Ankara Katliamı'ndan haberi olan devletin Taksim Saldırısı'ndan da haberdar olduğu ortaya çıktı
İŞİD'in Diyarbakır, Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirdiği katliamların hepsinden devletin haberdar olduğu artık sadece tahmin değil, belgelerle kanıtlanmış bir gerçek. 10 Ekim Katliamı'yla ilgili hazırlanan müfettiş raporona dair Cumhuriyet'ten Kemal Göktaş ve Evrensel'den Cem Gurbetoğlu ile Tamer Arda Erşin'in yaptığı haberler devletin katliama ilişkin sayısız istihbarat bilgisine hatta ayrıntılı bilgisine sahip olduğunu açıkça gösteriyor.
Raporu haberleştiren gazetecilerle ilgili soruşturma açan devlet, bu gerçeğin sadece belirli boyutlarıyla açığa çıkmış olmasına bile tahammül edemediğini açıkça gösterdi.
19 Mart Taksim saldırısı da biliniyordu!
Cumhuriyet'in haberine göre, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı, 19 Mart günü İstiklal Caddesi üzerinde gerçekleştirilen ve dört kişinin yaşamını yitirdiği, otuz altı kişinin de yaralandığı katliam saldırısından haberdardı.
İŞİD'in 3 saldırı ekibi ve planları içerikli uyarı
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 10 Mart 2016'da 81 il emniyetine gönderdiği "gizli" ibareli bilgi notunda, DAİŞ çetesinin bombalı saldırılar gerçekleştirmek için oluşturduğu üç grup hakkında kişi isimlerinin de bulunduğu bilgiler yer aldı. Belgeyle emniyet birimleri, DAİŞ hücrelerinin, Antep'teki Birleşmiş Milletler Ofisi, Kürt esnafların işyerleri, emniyete ait binalar, İncirlik'teki ABD üssü ile Antalya, İstanbul veya Ankara'da turistlerin olduğu bölgelerde büyük saldırılar yapmayı planladığı konusunda uyarıldı.
Yazıda, IŞİD'in Türkiye kentlerinde planladığı büyük saldırıları gerçekleştirmesi muhtemel kişilerin fotoğrafları ve kimlik bilgileri de paylaşıldı.
Emniyet'in gönderdiği uyarı yazısından 9 gün sonra İstanbul'da İstiklal Caddesi üzerinde turistleri hedef alan bombalı katliam saldırısı gerçekleştirildi.
Gazetecilere soruşturma!
Katlimalara adeta göz yuman devlet onlara ilişkin haber yapan gazetecilerle ilgili soruşturma açmakta son derece mahir. Ankara Katliamı'yla ilgili müfettiş raporunu kamuoyuna taşıyan gazeteciler hakkında "terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef gösterdikleri" ve gizli belgeleri yayınladıkları iddia edildi. Savcılığın Ankara TMŞ'ye gönderdiği talimat yazısında, haberlerde "Vali, Cumhuriyet Savcısı, Mülkiye ve Polis Başmüfettişleri ile emniyet personelinin isimlerinin yazılması" hedef gösterme olarak lanse edildi.
İŞİD'in tatikçilerini, organizatörlerini hızla salıverenler hakkında soruşturma açılan gazetecilerin ve yayından sorumlu kişilerin kimlik ve adreslerinin tespiti ile 'şüpheli' olarak ifadelerinin alınmasını istediler. Savcılık yazısında 'şüphelilerin serbest bırakılmadan önce Cumhuriyet Başsavcılığından talimat alınması ve hazırlanacak evrakın başsavcılığa gönderilmesi' gibi bir talebin yer alması “pes artık” dışında söz bırakmıyor.