Bakan’dan tehdit: Sosyal Medya Anayasası

Devlet, sosyal medyada denetim ve baskıyı artıracak bir anayasa hazırlıyor

GÜNCEL
Cumartesi, 27 Şubat 2016 (10 yıl 8 ay önce)

Devletin internet üzerinden yaptığı kelle avcılığı sürerken, bakan Binali Yıldırım, Sosyal Medya Anayasası hazırlığı içinde olduklarını açıkladı.



Devletin Gezi Direnişi sonrası iyice derinleşen korkuları, toplumsal patlama dinamiklerinin farkında olması; sadece silah, top, tankla yürütülecek bir savaşı yeterli görmeyip, sanal ortamları da denetim altına alarak, toplumsal duyarlılığa dokunacak tüm araçları kontrol altında tutmasına neden oluyor. Oluşturduğu özel birimlerce sanal ortamda kendisine muhalif olan tüm seslerin peşine düşüyor.



 



Küçük çocuklar bile internetten hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıyor. Örneğin bugün üniversite öğrencisi Gizem Yerik, ‘Erdoğan’a hakaretten’ dersten alınıp cezaevine konuldu. Korkuları derinleştikçe, daha fazla baskıya, şiddete sarılan faşist rejim, çıkardığı yasalarla da topluma gözdağı vermeye çalışıyor.



 



Bakan Yıldırım, Sosyal Medya Anayasası’nı anlatırken, aba altından sopayı göstermeyi de ihmal etmedi. Yıldırım “İnternet çok faydalı bir şey ama ayarını kaçırdığınız zaman ilaca benziyor, tedavi edecekken zehirliyor” dedikten sonra, ”Kimse, ‘ben yazarım bir şey, çekilirim kenara’ demesin. O tuşa elinizi attığınız zaman, kaybolmuyor, iz bırakıyor. Önünde sonunda o gelir sizi bulur. O yüzden dikkatli olacağız!” diyerek tüm internet kullanıcılarını tehdit etti.



 



Kürdistan’da yürütülen kirli savaşı tüm gerçekliğiyle yansıtan televizyon kanallarına kapatma cezası uygulayan, gazetecileri darp ederek tutuklayan, katleden devlet, hızlı iletişim ve haberleşme ( ve tabi ki hızlı organize olabilme fırsatı sunan) internet olanakları üzerinde de denetleme yetkisini kanunlarla perçinlemek istiyor.



 



Derdi ne internet üzerinden yapılan ve kendi çürümüş sistemlerinin bir parçası olan fuhuş, uyuşturucu gibi organize işleri çözmek ne de özel hayatın korunmasına dair bir şeyler yapmak. Çıkaracağı kanunla twitter, facebook gibi sitelerde yayınlamasını istemediği ve kendi “milli” bütünlüğünü bozacağını düşündüğü yayınların kaldırılmasını zorunlu hale getirmek ve kendisine muhalif olan sesleri daha rahat boğmak…



 



Böylece toplumun tüm alanlarına müdahale edebilme, tüm alanlarını denetleyebilme ve baskı altına alabilme kapasitesini genişletmeyi hedefliyor.  Faşizm yaşamlarımızın tüm alanlarına müdahale edebilmek için dün TSK’nın yetkilerini genişletme kararı alırken, bugün de internetten onları memnun etmeyen şeyler yazanlara, devrimci-demokrat sitelere daha kolay müdahale edebileceği yasaları hazırlıyor.



 



Faşizm kendi cephesinden hazırlıklarını hızlandırıyor, ya biz?