Ya biat edersiniz ya ölürsünüz, faşizmin diktatörlük dayatması bu!
Zehra Çaldağ
Diyarbakır Valiliği Sur için açıklama yaptı: Cizire'de, Sliopi'de huzur ortamını sağladık. Sur'da da sağlayacağız...” Cizire'de Silopi'de üç bodrum katında yaralı sivil Kürtleri çürümeye terketti. Yaralıları kurtarmaya, hastaneye götürmek isteyenlere saldırarak engelleyen faşist T.C, askeriyle, polisiyle Cizire'de, Silopi'de huzur ortamını nasıl sağladı? Yıkımlar, ölümler, kurşunlar, bombalar, havan toplarıyla... Ya biat edersiniz ya ölürsünüz, faşizmin diktatörlük dayatması bu!
Cizire'de Silopi'de saldırılardan bombardımalardan yaralanan, ama teslim olmayan onurlu insanlar bodrum katlarına sığınarak direnmeyi seçtiler. Bodrum katlarında her an, her dakika, her saniye ölüme biraz daha yaklaştılar, Ölüme yaklaşırlarken oradan bize seslendiler ama onları yaşatamadık.
Mehmet Tunç, “Cizire'de insanlık öldürülüyor, Cizire halkı diz çökmedi, bizde diz çökmeyeceğiz, teslim olmayacağız. Barikat başında direnelere selam olsun” dedi. Son nefesine kadar teslim olmadı.
Derya Koç, sığındıkları bodrum katında diri diri yakıldıklarını haykırdı. Devletin kolluk güçleri lav silahlarıyla saldırdı. Yaralanıp ölmeyenleri diri diri çürümeye terk eden yardım etmek için yola çıkanlara silah dayayıp saldıran devlet, ölmeyenleri kimyasallarla katletti. Devlet Cizire'de Silopide “huzur sağladı”.
Sur'da daha birkaç saat önce Mazlum Dolan saldırıların yoğunluğundan bir binanın bodrum katına sığınmak zorunda kaldıklarını telefonundan mesaj atarak iletti. Yanlarında 4 aylık bebeklerin olduğunu ağır yaralıların, yaşlıların olduğunu haykırdı. Sadece bir binanın değil birkaç binanın bodrum katında 200 kişinin katledilmek üzere olduğunu bildirdi.
Sur'a ses vermek, yaralıları kurtarmak, Mazlum Dolan'ın çığlığına cevap vermek için Amed'de protesto yürüyüşü yapanlara huzuru bozdukları için kolluk güçleri gazla, tazyikli sularla saldırdı.
Cerattepe'de maden şirketlerinin koruyuculuğunu üstlenerek halkın sağlığını yok etmek için siyanürle atın çıkarılsın diye halka saldırıyor. Çünkü devlet huzur bozanları sevmiyor.

İşçiler haklarını aradıkları zaman karşılarında asker, polis barikat oluşturuyor. İşçiler kararlı olurlarsa plastik kurşunlar, gaz fişekleri, biber gazları, tazyikli sularla huzur sağlanıyor.
Huzur, anadilini konuşmaktan vazgeçmeyi benimsemek, huzur özgürlüğü istememek, huzur mutlu yaşamamak, huzur insanca çalışma insanca yaşayabileceğin ücret talep etmemek, huzur köleliği kabul edip, görmemek, duymamak, hissetmemek, düşünmemek... İnsan olduğunu, vicdanını, kalbini, sevgiyi, hoşgörüyü, artık hatırlamamak...
Huzur, korkularına yenik düşmek, kaos, panik ve tedirginliğin hakim olması, ölüm, katliam, taciz, tecavüz... Huzur, ahmak, beyinsiz, ahlaksız, gerici bir toplum yapısının hakim olması demek.
Faşist T.C her yerde kendi huzurunu sağlar. Tarihe bakmak yeterlidir.
Kendimize soralım, huzur denilince biz ne anlıyoruz. Mazlum Dolan ve 200 kişinin ölmesine izin verecek huzurdan mı yoksa yaşatacak huzurdan mı yana olacağız!..
Cevaplanması gereken soru sanırım bu! Sahi, huzur sizce nedir?