Davutoğlu 'korkmuyor(muş)'!

Bugün Diyarbakır'a gidip Ulucami'de namaz kılan Davutoğlu en çok korkmadığından bahsetti!

GÜNCEL
Cuma, 1 Nisan 2016 (10 yıl 6 ay önce)

Davutoğlu bugün o derin politikalarla yerle bir edilen Sur'a gitti. Özel uçak 'ANA'yla saat 11:00'de Diyarbakır havalanına inen Davutoğlu için kentin pekçok noktası adeta kapatıldı.





 



Onlarca insanın katledildiği; evlerin, tarihi mekanların tahrip edildiği; 5 mahallesinde sokağa çıkma yasağının halen devam ettiği Sur'daki Ulucami'de namaz kılabildi! “Kılabildi” ama, tüm bir bölgenin zırhlı araçlar, keskin nişancılarla tutulması; geçiş güzergahında bulunan Suriçi Gazi Caddesi'nin polis bariyerleriyle çevrelenmesi; yasağın olmadığı mahallelerin sokak girişlerinde bile polis noktalarının oluşturulması pahasına...



 







 



Davutoğlu Diyarbakır'a ve namaz kılma hayali kurduğu Ulucami'ye tıpkı işgalci bir devletin başbakanı gibi girebildi. Başka bir ülkeyi şimdi fethetmişçesine konuşan Davutoğlu, tüm olup bitenlerden sonra Diyarbakır'ı ne kadar çok sevdiğinden dem vurdu.



 





Dil ağrıyan dişe gider misali de sık sık “korkmadığını” dahası Diyarbakır'da ölmek istediği anlamına gelen sözler sarfetti. Üstüne bir de cihada gidiyormuş gibi tekbir çekebildi! 



 



Namazdan sonra Hasanpaşa Hanı'na geçerek nutuk çeken Davutoğlu, boynuna attığı puşiyle ve sinevizyon eşliğinde yakıp yıktıkları Sur'u Toledo'ya nasıl dönüştüreceklerini o soğukkanlı yalancılığıyla sıraladı.



 





 



Hasanpaşa esnafının tablalarını bırakarak dışarı çıkarıldığı, içeride sadece isimleri kayıt altına alınmış 250 kişinin alındığı handan karikatürlük bir fetih nutku çekti: “Sur'da işgalciler, gecekonducular bile açıkta bırakılmayacak(mış)!”, “Hiçbir yapının yüksekliği Ulucami'nin yüksekliğini aşmayacak(mış)!”, “Yıkılan surlar aslına uygun olarak yapılacak(mış)!”, “Binaların ve surların yapımında Diyarbakır'a has basalt taşıyla yapılacak(mış)!”, “Her şey 2012'de kabul edilen UNESKO planına göe olacak(mış)!”, “Alipaşa ve Lalebey örnek Diyarbakır mahalleleri olacak(mış)!”, “Kurşunlu Camii aslında uygun olarak restore edilecek(miş)”, “Esnafa düşük faizli krediler dağıtılacak(mış)!”, vs. vs bir yalanlar zincirini ardı ardına dizdi.



 







 



“Allah'a burada dua ediyorum, canımı alacaksa burada, Diyarbakır'da alsın, ama bize geri adım attıramayacaklar” diye tehditler savurmayı ihmal etmezken bile korkularını ve aslında Kürt halkını ezemedikleri itiraflarını da dile getirmiş oldu!.