Tektaş

“İnsan hayatının tektaştan daha ucuz olduğu bir ülkede yaşamak onursuzluktur”

GÜNCEL
Pazar, 14 Şubat 2016 (10 yıl 8 ay önce)

Kifayet Ceylan



 



Van’da cenazesini babasının sırtında taşıdığı Muharrem’i hatırlıyor musunuz? Muharrem kaç tektaş eder usta? Cenazesi kaç tektaş eder?.. Ya babasının hamallık ücreti kaç tektaştır sence?



 



Sevgililer gününde sevgililerine, metreslerine, eşlerine tektaş almak için kuyruğa giren iyi aile babaları, gizli metresler, mutlu sevgililer, namus maskesi takınmış tüm insanlar, sizce Muharrem Taş, kaç tektaş eder?



 



Siz bir yakınınızı kaybettiniz mi? Kaybettiyseniz akrabanız mıydı? Yoksa çocuğunuz mu? Sahi çocuğunuzun cenazesini çuvalın içinde taşımak zorunda kalsaydınız ne hissederdiniz? Kendinizi Muharrem’in babasının yerine koydunuz mu bir saniyecik olsun?



 



Bir bodrumda hiç kimseyle haberleşme olanağınız olmadan ve katledilme olasılığına karşı bir gün olsun yaşadınız mı? Yoksa elinizde son model, bilmem kaç bin liralık telefonlarla sevgilinizin sevgililer gününü kutlama hazırlığının telaşını mı yaşıyorsunuz? Ya sizin o son model telefonunuz kaç tektaş eder?



 



Hiç düşündünüz mü küçük Muharrem’in mezarının başına dikilen taş tek mi olacak diye?



 



Sevgililer gününde tektaş hediye almanın dayanılmaz mutluluğunu yaşayan hemcinslerim ya siz? Siz kendinizi bir saniye için bile olsa Muharremin mezarı başında ağlayan annesinin yerine koydunuz mu? Bu acı, bu gözyaşı sizce kaç tektaş eder?



 



Siz başbakan, Aylan bebeğin hayatında hiç gemi görmeden denizde boğulmasının ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü? Bir kez bile gemi görmeden ölen Aylan’ın yakınları onun cenazesini taşırken ne hissetmiştir sizce? Bunu düşün(ebil)menin bedeli kaç tektaştır? Aylan bebek gibi kaçak imal edilmiş botlarla mültecilik yolunda boğulan Kürt çocuklarının ederi kaç tektaştır? Sizce Kürt analarının oğullarının mezarları başında döktüğü gözyaşı kaç tektaş eder? Ya acısı o annelerin?.. Kendisi de ölünceye kadar hiç dinmeyecek olan acısının değeri kaç tektaştır?



 



Sağlık Bakanı ya siz? Bir bodruma sığdırdığınız yaralılara giden ambulansları engellemenizin bedelini tektaş cinsinden düşündünüz mü hiç?



 



Katlederek çıplak bedenlerini sergilettiğiniz, adları dünyadaki tüm kadınların adı olan kadınlarla ilgili olarak sayın (!) hükümet yetkilileri “Başarımız münferit örneklerle gölgeleniyor” diye buyurmşular. Reklamlarını yaptığınız bu başarılarınızın gölgelenmemesi için kaç kadının daha katledilerek çıplak bedenlerinin teşhir edilmesi gerekir? Öyle ya, münferit bir olaydı bu. Bu türden münferit olayların basına ve kamuoyuna yansımaması için kaç tektaş gerekir söyler misiniz?



 



Güzel ülkemin necip insanları, siz düşündünüz mü hiç? Oynamak yerine cenazesi denizden çıkarılan Aylan bebeğin hayatı sizce kaç tektaş ederdi? Çocuğunuza, sevgilinize, eşinize, annenize, babanıza sarılırken hiç aklınıza getirir misiniz Aylan’ı. Oğlu, kocası, kızı, kardeşi katledilen insanları düşündünüz mü hiç? Buzdolabında kızının cenazesini günlerce saklayan cannenin nasıl nefes aldığını, kalbinden nelerin geçtiğini düşündünüz mü? Sizce o ananın kalbinden geçenlerin tektaş cinsinden değeri ne kadardır?



 



Bu haberleri duyduğunuzda, okuduğunuzda, televizyonlarda izlediğinizde hangi tepkiyi verdiniz? 'Bal tutan parmağını yalar' diyerek her türlü yolsuzluğu hoşgördüğünüz gibi bu tabloya da kader mi dediniz yoksa?



 



Bu olaydakine benzer bir haksızlığın ve vicdansızlığın herhangi bir zaman diliminde, herhangi bir yerde sizin de başınıza gelebileceğini düşündünüz mü hiç? Korkmayın, düşünmenin para cinsinden bir bedeli yok, tektaş cinsinden de... Olsa olsa hapis cinsinden bir ceza olur. Siz de o kadar düşünmezsiniz, sesinizi hiç çıkarmazsınız zaten. Eğer haksızlık başkasına yapılıyorsa siz tektaşlarınızı takıp sevgililer gününde büyük otellerin lobilerinde kadeh kaldırırsınız.



 



İşçi katliamlarının süreklilik kazandığı ve kimsenin duymadığı bu ülkede lüks otel lobilerinde kadeh kaldırmanın bedeli kaç tektaştır?



 



Siz sevgili çocuklar, umudumuz dediklerimiz, olanlardan haberiniz var mı? Olmalı....



 



Olanları bilmenin tektaş cinsinden ya da başka bir meta cinsinden değeri yok. Yaşananları bilmelisiniz. Hatta söylenmeyen sözlerin satır aralarını okumalısınız. Demelisiniz ki;



 



“İnsan hayatının tektaştan daha ucuz olduğu bir ülkede yaşamak onursuzluktur.”



 



“İnsanın bir meta gibi görüldüğü, alınıp satıldığı bir ülkede gerçek sevgi imkansızdır.”



 



“Yalanın, talanın kol gezdiği, insanların topluca katledildiği bir ülkede gerçek sevgi olmaz.”



 



“Aşkın bir ev, bir arabayla satın alındığı veya bir eve, bir arabaya sahip olma duygusuyla satıldığı ülkede gerçek aşk olmaz.”



 



İnsan emeğinin alınıp satıldığı ülkede aşk olmaz!



 



Aşk sadece tenselliğe indirgendiyse iğrençtir.



Yöneticilerinin cellat rolünü üstlendiği ülkede aşk olmaz.



Haksızlığa karşı başkaldırının olmadığı ülkede aşk yaşanmaz. Çünkü...



 



Aşk direnmektir!