14:40 Avukatlar ve aynı anda gözaltına alınan diğer kişiler serbest bırakıldı
14:40
Dün gece saat 22:30'dan yaklaşık 1 saat öncesine kadar devam eden mahkemede tüm gözaltıların serbet bırakılmasına karar verildi. Çeşitli illerden gelen yaklaşık yüz avukatın da hazır bulunduğu mahkemede baı kişilere yurtdışı yasağı getirildi.
***
Rejimin hemen tüm toplumsal dinamiklere gözdağı verme, sindirme operasyonlarının bir parçası olarak önceki gün İstanbul'un 16 ilçesinde pekçok eve yapılan polis baskınlarında aralarında Özgür Hukuçular Derneği'nden dokuz avukatın da bulunduğu otuz kişi gözaltına alınmıştı.
Dün savcılık otuz kişiden avukatlar Mustafa Rüzgar, İrfan Arasan ile HDP üyeleri Ahmep Kapçan ile İlkin Bulut için adli kontrol şartı getirilmesine, yedisi avukat yirmi altı kişinin ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine karar vermişti.
Tutuklanma talebiyle mahkemeye sevkedilen Özgürlükçü Hukukçuklar Derneği (ÖHD) üyesi avukatlar Ayşe Acinikli, Ayşe Başar, Mustafa Rüzgar, İrfan Arasan, Şefik Çelik, Adem Çalışcı, Ramazan Demir, Hüseyin Boğatekin ve Tamer Doğan'ın dün sevkedildikleri Çağlayan Adliyesi'nde savunmaları on küsür saattir devam ediyor.
ÖHD ve ÇHD üyesi çok sayıda avukat ile farklı kentlerden gelen Baro Başkanları, gözaltındaki meslektaşlarının savunmalarını üstlendi. Van Barosu Başkanı Av. Murat Timur, 15 baro adına ortak savunma yapıyor.
Gece boyunca süren mahkeme boyunca haklarındaki iddialara yanıt veren ÖHD üyesi avukatlar şunları söyledi:
Av. Ramazan Demir: Bizim her hafta yaptığımız maç sohbetlerini şifre olarak kabul edip molotoflu, bilyeli eylem olarak sordular. AİHM'e Sur, Cizre için yaptığımız başvurular devleti rahatsız etti. Serbest kalma talebim yok. Cezaevi ile terbiye olmayacağız. Bize isnat edilen suçlamalar bizim için şereftir, yüz akıdır. Allah herkese bunu nasip etsin. Müvekkil ifadeleri için saatlerce odasında kaldığımız savcı gözümün içine baka baka hakkımda soruşturma yürütmüş. KCK ile ilgili davalara ilişkin avukatlık faaliyetlerimiz soruldu. Doğrudur. Yine olsa yine yaparım. Bana emniyette sorulan sorulardan biri Gezi'deki yaralılarla ilgili yaptığımız avukatlık faaliyeti. Yine olsa yine yaparım.
Av. Adem Çalışçı: Biz paylaşımlarımızın arkasındayız. Ben müvekkilimin açlık grevinin 65. gününde olduğunu yazdığım paylaşımın arkasındayım. Açlık grevleri eylemlerini desteklemişiz diye soruluyor. Biz hukukçu olarak onlara saygı duyduğumuz için gittik.
Av. Tamer Doğan: Bu bir politik davadır. O nedenle politik bir savunma yapacağım. Facebook'umda sahiplendiğim her şey var. Şu anki profil resmim "Cizre'ye ses ver". Tepesinde de "Umut Zafer'den yeğdir" yazıyor. Biz mağdur edebiyatı yapmıyoruz. Biz yaptığımız her şeyi sahipleniriz. Bize ayak takımı diyorlar. Evet biz ayak takımıyız, biz çapulcuyuz hem de birkaç kişi değil. Yeryüzündeki bütün lanetli olanları, öteki olanları savunmayı görev bilirim. Kendimi aklamaya çalışmıyorum. Bunları niye söylüyorum. Daha çok şey yaptığımı göstermek için anlatıyorum. Biz devrimci avukatlar olarak her şeyin tutanaklara geçmesini önemseriz. Çünkü tarih bunları ortaya çıkaracak. Tayyip Erdoğan bunu istedi. Bu dönemin kurbanı Hüseyin Boğatekin'dir. Her dönemin kurbanı vardır. Biz savcılara, hakimlere çok onaylamasak da burjuva hukukunu hatırlatıyoruz. Saraydan hukuk beklemiyoruz.
Av. Ayşe Acinikli: Ben Kürtlerin, devrimcilerin avukatlığını yaptım. Burada olmamın nedeni de budur. O dönem bu dosyayı oluşturan kişiler delil yaratma suçlarından yargılanıyorlar şu an.
Av. Hüseyin Boğatekin: Faşizm kötüdür deyip savunmamı bitirecektim ama buradaki dostlarımı görünce vazgeçtim. Avukatların tutuklanması ilk değil, onlar zindanlara atılırken biz çok şey öğrendik. Evimin basıldığı gece Kürtçe konuştuğu için katledilen bir gencin dosyasına çalışıyordum. Hedef haline getirildim. Tahir Elçi gibi naif bir insan öldürüldü. Benim başıma da gelebilir. Benim bir diğer ve en önemli kimliğim ÖHD'dir. Avukatlık mesleğine adım attığım yerdir. Buraya getirilmiş olmam, bir uslandırma aracıdır. Asla ve asla uslanmayacağım.
13 saat devam eden duruşmaya 20 dakika ara verildi.
Gözaltındaki avukatların savunmalarının ardından avukatlarının savunmalarına geçildi. Söz alan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, yargılanan avukatların hepsinin geçmişte kendisinin yargılandığı davada kendi avukatlığını yaptığını hatırlatarak, "Cemaat kadroları eksiksiz komplo kurarlardı. Şimdiki ekip toplama bir ekip ve beceriksiz. Burada bulunan avukatların hepsi benim avukatlığımı yaptı. 4 kuşağın hepsi burada" dedi.
Avukat Özgür Erol ise, soruşturmanın hukuki değil siyasi olduğunu belirterek, "Hukuk usule mi dayanır konjonktüre mi dayanır?" diye sordu.
Avukat Nazan Yaman da soruşturmada kısıtlama kararı olmasına rağmen yandaş basında soruşturmanın ayrıntılarına dair asılsız iddiaların haberleştirildiğine dikkat çekerek, "Biz avukatlar birçok şeyi bilmezken basın nereden biliyor. O zaman kısıtlama kararı sadece bizler için vardır demek" dedi.
Van Baro Başkanı avukat Murat Timur ise 15 baro başkanı adına savunma yapıyor.