Diyanet=militarizm ve...

Diyanet'in Çocuk Dergisi'nin Nisan sayısındaki çizimlerde çocuklara bile militarizm zehri içiriliyor!

GÜNCEL
Pazartesi, 28 Mart 2016 (10 yıl 6 ay önce)

“Babanın kızına şehvet duymasını” bile meşrulaştıracak kadar çürümüş açıklamalara imza atan Diyanet İşleri Başkanlığı şimdi de cihatçı, kirli savaş neferi çocuklar yetiştirme çabası içinde!



 



Diyanet’in süreli yayınlarından Çocuk Dergisi’nin Nisan sayısındaki çizimlerde ebeveynlerle çocuklar arasındaki ibretlik diyaloglar, bu kurumun gelinen noktada nasıl bir rol oynadığını da bir kez daha ortaya koyuyor.  “Ne güzel şehit olmak” diyen babaya çocuk, “Şehit olmak hiç istenir mi?” diyor çocuk. Baba da bu soruya “İstenir tabii ki yavrum, kim cenneti kazanmak istemez ki!” yanıtı veriyor. “Şehit olan cennette o kadar mutlu olur ki on defa şehit olmak ister”, “Şehitler düşündüğün gibi acı çekmezler”, “Keşke ben de şehit olabilsem” gibi ifadelerin kullanıldığı çizimlerde Türk bayraklarıyla donatılmış bir “şehitliğe” de yer veriliyor.



 





 



İçerde dışarda savaş borazanlığı yapan, Kürt halkına karşı akıl almaz bir vahşet estiren burjuva iktidar bloku bu savaş iklimini süreklileştirme derdinde. Kadınlara bile gönüllü askerlik çağrısı yapacak kadar militarist bir gözü dönmüşlükle hareket ediyor.



 



Tam da böylesi bir atmosferde böyle bir dergide bu içerikte çizimlerin yer alması rejimin amaç ve stratejilerini olduğu kadar, Diyanet denilen kurumun misyonunu da açıkça ortaya koyuyor: Rejim tüm toplumu militarist-gerici-saldırgan-ırkçı bir ideolojiyle özümsemek istiyor, Diyanet de bunun ileri cephelerinden birini oluşturuyor.



 



Birkaç bakanlık bütçesi kadar büyük bir bütçeye sahip olan Diyanet’in toplumsal yaşamın dinsel ideoloji temelinde yeniden örgütlenmesinde aktif ve geniş bir çalışma yürüttüğünü biliyoruz. Fakat bu kurum son zamanlarda daha aleni bir siyasal tutum takınmaktadır. Çocuklar için çıkarılan dergide bile ırkçılık-yayılmacılık temelinde yürütülen bir savaşta ölmeyi kutlalaştırmaya girişiyor.



 



Bu yaklaşım aynı zamanda gerek rejimin gerekse onun stratejilerinin toplumsal yaşama özümsetilmesinde kullanılan tüm araçlarının nasıl bir saldırganlıkla kuşandıklarının açık ifadesidir.



 



Böyle olduğu kadar da uyarıcıdır. IŞİD ideolojisinin aleni propagandası olan bu çizimler, onu Kürt düşmanlığı ve korkusuyla içerik kazanmış bir savaşa tercüme ediyor. Önümüzdeki günlerin hangi nitelikte seyredeceğini gösterircesine...