İstiklal'deki canlı bomba saldırısına dair açıklama yapa(mayan) hükumet temsilcileri sadece IŞİD demediler!
Taksim İstiklal Caddesi'nde IŞİD'in yaptığı netleşen canlı bomba saldırısı sonrasında güvenlik zirvesi toplayan hükümetten zirveye ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.
Bunun yerine Başbakan Davutoğlu yazılı açıklamayla, hükümetin kirli işlerinin baş aktörlerinden Yalçın Erdoğan Twitter hesabından açıklamalar yaptılar!
En son da Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ile Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu yaptıkları açıklamalarla her zamanki teraneleri tekrarlayarak kaos ve toplumsal krizi derinleştiren politikaları sürdürmekteki ısrarlarını yinelemiş oldular.
Tüm açıklamalardan sırıtansa rejimin artık gırtlağını da aşan derin bir krizle cebelleştiğini ele veren bir riyakarlık ve tam da bu kriz nedeniyle saldırganlık kokuyor.
Akdoğan her zamanki gibi Kürt ve HDP düşmanlığı kusan mesajında;
Terör insanlık değerlerini öldürür, masum sivilleri katletmek, insanlığa savaş açmaktır. Terörün her türlüsünü lanetliyorum. Eli kanlı terör örgütüne sırtını dayayan HDP Eşbaşkanı’nın, Sayın Cumhurbaşkan’ımıza densiz sözlerle saldırması, ellerine bulaşan kanı temizlemez.
diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışırken bile belden aşağı vuruşlar yapmayı ihmal etmeyen o ahlaki sınırlarını bir kez daha gösterdi.
Davutoğlu ise saldırıdan yaklaşık 8 saat sonra yaptığı yazılı açıklamada yine ne dediği belli olmayan cümleler sarfetti, kendi kirli politikalarının doğruluğuna vurgu yaparak aynı yolda devam etmekteki kararlılıklarının altını çizdi:
Her türlü ihanet odağını lanetliyorum. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürdürülüyor. Olay en kısa zamanda aydınlatılacak. Kurbanlar arasında birçok ülke vatandaşı var. Bu olay tavrımızın ne kadar doğru olduğunu gösterdi
Hükümet cephesinden gelen bu açıklamalar içinde belki de en hayret vericilerden biri Sağlık Bakanlığı yapan Müezzinoğlu'nun ölen ve yaralananlar için sarfettiği “Yabancı ama onlar da insan sonuçta” mealindeki açıklaması oldu.
Patlamanın hemen akabinde bulunduğu bir toplantıdan biraz da sırıtarak “bombalar patlasa da biz duble yollar yapmaya devam edeceğiz” şeklinde özetleyebileceğimiz açıklamalarıyla dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş akşam saatlerinde yaptığı açıklamalarda da “milli” kavramının bol bol kullanıldığı laf salatası arasında şunları söyledi:
Hayır, ne yaparlarsa yapsınlar, teröre alışmayacağız. Terör karşısında kanıksamayacağız, geri adım atmayacağız. İnşallah yollarda, çarşılarda, pazarlarda günlük hayatımızı devam ettireceğiz.
Sanki daha yeni kendileri “buna alışmak zorundayız”dememiş gibi! Kurtulmuş devamında riyakarlığını şu sözlerle sürdürdü;
Terörle mücadele milli bir sorumluluktur, milli dayanışmayı, birlik ve beraberlik içerisinde hep beraber karşı çıkmayı gerektirir. Bunu yaparken de amasız, fakatsız, tereddüt etmeden, herkesi, bu şiddet olaylarına, terör olaylarına, sadece terörü yapan kişilere değil onlara bunları yaptıran bütün karanlık odaklara karşı da yekvücut durmaya, tek bir yumruk halinde olmaya davet ediyoruz.
Bütün partilere, özellikle demokrasi karşısında sınav veren HDP’ye bir kere daha buradan çağrıda bulunuyorum. Gün bugündür. Terör örgütünün arkasındaki mahiyet tam manasıyla ortaya çıkmadan, hemen, derhal, hiçbir şekilde ‘ama, fakat’ demeden bu terörü yapan katilleri, canileri, hainleri ve arkasındaki karanlık odakları telin edin, lanetleyin, görüşünüzü ortaya koyun.
HDP'ye omuz atan bu zat, onu “demokrasi sınavı veren bir güç” olarak kodlayıp, her zamanki sinsi duruşuyla mesela IŞİD'e dair tek bir kelime etmeden gerçeği bambaşka bir içerikle sunma sahtekarlığını sürdürdü.
Çavuşoğlu da İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile Dışişleri konutunda yaptığı basın açıklaması sırasında saldırıya değindi.
Başsağlığı ve şifa dileyen Çavuşoğlu “Terör bir kez daha çirkin ve kalleş yüzünü gösterdi, sivil insanları hedef aldı. Terörle mücadelemiz içte ve dışta devam edecek. Başta Avrupa olmak üzere tüm dünyadan da beklentimiz budur” diyerek bu kirli ve kanlı politikalarına devam etmekteki kararlılıklarının altını çizdi.