Pazar, 12 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)
Adana'da 2 inşaat işçisi, üzerinde çalıştıkları asansörün düşmesi sonucu yere çakılarak can verdi.
Cinayet, Belediye Evleri Mahallesi İMKB İlköğretim Okulu yakınındaki 6 katlı inşaatın 4. katına iş asansörü ile malzeme taşıyan 28 yaşındaki Tahsin Acar ile 37 yaşındaki Şahin Oruç'un asansörün halatının kopması sonucu asansörle birlikte düşmesiyle meydana geldi.
Tahsin ve Şahin, yük asansörüyle çekilen inşaat malzemelerini alacakları sırada, çelik halatın bağlı olduğu demir borular yerinden çıktı.
Bu sırada, işçiler dengelerini korumak için bir elleriyle tuttukları demir boru ve içinde inşaat malzemesi bulunan asansör tablasıyla birlikte yere düştüler.
Olay yerinde hayatını kaybeden Acar ve Oruç'un yakınları sinir krizleri geçirdi. 3 çocuk babası Şahin Uruç’un, bir süre önce çalıştığı fabrikadan kovulması üzerine inşaatlarda çalışmaya başladığı öğrenildi.
Türkiye'de meydana gelen iş cinayetlerinin yüzde 44'ü inşaatlarda gerçekleşiyor. İşçilerin halatla çalışması gerekirken, asansörlere bile doğru düzgün halat takılmıyor.
KÖLECE ÇALIŞMAYA KÖLECE YAŞAMAYA HAYIR!
"Köleyiz biz, köle! İnsan değiliz!" tepkisiyle birlikte,
"İnsanca yaşamak istiyoruz!" talebi, hemen tüm işliklerden, emekçi semtlerinden yükseliyor.
Tersanelerde, daha dün sınıf kardeşlerimizin düşüp öldüğü iskelelere, yine hiçbir güvenlik önlemi alınmadan çıkıyorsak... Grizu patlaması sonucunda yitirdiğimiz sınıf kardeşlerimizin daha cesetleri çıkarılmadan o dipsiz maden kuyularına iniyorsak... Geçim sorunu emekçi ailesinin varlık yokluk sorunu haline geldikçe, oyuna ve eğitime hasret çocuklarımızı köle pazarına sürüp, köle tüccarı haline geliyorsak... Dibe bastırılan asgari ücret, bırakalım işçi ailesini, işçinin kendisini bile yaşatmaya yetme diğinden, sonu gelmeyen fazla mesailere gönüllü yazılıyorsak... İşimizi kaybetmemek için, onurumuz başta gelecek şekilde, her şeyden vazgeçiyorsak... Tüm toplumsal sorun ve ihtiyaçlara körleşmiş; sadece yemek, uyumak ve sömürülmek için yaşıyorsak... İşsizlik ve yoksulluğun artması nedeniyle, sermayeye bağımlılığımız ve her türlü dayatmasına boyun eğmemiz artıyorsa... Köle değil de neyiz?
Bize köleliği dayatanlara karşı gücümüzü birleştirmek, birlikte mücadele etmek ve taleplerimizi dayatmak için bir kampanya başlatıyoruz:
"Kölece Çalışmaya ve Kölece Yaşamaya Hayır!" kampanyası.
Kampanyamızın içeriğini, emeğin korunması talepleri oluşturuyor. Ücret, çalışma saatleri ve temposu, sigorta, iş güvencesi, işçi sağlığı, dinlenme zamanı, barınma, beslenme, eğitim, ulaşım, iletişim, gelecek güvencesi, idari baskı, terör, taciz, aşağılanma sorunları, sınıf onuru, kolektif sınıf kimliği…
Kampanya Dizisi - 1
Kasım 2006