AVM için çıkarılan yeni yönetmelik aslında gelecekten bugüne bakmamızı kolaylaştıracak bir kılavuz adeta
Aklımıza gelebilecek her sorun ve konuda yönetmelikler çıkaran burjuva devlet, bu sefer de ‘Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmelik’ çıkardı.
Yönetmelikle AVM’lerde bebek bakım odası ve çocuk oyun alanı, sosyal ve kültürel etkinlik alanı, acil ve tıbbi müdahale odası ve bir ibadet yeri ayrılması zorunlu kılınıyor. Bu alanların otopark dışında ve AVM’nin kolay ulaşılabilir bir yerinde olması gerektiği belirtiliyor. Ortak kullanım alanları, engelli, yaşlı ve çocukların ihtiyaçları dikkate alınarak oluşturulacak.
Ayrıntıları bir yana, sadece saydığımız bu başlıklar bile kafamızı çevirdiğimiz her yerde karşımıza çıkan bu heyulaların, gündelik hayatın tüm ayrıntılarına yanıt verecek “yaşam alanları” haline getirilmek istendiğini gösteriyor. İnsanların tüm bir hafta sonunu geçirebilecekleri, hafta içi giden binlerce insanın çoluk çocuk kendisine bir meşgale bulacakları bir demir kafes yaratılmak isteniyor.
İnsanın kendi doğasına yabancılaşmasının, onun en temel özelliği olan sosyal iletişim ve dayanışma kültüründen uzaklaşarak sadece alışveriş düşünecek kadar çılgınlaştırılması, kapitalist piyasanın bu çılgınlık içinde canlandırılması için her şey…
Sadece bunun için de değil, zamandan ve mekandan koparak, gerçeklik duygularını o ışıltılı vitrinlerin aynasında unutarak başkalaşması, aslında şizofrenik bir duruma sürüklenmesi hedefleniyor. Yeter ki başka bir şey düşünülmesin!
Mesela Cizre’de yakılmış-paramparça edilmiş insan bedenleri gündemine girmesin. Mesela işçi ve emekçileri daha da köleleştirecek sömürü politikaları unutulsun. Tek “gerçek” o ışıltılı vitrinlerin sunduğu hayal dünyası olsun!
Milyonlarca emekçi için artık hoş vakit geçirmek AVM’lerdeki vitrinleri seyretmektir. Kapitalist üretimin çılgınca çeşitlilikteki meta dünyası onların hayalleri, ulaşmak istedikleri her şey haline geliyor. Bir mağazadan adımını atan kredi kartının dibini buluncaya kadar orada kalabilir mesela. O metaya sahip olmak gerçek dünyasını değiştirecekmişçesine bir çılgınlık halidir yaşanan…
Resmi Gazete’de yayınlanan son yönetmelik, bu çılgınlığın coşturulmasına dönüktür. İnsanın aklına bir distopya olan “Öteki Dünya” romanını getirecek her şey bu yönetmeliğin satırlarında mevcuttur.
J. G. Ballard’ın Sel Yayıncılık tarafından basılan bu enfes romanı, yıllar öncesinden bugünü ve aslında bugünün gelecekte evrilebileceği halini sergiler.
“Bugünü anlamak için geleceğin geçmişten daha iyi bir anahtar olduğunu” söyleyen ve bilimkurgunun da aslında ‘reklamlar, imajlar gibi maruz kaldığımız çeşitli kurguların içinde gerçekliği yakalamak olduğunu’ belirten Ballard, bu romanında imaj ve statünün tüketilen metalarla belirlendiği, kentteki yaşamın AVM’ye sıkıştırıldığı, kitlelerin giderek her taraftan hücumuna uğradıkları reklamlarla tüketim çılgınlığını içselleştirdiği bir dünya anlatır. Bu dünyanın dışında kalanların meta fetişizmi üzerinden yükselen bir faşizme maruz kaldıkları, zaten kalmamış toplumsal ilişkilerin, teknolojik aletlerle fethedilmiş insan zihni ve alışkanlıklarının, buna uymayanın dışlanıp-düşman bellendiği bir çılgınlığın sarsıcı bir resmidir roman.
AVM için çıkarılan yeni yönetmelik aslında gelecekten bugüne bakmamızı kolaylaştıracak bir kılavuz adeta. Ballard’ın romanında kurguladığı o buz gibi “toplumsal yaşam” bugün artık korkutucu bir distopya, uzak bir bilimkurgu değil. Kapitalist sistemin sürekli körüklediği bu gerçekten kopma hali, yaşamın gerçeği içinden üretilecek direniş dinamikleriyle aşılmazsa eğer burjuvazinin orta vadede bile değil kısa sürede dönüştürmek istediği toplumsal tablonun kendisi olacaktır.