19:00 Heyet İdil'deki gözlemlerinden sonra ilçeden ayrıldı, Mardin'e dönüyor
19:00
Halk İdil'de asıl saldırının “operasyon bitti” denildikten sonra yaşandığını anlatıyor. Bu saldırılarda yanıcı madde kullanıldığını, beyaz eşya namına bir şeyin kalmadığını evlerin içine girdiğinizde net bir şekilde görüyorsunuz.
İdil'de yaşayanlar da diğer Cizre, Silopi ve diğer yerlerdeki halk gibi burayı terketmiyor. “Öleceksek burada öleceğiz. Evimizi, toprağımızı, geleceğimizi teslim etmiyoruz. Gelsin öldürsünler, korkmuyoruz” diyorlar.
Heyet İdil sokaklarını harabeye dönen evleri ve bu evlerde yaşamaya çalışanlarla sohbet ettiği sırada tepesine Türk bayrağı asmış bir akrep dolaşarak, tam karşılarında konuşlandı. Sadece bu olay bile İdillilerin her gün neler yaşadıklarını anlamak için kafi.
Duvar yazılarıysa din ve Türk ırkçılığının nasıl içiçe geçirildiğinin, buradaki cellatların estirdikleri vahşeti hangi ideolojik motivasyonla gerçekleştirdiklerinin ifadesi adeta.
Heyet İdil'den ayrıldı. Keza saat 19:00'dan sonra sokağa çıkma yasağı başlıyor.
18:00
Heyet, İdil Belediye binasındaki görüşmelerden sonra abluka döneminde top atışlarına tutularak yerle bir edilen Yenimahalle'ye geçti. Burası da tıpkı Cizre gibi ağır bir savaştan çıkmış sanki. Binalar çökmüş, evlerin içi talan edilmiş, eşyalara bilinçli olarak zarar verilerek kullanılmaz hale getirilmiş... Duvarlara yazılan ırkçı-kafatasçı sloganlar ise "saldırganların" nasıl bir ruh hali içinde olduklarıın ifadesi. İdil/Yenimahalle'ye ilişkin fotoğraflar her şeyi anlatıyor:





17:25
Heyet adına İdillilere “Buradaki yıkımları görmek, sizinle dayanışmak için geldik” denildi. İdil halkı adına da şunlar söylendi:
Bu halk '90'ları 12 Eylül'leri yaşadı, birçok saldırıları gördü. Ama bu sefer bir vahset yaşadı. Sadece İdil'de değil Kürdistan'ın her bölgesinde yaşandı bu vahşet. Hiçbir yere çıkamıyorduk. Obüs sesleri, bomba sesleri geldikçe biliyorduk ki bir yerleri bombalıyorlar ve her bomba sesi geldiğinde içimizden birileri katlediliyordu biliyorduk. Bu bizim canımızı öyle yakıyordu ki... Öldürüyor, katliam yapıyorlar, ama bir şey yapamıyoruz.
44 gün yaşadığımız bu vahşet sonunda operasyonlar bitti denildi. Ama evlerde perdelerimizi bile açamıyorduk. Operasyon bitti denildi ama, dışarı çıkarıyorsunuz -nasıl bir madde kullandiysalar- yerdeki halı yanmamış ama ev yerle bir olmuş! Özellikle “operasyonlar bitti” denildiktan sonraki 24 gün içinde bölgeyi yakıp yıktılar.

Bu neydi?
Hani operasyon bitmişti?
Bunun adı “Saray'a biat etmezseniz sizi yok ederiz” demektir. İş makinelerine, ev araçlarımıza el konuyor, Elimizde gıda stokumuz var, dağıttırmıyorlar. Bizim açımızdan tüm bunları unutturan, bizi sevindiren şey ise iki halkın birbiriyle dayanışması.
Devlet buraya geldiğinde ilk işi mahalle içinde bulunan çeşmeleri tahrip etmek oldu, İdil'de bulunan kiliseyi talan ettiler. Kapılarını baltalarla kırdılar. Evi yerle bir edilen bir aile barınmak için çadır kurdu. Çadırı polisler bıçaklarla paramparça ederek söktüler. Neymiş çadır kirlilik yapıyormuş. Biz yılmadık, yıkılmadık. Diz çökmedik, çökmeyeceğiz. Hele ki iki halk birbirine sarılırsa Saray baskısı hükümsüzdür.
denildi.
16:55
Heyet İdil girişinde yapılan kimlik kontrolünden sonra ilçeye girdi. İdil Belediyesi'nde İdillilerle bir araya geldi. İdil halkı yaşanan zulmün boyutlarını anlatıyor.
15:45
Cizre'deki gözlemlerini tamamlayan heyet, İdil'e doğru yola çıktı.
15.25
Bodrumlardan sonra Belediye Başkanı Abdullah Cemal’in evine gidildi. Birçok aile buraya geldi ve sorunlarını getirdi. Buradaki konuşmaların ardından Sur Mahallesi’nde bulunan meclis üyesi Abdulhamit Foça’nın evi ziyaret edildi.

Kriz masası adına yapılan konuşmada “ Cizre ağır yaralıdır ama ölüm döşeğinde değildir, ayağa kalmasını bilecektir. Bu devlete asla boyun eğmeyecektir. Mehmet Tunç “diz çökmeyeceğiz!” derken bunu kastetmiştir. Abdülamit ipek yolunda kurşunlanarak katledildi. Yiğit bir arkadaşımızdı” denildi. Heyet adına da konuşma yapılarak direnişi batıda da büyütmek ve dayanışma için de olmak için buraya gelindiği ifade edildi.

15.10
Kırk gün boyunca bombalamanın devam ettiği Cizre’de devletin katliam yaptığı birinci bodrum gidildi. Burası Mehmet Tunç’un gazetelere anlık bilgi aktardığı bodrum katı. Bu bodrumlar yaralıların tedavi edildiği revirler olarak kullanılıyordu. Burada yaralıların olduğunu bilen devletin özellikle bombaladığı da oradakiler tarafından ifade edildi.




15.00
Cizre’ye giren heyet Cizre Belediye’sini ziyaret etti. Burada kriz masasından bilgi verildi. Cizre halkının yıkılan evlerini kendilerine gönderilen yardımlarla, desteklerle yapmaya çalıştığı ifade edildi ve dayanışmanın önemine dikkat çekildi.
Burada yapılan konuşmaların ardından Mehmet Tunç’un taziyesine gidildi. Burada Alınteri adına da bir konuşma yapıldı. Konuşmada: “Cizre’ye birçok kez geldik ve Mehmet Tunç ile bu gelişlerimizde sohbetlerimiz oldu. O zaman Mehmet Tunç, Batı'da mücadele edenlere selam göndermişti. Bu sefer biz Mehmet Tunç ve onunla birlikte diz çökmeyeceğiz diyerek direniş destanı yazan Kürt halkına selam getirdik.“ denildi. Kürt halkının direnişinin işçi direnişlerine taşınmaya çalışıldığı ifade edilerek, kurtuluşun işçi ve emekçiler olarak Kürt halkıyla birlikte mücadele etmeye bağlı olduğu söylendi.

Cizre’deki ziyaret devletin yoğun baskısı ve yakın takibi altında sürüyor. Mehmet Tunç’un ailesinin bulunduğu sokakta akrepler dolaşıyor.


14.11
Heyet Cizre girişinde birkez daha durduruldu. Polis, Cizre Belediyesi’ne kadar polis eşliğinde gidilebileceğini, ziyaretlerin yapılabileceğini ama basın açıklamasına izin verilmeyeceğini söylüyor.
12.20
Heyet İdil girişine ulaştı. Burda kimlik kontrolü ardından ikinci defa durdurulan araçlarda GBT kontrolü ve üst araması yapıldı. Polis noktasında çok sayıda akrep ve gözaltı aracının yanı sıra “Osmanlı Şehitleri Ölmez” yazılamalarının olduğu beton bariyerler dikkat çekiyor. Ayrıca harfiyat kamyonlarının yoğun giriş çıkışı da dikkat çeken bir diğer nokta..

***
HDP'nin çağrısıyla Cizre'ye gitmek üzere Mardin'e ulaşan heyet, bugün sabah saat 09:00'da yola çıktı. HDP Mardin İl Örgütü tarafından ağırlanan heyette; HDP ve HDK temsilcilerinin yanısıra Alinteri, DHF, ESP, SYKP, SGDF, EMEP, DİP, Mücadele Birliği, SODAP, Kaldıraç, Partizan, LGBT gibi devrimci, demokrat ve ilerici güçler yer alıyor.
Dünden itibaren Mardin'e ulaşan katılımcılar, Cizre'de estirilen ve şimdi zihinlerden kazınılacağı düşünülen vahşete bir kez daha tanıklık edecekler. Cizre halkının yaşadıklarını dinleyecek, nelere ihtiyaçları olduğunu yerinde görecek. Heyet, akşam saatlerinde Mardin'de bir toplantı yaparak ziyaretin amacı ve hedefleri konusunda sohbet etti.
HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım'ın da eşlik ettiği heyet Cizre'de şimdi enkazı kazınarak tarihten silineceği düşünülen vahşet bodrumlarını ziyaret edecek. Cizre direnişinde diz çökmek yerine vahşetle katledilmeyi tercih eden direnişçilerin ailelerine taziyede bulunacak. Bombalarla yerle bir edilen mahallelerde ısrarla yaşama tutunan, tüm yokluk ve yoksunluklarına rağmen topraklarını terketmeyen Cizre halkının ihtiyaçlarını, yaşam karşısındanki direngen tutumlarını görecek, hissedecek.
Dönüşte İdil'e de geçmeyi hedefleyen heyet, akşam saat 19:30'da Mardin'e dönecek.
Heyet Cizre'ye doğru yol alıyor...