Cerattepe'de başlatılan doğa-ekoloji katliamına karşı coşkulu ve kararlı direniş sürüyor
Artvin / Cerattepe bölgesinde başlatılan doğa-ekoloji katliamına karşı coşkulu ve kararlı direnişler; ortak insani duyguların, gelecek güzel sevdaların ve yaşamsal paylaşımların gerçekliğini kanıtlar niteliktedir. Öyle ki, katliamlar coğrafyasında içimizi ısıtan bu direnişler ve gelecek umutlarıdır.
Katil/hırsız iktidarın -hükümetin- kurgusu artık söz götürmez olmuştur; ülkeyi kendi savaş senaryolarına epey hazırlamış görünüyorlar. Hiçbir karşı duruşu dikkate almadıkları gibi savaş karanlığını derinleştirmede vicdan, din, insanlık ve ahlak namına sınır tanımamazlık had safhaya çıkmıştır. Görünen o ki, gerici/mezhepçi iktidar, hem kendini kurtarmak hem de saltanatlarının bekası için sömürü çarkı ekonomik darboğazdan nasıl çıkarız çırpınışlarına emekçi halkımızı da ortak etme hesabındadır. Sonuçta, savaş ekonomisi adı altında yeni ve içinden çıkılmaz yoksulluk ile birlikte emperyalistlere de yeni tavizlerin verileceği öngörüsü de uzakta aranmamalıdır.
Hükümetin öteden beri Suriye’ye yönelik saldırganlığındaki artışa Kürt özgürlük hareketinin ivmesindeki yükselişte eklenince son Ankara katliamı sistemin adeta imdadına yetişmiştir. Faşist dikta hükümeti, emekçi halk evlatlarını, din iman ve milli gerici-şoven emperyal söylemlerle kanlı bataklıklara sürmekte kararlı gözükmektedir. Sistemin/iktidarın, savaşı ilahi kurtuluş olarak kamuoyuna servis etme uğraşı, ülkemiz özelinde çaresizliğin, köşeye sıkışmış halinin ve yanlızlığının göstergesişken, genel kapitalist ekonomik modellerin krizden kurtulabilme/çıkış seçenekleridir.

Hal böyleyken; yöneticilerin ezberlerini bozmak için, tüm demokratik halk güçleri ile savaşa ve onu tertipleyen yönetici/egemen sınıflara karşı mücadeleyi çok üst boyutlara taşımak ve gelecek nesillere yaşanacak bir dünya bırakmak insan olmanın sorumluluğu olduğu gibi vicdani görevdir de...
[Alınteri okuru]