Barış talebinde ısrarcı olduklarına dair açıklama yapan üç akademisyen tutuklandı
Barış İçin Akademisyenler/İstanbul grubu adına barış talebinde ısrarcı olduklarına dair açıklamayı okuyan ve gözaltına alınan üç akademisyen çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı.
Savcının tutuklama talebiyle mahkemeye sevkettiği akademisyenler Esra Mungan, Kıvanç Ersoy ve Muzaffer Kaya’nın duruşması saat 17.45 sularında başladı. Duruşma salonuna yalnızca avukatlar alındı.
6. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma mahkeme üç akademisyenin "terör örgütü propagandası" (TMK 7/2) suçlamasıyla tutuklanmasına karar verdi.
Akademisyenlerin avukatlarından Meriç Eyüboğlu, karar için verilen arada basın mensuplarına süreci anlattı. Eyüboğlu, avukatlar ve müvekkiller olarak hiçbir aşamada müvekkillerin ne ile suçlandıklarını öğrenemediklerini belirtti. Kişinin suçlandığı konunun açık ve anlaşılır olması gerektiğine dikkat çekti.
Emniyette ifade vermeyen akademisyenlere savcılıkta daha önce ‘bu suça ortak olmayacağız’ bildirisiyle ilgili soruşturmalarda diğer akademisyenlere sorulan ‘PKK terör örgütü müdür’, ‘devletin katliam yaptığını düşünüyor musunuz?’ şeklinde 15 soru soruldu. 10 Mart açıklaması değil, ‘bu suça ortak olmayacağız’ bildirisi soruldu.
Müvekkiller ‘Yaşam hakkının korunması, barışın tesisi, çatışma ortamının sona ermesi için böyle bir metin kalem aldıklarını, suç işlediklerini düşünmediklerini, metnin hem bir akademisyen hem de bu ülkenin bir vatandaşı olarak ağır bir eleştiri hakkı kullanmaktan ibaret olduğunu, barış içerikli bu metni imzaladıklarından pişman olmadıklarını’ söyledi. Mahkemede de savcılık ifadelerinin geçerli olduğunu belirttiler.
Eyüboğlu, resmi yazılara göre 10 Mart’taki basın açıklaması nedeniyle yakalama kararı verildiğini ancak bunun hiçbir aşamada sorulmadığını söyledi.
Yakalama kararına itirazımızı 3. Sulh ceza mahkemesi reddetti. Dosyanın savcısı İrfan Fidan’ın yerine görevlendirdiği Faruk Söker ifadeleri aldı. Akademisyenlere 10 Mart açıklaması sorulmadı, Bu suça ortak olmayacağız başlıklı bildiri soruldu. Görevlendiren savcı, konuyu bilmediğini, ‘bana bu konu söylendi’ diyerek o şekilde ifade vardı.
Mahkemede de itirazımızı dile getirdik. Ne avukatlar ne müvekkiller olarak gözaltı, savcılık, savcılık tarafından mahkemeye sevk aşamalarında müvekkillerin ne ile suçlandığını öğrenemedik.
Bu müvekkillerin savunma hakkını kısıtlayan, adil yargılama hakkını ihlal eden bir durum. Biz avukatların da hukuki destek sunmamızı engelleyen, mesleğimizi icra etmemizi imkansız kılan bir durum.
AİHM kararları da var, kişinin suçlandığı konuyu açık ve anlaşılır şekilde öğrenmesi gerekir.
Akademisyenler Esra Mungan, Kıvanç Ersoy, Muzaffer Kaya ve Meral Camcı Barış İçin Akademisyenler/İstanbul grubu adına, "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini kamuoyuna sunmalarından bu yana yaşanan gelişmeler hakkında 10 Mart’ta basın toplantısı yaptı.
Açıklamada savcılığın hangi suçu istinat edeceğini belirlemeden soruşturmalar için harekete geçtiğini belirterek, barış talebinde ısrarcı olduklarını söylediler.
Dört akademisyen hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldı. Akademisyenlerin evine bu sabah polis baskını yapıldı. Akademisyenler evlerinde değildi. Yurtdışında olan Meral Camcı dışındaki üç akademisyen avukatları ile Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gitti.
Cumhuriyet Başsavcı Vekili İrfan Fidan imzalı yakalalama ve gözaltı kararında "Terör örgütü propagandası" suçlaması yer aldı. Kararda Bese Hozat ve Cem Erciş'in yazıları ile 10 Mart'taki açıklamanın tespit tutanağı haline getirildiği belirtildi.
Üç akademisyen dün savcılığa çıkarılmadan emniyette bekletildi. Bu sabah saat 11.00 sularında adliyeye getirildiler. Savcı tutuklama talebiyle mahkemeye sevkettiği akademisyenler tutuklandılar. (BK)
Bianet