Ahmet Oktay'ı kaybettik

Edebiyat emekçisi şair, yazar, denemeci Ahmet Oktay yaşamını yitirdi

KÜLTÜR-SANAT
Perşembe, 3 Mart 2016 (10 yıl 5 ay önce)

Türk edebiyatının ve basın dünyasının emekçilerinden şair, yazar, denemeci Ahmet Oktay Börteçene yaşamını yitirdi.



 



1933 doğumlu Ahmet Oktay Ankara’da doğdu. Öğrenimini lisede yarım bırakarak çalışmaya başladı. Ankara’da İstatistik Genel Müdürlüğü’nde (bugünkü DİE) görev yaptı.



 



1961’de Yeni İstanbul Gazetesi’nin Ankara Bürosu’nda ‘parlamento muhabiri’ olarak profesyonel gazeteciliğe başladı.



 



Ankara Ekspres, İktisat ve Piyasa, Vatan gibi gazetelerde muhabir olarak çalıştı.



 



1975’te İstanbul Radyosu’na geçti. Siyasal iktidar değişince TRT’den istifa ederek önce Akajans, ardından da Dünya Gazetesi haber müdürlüğü görevlerini yürüttü.



 



1978’de yeniden TRT’ye döndü. 1982’de emekliye ayrıldı.



 



Daha sonra Milliyet Gazetesi’ne geçti. 1993’te yazı işleri müdürlerinden biri olduğu Milliyet’ten ayrıldı.



 



Şiir yazmaya ortaokul sıralarında başladı. İlk şiirleri 1949-19850 arasında Gerçek dergisinde yayınlandı. İlk yazısı 1950’de Güney Dergisi’nde çıktı.



 



Dişi Kurt adlı oyunu 1974’te Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi.



 



1950’lerde yazdığı şiirlerde Ahmet Arif’ten etkilendiği gözlenirken 1960’lardan sonra toplumsal gerçekçi bir yaklaşımla İkinci Yeni’ye yöneldi. Şiirinin olgunluk döneminde biçim gösterilerine kaçmadan yalın bir teknikle yazdı.



 



Onu saygıyla anıyoruz...



 





 



"Dağların suyunu bileyen kim?



Tohum savuran eli çatlatan



kavruk yüzleri serinleten



tansıklar anası o suyu.



 



Yolculuğun gömüsünü kim çıkarıyor



ve yeşeren ovanın penbilendini,



kim çıkarıyor güherçileden



kurşunla bile ölmez



şarkının ve inancın sözlerini?



 



Oturup da küçük dağ kahvelerinde



cayılmaz dostluklar dokuyan kim?



 



Benim göçebiliğimi, senin sürgünlüğünü



benim yenilmiş sevdamı



senin ele gösterilmez yaranı



ve ayaklanmış umudunu



birbirine karan kim?



 



Kim tutuyor aklında kentlerin adını:



Kükürt gıcırtısı Muş



ayakları donmuş Hakkari



yıkılmış ayazma sessizliği Tatvan



ülser kanaması Safranbolu..."