Alınteri'nin 18. sayısı çıktı

Faşist rejimin yaşadığı sıkışmanın derinliğiyle birlikte hangi kirli-kanlı hayaller peşinde koştuğu vurgulanıyor

GÜNCEL
Pazartesi, 1 Şubat 2016 (10 yıl 8 ay önce)

 



Alınteri'nden



Gazetemiz, Cizre’de bombalanan bir binada yaralanıp enkaz altında kalan ve hastaneye kaldırılmaları engellenerek ölüme zorlanan 28 kişinin “heval su” çığlıkları arasında hazırlandı. Roma arenalarındaki gladyatör dövüşlerinde dökülen kanlarla kitlelere ayinsel bir sarhoşluk yaşatılırdı. Faşist kudurganlık bugün aynı çılgınlığı başka biçimlerle üretiyor. Milyonlarca işçi ve emekçiye direnen Kürt halkının an an ölümü seyrettiriliyor TV’lerden… Bu ölümlerle mest olmaları isteniyor. Ölmeye zorlanan Kürdün Türkiye’deki işçinin, emekçinin düşmanı olduğunun altı haber bültenlerinin o saldırgan cümleleriyle çiziliyor. İnsanlık tarihi açısından an kısalığındaki bu zaman dilimi içinde insanlığın tüm tarihinin en karanlık, en kanlı biçimleri yeniden zuhur ediyor.



 



Sayımız bir öncekinde olduğu gibi bu kanlı icraatların tarihsel arka planını deşifre ederek, direnme zorunluluğunun altını bir kez daha çiziyor. Şişecam’ın, SCA Yıldız’ın, Renault’un, işçi sınıfı ve emekçilerin tüm direnen bölüklerinin çıkarlarıyla “düşman” olarak kodlanan Kürt halkının çıkarlarının birbirinden koparılamayacağının…



 



Sayımızda faşist rejimin yaşadığı sıkışmanın derinliğiyle birlikte hangi kirli-kanlı hayaller peşinde koştuğu da bir kez daha vurgulanıyor. Bu sıkışmanın işçi ve emekçilere dönük saldırganlığın dizginsizleşmesinde vücut bulacağını güncel gelişmelerle anlatmaya çalışıyor. Kürt halkının direnişinin ezilmesini seyretmenin tarihsel vebalini olduğu kadar, bu izleyiciliğin yarın sınıfa dönük katmerli saldırılarla karşımıza çıkacağını anlatıyor. Nitekim kıdem tazminatı ve esnek-kuralsız çalışmaya dönük son düzenlemeler bunun işaretidir de.



 



Yaşanan toplumsal yozlaşmanın bizzat burjuva devletin çeşitli hegemonya araçları ve aygıtları tarafından nasıl derinleştirildiğine dair güncel gelişmeler ışığında ayna tutuluyor. Bu açıdan da ekonomik-ideolojik-siyasal-kültürel krizin boyutlarını sergilemeyi hedefliyor.



 



Daha güçlü bir içerikle bir dahaki sayımızda buluşmak üzere diyoruz… Katkı ve desteklerinizle…