Diyarbakır'da kurulu olan Akyıl Tekstil fabrikasında 700 işçinin başlattığı grev kazanımla sonuçlandı.
Akyıl Tekstil işçileri 6 aydır ücret, 2 yıldır fazla mesailerini alamıyor, sigorta primleri ödenmiyordu. Patronun kimi işçilere olan borcu 8 milyarı bulmuştu. Akyıl Tekstil işçileri Teksif Sendikası'na üye olmuş, yetki bekliyorlardı. İşçilerin bir kısmı patronla aynı köyden hatta patronla akrabalıkları da vardı. Bu feodal bağların dışında sendikada işçileri geri tutuyordu. Teksif Diyarbakır Şube Başkanı Mustafa Gezer, iş bırakıp, greve çıkan işçilerin karşısına geçip “Toplusözleşmemiz mi var ki greve çıkıyoruz, önce sendika gelsin sonra bakarız” diyordu.
Fakat onlar hiç birşeyi dinlemediler, birbirlerine sıkıca kenetlenip davul zurna eşliğinde grevlerine başladılar. Patronlar onları çok kandırmaya çalıştı, tek tek aradılar, olmadı fabrikanın imamını gönderdiler, olmadı devreye belediye başkanları girdi, en son müdürler kadın işçileri, işbaşı yapmadıkları takdirde ailelerine şikayet etmekle tehdit etti.... Patronlar işçilerin birliğine sekte vuramayınca pazarlığa basladılar: Önce 2 maaş, 2 mesai önerdiler, sonra öneri 3 maaşa çıktı. Fakat işçiler bu teklifleri geri çevirip bir sözleşme hazırladılar. Sözleşmede yer alan talepler şöyle: Alacakların yüzde ellisi peşin olarak, kalanı bir ay içinde ödenecek. Eylem nedeniyle hiçbir işçi işten atılmayacak. Ücretler düzenli olarak her ayın biriyle yedisi arasında ödenecek. SSK primleri düzenli olarak yatırılacak. Eylem süresince işçiler ücretli izinli sayılacak. Yıllık izinler yasal şekilde düzenlenecek. Bu şartlar şahitlerin huzurunda imzalanacak ve bunlardan konfeksiyonda çalışanlar da yararlanacak.
Ve bu sözleşme bazı küçük değişikliklerle kabul edildi. Grev kazanımla sonuçlandı. İşçiler ilk sözleşmeyi de sonradan kimi değişiklikler yapılan halini de hep birlikte hazırlayıp, oylamaya sunduktan sonra kabul ettiler.
Tekstil sömürünün en yoğun olduğu sektörlerin başında gelir. Ücret alamamak, uzun çalışma saatleri hatta günlerce çalıştırılmak, baskı, aşağılama, taciz, dayak tekstil işçilerinin çalışma koşullarının gerçekliğidir. Fakat işçiler "bizim sendikamız mı var", "biz sendikamıza güvenmiyoruz ki", "kiminle mücadele edeceksin, bu adamlarla bir şey yapılmaz ki" diyerek mücadeleden kaçıyorlar. Akyıl tekstil işçileri göstermiştir ki, mücadele etmek ve kazanmak için gerekli olan işçilerin birliğidir, sınıf olunduğunun ve çıkarlarımızın ortak olduğunun farkındalığıdır. Önce kendimize güvenmektir.
Akyıl tekstil işçileri bir şey daha gösterdiler. Kürdistan'ı Türkiye'nin Çin'ine çevirmek, sömürü cehennemi yapmak isteyenlere: biz sınıf mücadelesinde de varız dediler.