Onurumuz ve emeğimiz için şovenizmi kazıyalım!

Şoven, tasfiyeci, çürütücü akım ve tutumları saflarımızdan atmadan, ne onurumuzu koruyabiliriz ne de emeğimizi

GÜNCEL
Cumartesi, 11 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)



Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, sel felaketinden günler sonra dün Batman'a gitti. Yakınlarını, evlerini, her şeylerini çamur deryası altında bırakan ve selden sonra devlet namına bir tek özel timi gören emekçilerin tepkisini manipüle etmek için onlarla Kürtçe konuştu. Ama fotoğrafta gördüğünüz gibi sermayenin dilinden konuşan Bakan yine anlaşılamadı.
DİSK/Genel-İş Genel Merkezi tarafından sendikanın Diyarbakır şubesi ve Kayapınar Belediyesi'ne ültimatom gönderilerek, imzalanan toplusözleşmeden "anadil eğitimi" maddesinin çıkartılması aksi takdirde sözleşmenin iptal edileceği söylendi.

Genel-İş Diyarbakır Şubesi ile Kayapınar Belediyesi arasında 19 Ekim tarihinde imzalanan ve 98 işçiyi kapsayan toplusözleşmenin geçici 4. maddesinde, belediye hizmetlerinin sunumu ve halkla iletişimde etkinlik amacıyla yerel dillerin çalışanlara öğretilmesi için eğitim programları düzenlenmesi konusunda prensip anlaşmasına varılmıştı.

Belediye ve sendika şubesine, Genel-İş Genel Başkanı Mahmut Seren ve Toplu Sözleşme Daire Başkanı İsmail Özhamarat imzasıyla gönderilen yazıda Diyarbakır sendika şubesine verilen yetkinin tüzel kişiliği bulunmadığı, alınan kararların Genel Merkezi bağladığı bildirildi. Sözleşmede "anadil" maddesini içeren Ek Geçici 4. maddenin çıkartılması, aksi halde bu sözleşmenin yetkisiz kılınacağı belirtildi.

Kayapınar Belediyesi tarafından konuyla ilgili Fırat Haber Ajansı'na yapılan açıklamada dil eğitiminin işçilerden gelen talep üzerine, yerel dillerin öğrenilmesi konusunda yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde sözleşmeye konulduğu belirtildi.

DİSK'in şovenizm temeliyle iptal etmek istediği toplusözleşmede işçilere sağlık ve işgüvenliği eğitimleri verilmesi, okul çağına gelmiş kız çocuklarını okula göndermeyen işçilere öğrenim yardımı verilmemesi, eşine ve çocuklarına karşı sorumluluğunu yerine getirmeyerek şiddet uygulayan işçilerin maaşının yüzde 50'sinin eşine verimesi, işçilere Nisan ayı sonunda 1 Mayıs ödemesi yapılması gibi maddeler bulunuyor.

Yine bu toplusözleşmeyle aynı tarihte Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şubesi ile Kayapınar, Bağlar, Yenişehir ve Sur belediyeleri arasında imzalanan toplusözleşmelerde de çalışanlara "yerel dil eğitimi verilmesi" hükme bağlanmıştı.

Çürüyen Düzen Çürütür
Çürüyen düzen çürütüyor. (...) Sömüren ve ezenlerimizin bir, sorun ve taleplerimizin ortak olduğu Kürt halkına, komşu emekçi halklara düşmanlaştırıyor; onlar üzerine düzenlenen kanlı seferlerin destekçisi değilse bile, seyircisi olmamıza yol açıyor. Kendi sınıfsal taleplerimize yabancılaşırken, demokratik taleplerini savunanlara karşı düzenlediği linç ayinlerinin katılımcısı, seyircisi olmamızı istiyor.

"Kölece Çalışmaya Kölece Yaşamaya Hayır" kampanyası, aynı zamanda kendimize karşı mücadeledir! İçimizdeki gerici, şoven, tasfiyeci, çürütücü, akım ve tutumlara karşı mücadelenin yükseltilmesidir. Çürüyen sınıfın işçi sınıfı içindeki bu etkilerine karşı, bunları kazıyıp saflarımızından atmadan, ne onurumuzu koruyabiliriz, ne de emeğimizi koruyabiliriz.

Kölece Çalışmaya Kölece Yaşamaya Hayır!
Kampanya Dizisi - 1
Kasım 2006