. 



 



Coşkun, üniversiteden bildiriyi imzalayanlar hakkında hukuk çerçevesinde gereğinin yapılacağını söyledi.



 



Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi: Soruşturmalar başlatıldı



 



Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, üniversite sitesinde yayınlanan açıklamasında imzacılar hakkında disiplin ve ceza soruşturmalarının başladığını belirtti.



 



Adnan Menderes Üniversitesi: Üzerimize düşeni yapacağız



 



Adnan Menderes Üniversitesi resmi sitesinde Yükseköğretim Kurulu ve Üniversitelerarası Kurul’un konuyla ilgili yayınlanarak bunlara aynen katıldıklarını belirtti.



 



“Adnan Menderes Üniversitesi olarak üzerimize düşeni yapacağımızı, devletimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu kamuoyuyla paylaşıyoruz.” 



 



Yalova Üniversitesi: ÜKB açıklamasına destek



 



Yalova Üniversitesi sitesinde rektörün Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın açıklamasını desteklediğini belirten açıklaması yayınlandı.



 



Rektör, Yalova üniversitesinden üç araştırma görevlisinin olduğu bildirinin akademik camiayı asla temsil etmediği belirtti.



 



Hitit Üniversitesi: İstikrarı bozmaya dönük her açıklamayı kınıyoruz



 



Hitit Üniversitesi Rektörlüğü, 12 Ocak’ta yaptığı ve bildiriyi anmadığı açıklamada “Ülkemizdeki huzur, istikrar ve kardeşlik ortamını bozmaya yönelik yapılan her türlü saldırıyı ve açıklamayı Hitit Üniversitesi olarak kınıyoruz” dedi.



 



“Yüzyıllardır tüm dünyanın örnek aldığı huzur, mutluluk ve barış ortamında bir arada yaşayan vatandaşlarımızı ayrıştırmaya yönlendirme çabaları ve kardeşlik ortamını bozmaya yönelik oyunlar asla amaçlarına ulaşamayacaktır.” 



 



Muş Alparslan Üniversitesi: ÜKB açıklaması sitede



 



Muş Alparslan Üniversitesi, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın "akademik özgürlük, bir ülkenin varlığını, güvenliğini ve bekasını tehdit etmenin aracı olarak istismar edilemez" dediği açıklamayı sitelerinde paylaştı.



 



Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat da basın mensuplarının sorusu üzerine "Akademik özgürlük, Türkiye'de iğdiş edilmiş kavramlardan biridir. Akademik özgürlük, bilimin nesnel ölçütleri ışığında ortaya koyduğunuz müdellel sonuçları hiçbir baskıya boyun eğmeden ifade edebilme özgürlüğüdür. Akademik özgürlük söylemi, bir siyasi muhalefet mekanizmasına dönüşmüş ise o zaman akademisyenler sadece inanırlığını yitirmekle kalmaz aynı zamanda ülkenin mevcut sorunlarını içinden çıkılmaz hale getirmiş, kutuplaşmaları teşvik etmiş olurlar" dedi. 



 



Tunceli Üniversitesi: 7 akademisyene soruşturma



 



Tunceli Üniversitesi, bildiriye imza veren yedi akademisyen hakkında soruşturma başlattı.



 



Kocaeli Üniversitesi: İdari soruşturma süreci başlatıldı



 



Kocaeli Üniversitesi Senatosu 14 Ocak'taki basın açıklamasında "bildirinin üniversitede infial yarattığını" söyledi.



 



"Terörün her türlüsünün karşısında yılmadan duran Kocaeli Üniversitesi, bazı akademisyenlerin bu yaklaşımını teröre destek olarak görmekte ve yayımlanan bildiriyi şiddetle kınamaktadır. Bu bağlamda kurumumuzdaki ilgili kişiler hakkında Rektörlüğümüzce idari soruşturma süreci başlatılmış olup, kamuoyuna saygıyla duyurulur."



 



21 akademisyen 15 Ocak'ta Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü soruşturma kapsamında, "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak" ile "terör örgütü propagandası yapmak" gerekçesiyle gözaltına alındı.



 



Kırıkkale Üniversitesi: İşlem başlatıldı



 



Kırıkkkale Üniversitesi resmi sitesindeki duyuruda bildiriye imza veren akademisyenler hakkında “devletimizin güvenlik güçlerini katliam yapmakla suçlama cüretini göstermişlerdir” ifadesi kullanıldı.



 



Bildiriye imza veren öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fuat Özdinç  hakkında yasal işlem başlatıldığını duyurdu.



 



Yrd. Doç. Dr. Fuat Özdinç’in fakültedeki odasına “PKK’ya destek veren Fuat Özdinç’i üniversitemizde istemiyoruz” yazılı afişler asıldı.



 



Arel'den 5 akademisyene uzaklaştırma



 



 “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle İstanbul Arel Üniversitesi’nden beş akademisyen uzaklaştırıldı.