Cinsiyetçi işbölümü pekiştirildi

AKP’li burjuva hükümet, burjuvazinin ucuz-genç işgücü ihtiyacıyla da bileşik olarak çok çocuk doğurmayı teşvik ediyor

KADIN
Perşembe, 4 Şubat 2016 (10 yıl 2 ay önce)

Burjuvazi ve devleti vahşi-kuralsız çalışmaya daha güçlü bir yasal çerçeve kazandırmak için ardı ardına adımlar atıyor. En son, Meclis’ten geçerek yasalaşan Torba Yasa’daki sayısız madde işçi sınıfının tarihsel kazanımlarını dibine kadar kazıyacak kapsamlı saldırının önemli parçalarından birini oluşturuyor. Bu saldırganlığın en belirgin hedef kitlesiyse kadın işçiler, emekçi kadınlardır.



 



Son düzenlemelerle çalışan kadınlara doğum yapmaları halinde analık izni sonrasında birinci doğumda 2 ay, ikinci doğumda 4 ay, sonraki doğumlarda ise 6 ay süreyle mali ve sosyal haklarda herhangi bir kesinti yapılmaksızın günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışma imkanı sağlanıyor.



 



Kadınların yarı zamanlı çalışmaya özendirilmesi için büyük bir gürültüyle sunulan düzenleme bilerek yaratılan bir yanılsama eşliğinde propaganda ediliyor. Sanki yarı zamanlı çalışan kadınlar yasada belirlenen süreler dışında da bu haktan yararlanabileceklermiş gibi bir yanılsama bu… Oysa belirlenen süreden sonra yarı zamanlı çalışanların ücretleri, sigorta primleri ve diğer sosyal haklardan yararlanma durumları çalıştıkları saatler üzerinden belirleniyor.



 



Cinsiyetçi işbölümünün pekiştirildiği, kadının ev işleri, çocuk-yaşlı bakımı ve kapitalist sömürü cenderesi içindeki yerinin, bu bütünlüğün korunması şeklinde çizildiği düzenlemelerle kadın emeği öncekinden de derinleşmiş biçimde önemsizleştirilmiş, daha da güvencesizleştirilmiş oluyor. Onun üretim içindeki yeri “aileye ek gelir” olarak tanımlanmış oluyor!



 



Neoliberal saldırganlıkta ustalaştıkça çamurlaşan AKP’li burjuva hükümet, burjuvazinin ucuz-genç işgücü ihtiyacıyla da bileşik olarak çok çocuk doğurmayı teşvik etmeyi sürdürüyor. Kadınların ucuzun da ucuzu emek güçlerini daha kitlesel şekilde sömürüye açmaktan da vazgeçemiyor. Vazgeçemediği gibi, geleneksel aile kurumunu koruyarak toplumsal hegemonyayı bu kurum üzerinden pekiştirme yaklaşımına da sıkıca sarılıyor. Bu üç amacın birbiriyle çelişen yönlerini de cinsiyetçi işbölümünü pekiştirecek yasal düzenlemelerle dengelemeye çalışıyor.



 



Geniş kadın kitlelerini yanıltarak geçirilen bu düzenlemeler üzerinden işçi sınıfının bütününe dönük daha kapsamlı saldırıların da önü açılmış oluyor. Nitekim kiralık işçi büroları, part-time çalışmanın enva-i çeşidi, evden iş yapma biçimleri gibi hem örgütlenmenin hem de denetimin oldukça zor olduğu biçimler, sınıfın bütünü açısından geçerli olacak.



 



İşçi sınıfının bütünü, saldırılara en açık bölüklerinden olan kadın bölükleri üzerinden başlanan bu saldırıya giydirilmiş maskeleri yırtarak emeğin korunması mücadelesini daha güçlü bir solukla yükseltecek bir yaklaşıma ihtiyacı vardır. Bu tarihsel bir zorunluluktur. Sınıfın kadın bölüklerine dayatılan bu cinsiyetçi işbölümüne, kuralsızlığa, esnekliğe ve tüm bunların gerici-faşist ideolojik arka planına karşı topyekün bir mücadele yükseltmek kaçınılmazdır.