9 Şubat 1978’de katledilen Atilla Acartürk, ailesi, dostları ve yoldaşları tarafından anıldı
9 Şubat 1978’de katledilen Atilla Acartürk, ailesi, dostları ve yoldaşları tarafından mezarı başında anıldı. Anma Atilla Acartürk ve bir yıl önce aynı gün hayatını yitiren annesi Şerife Acartürk anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından kardeşi Tülay Acartürk anısını ve mücadelesini anlattığı bir konuşma yaptı. Konuşmasında şunları söyledi:
Mutlaka ateş düştüğü yeri daha çok yakıyor. Annem hep 'Atim' derdi. 'Atim beni çağırıyor' derdi. Annem, 'Atim' diye diye gitti. Abimle kısa zaman yaşadım ve hala da yaşıyorum onunla... Abim gibi bir insan tanımadım. Burada oluşumuzdan belli ne kadar sevdiğimizi abimi.
Mücadele arkadaşlarından Avukat Kazım Bayraktar ise şunları vurguladı:
78 kuşağı olsun, 68 kuşağı olsun anmalara geldiğimizde bende hep şöyle bir duygu oluşur. Türkiye’de devrimci militanlığın, önderliğin ve kitleselleşmesinin çoşkuyla yaşandığı bir dönem yaşadık. Bu günleri nostaljiyle anmaya ihtiyacımız yok. Ama şu eksiklik hep ruhumuzun bir yanında duruyor. Bugün devrimci militanlığa, örgütlülüğe ve önderliğe o günlerden daha fazla ihtiyacımız var.
Diğer mücadele arkadaşları ve yakın dostları ise, Atilla’yı yiğit, faşistlere korku salan ancak faşistler tarafından devrimci duruşu ve cesaretiyle bir o kadar da saygı duyulan, gözüpek bir devrimci olarak tanıdıklarını ve andıklarını dile getirdiler. Aynı zamanda güzel gülümsemesiyle ve dostları ve yoldaşlarıyla olan sıkı bağı ve bağlılığıyla hatırlanan ve anılan komünist devrimci Atilla Acartürk’ün anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Mücadelesi bizlere ışık tutacak.

