Tüm kirli savaş tarihinden devşirilmiş savaş çeteleri bugün Kürdistan'da!
Cizre'de insanları diri diri yakıp cenazeleri parçalayan hatta evlerdeki hayvanları öldürerek tavana asmaya varacak kadar çirkefleşen katiller sürüsü, aynı çürümüşlüklerini Sur'da da başka biçimlerle sergiliyorlar. '90'lı yıllarda gerilla cenazelerini parçalayan, gözlerini oyan, tanklara bağlayıp sürükleyen, uzuvlarından koleksiyon yapan tüm katillerin yarattıkları o sapkınca kültür, şimdi ilçelerde, illerin merkezlerinde en yaygın biçimiyle vücut buluyor.
Bugün “Perde Arkası” nickli twitter hesabından paylaşılan bir fotograf bu gerçeğin altını bir kez daha çiziyor: Tüm katil sürüsü, savaş sendromu yaşayan bütün psikopatlar toplanarak bugün Kürdistan'a yığılmıştır.
Twitter'den paylaşılan fotografta yüzü koyun yatan ve üzerinden tank paletiyle geçilmiş bir cenaze var. Hesabın sahibi tank paletiyle üzerinden geçilmiş bu cenaze için. "3,5 ay önce polis katledip kurşunlardan kurtulan Mahsun Gürkan, bugün çok feci bir şekilde öldürüldü" notu düşmüş.
Hesap bu kişinin aynı zamanda Tahir Elçi Dört Ayaklı Minare'nin önünde polis kurşunuyla katledildiği anlarda oradan koşarak geçen iki gençten, daha sonra kimliği açıklanan Mahsun Gürkan olduğunu belirtiyor, hesaptan o fotograf da paylaşılıyor.
Mahsun Gürkan, Elçi'nin katledildiği o anlardan yansıyan görüntülerde elindeki silahı ters tutuyordu yani ateşlemiyordu. Bu görüntüyle Tahir Elçi'nin o gençler tarafından vurulmadığı netleşmiş, polis kurşunuyla katledildiği kesinleşmişti.
Mahsun Gürkan, Sur'da bir evin odasında mahsur kalan üçü ağır yaralı yedi kişiden biriydi. Bu odada mahsur kalan yedi kişiden biri olan Dilber Bozkurt dün DİHA'ya telefonla ulaşarak, "Eğer bugün de kepçeler çalışırsa enkazın altında kalacağız. Belki sadece 5 dakikamız kaldı" demişti.
Bozkurt, daha sonra saat 09:40'da HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'a telefonla ulaşarak, odada mahsur kalanların isimlerini vermiş ve "Bir şey olduğunda bilginiz olsun bilin ki infaz etmişler" demişti.
Bu gelişmelerden sonra Sur'da mahsur kalan yedi kişiden haber alınamamış ve daha sonra da aralarında Mahsun Gürkan'ın da bulunduğu yedi cenaze çıkarılmıştı.