Orduya yasal yetki ve güvence!

Orduya gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği tüm katliamlar için sınırsız yetki ve tam güvence veriliyor

GÜNCEL
Perşembe, 21 Nisan 2016 (10 yıl 6 ay önce)

CNN Türk'te malumun ilanı niteliğinde bir haber yayınlandı. Genelkurmay-İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık, Kürdistan'daki dizginsiz devlet terörünün yürütülmesinde orduyu tam yetkili kılacak ve tüm icraatlerine sınırsız koruma sağlayacak yasal bir düzenleme üzerinde çalışıyorlarmış. 



 



Zaten böyleydi!



Kürdistan'daki vahşi devlet terörünün uygulayıcılarından biri olan ordunun aynı zamanda tüm operasyonların yönetim ve karar süreçlerinde de esas sözü söyleyen aktör olduğu biliniyordu. Sur'da, Cizre'de, Nusaybin'de, Gever ve diğer yerlerde yürütülen “çökertme planının”, devletin mülki amirlikleri, bakanlıkları ve hatta başbakanlığının bile devre dışı bırakılacak şekilde, doğrudan Genelkurmay kararagahında planlanıp, yürütüldüğüne dair sayısız emare sözkonusuydu.



 



CNN Türk'e yansıyan haber bu fiili durumun şimdi yasal bir çerçeveye kavuşturularak rejim içi dengeleri de değiştirecek bir nitelik kazanacağını gösteriyor. 



 



Sınır ötesinde olduğu gibi



Habere göre TSK, tıpkı sınır ötesi tezkerelerinde olduğu gibi Kürdistan'daki savaşta da özel olarak yetkilendirilecek. Ayrıca estirdiği vahşet nedeniyle hiçbir askerin yargılanması sözkonusu olmayacak. Olsa bile bu ilgili bakanın onayına bağlı olacak. 



 



Sınırsız yetki



Yasal düzenlemenin bir ayağını yürütülen savaşta askere sınırsız yetki verilmesi. Aynı sınır ötesi tezkelerinde olduğu gibi yetkilendirmenin süresi, hangi bölgelerde geçerli olacağı yeri ve hangi yöntemleri kapsayacağı ayrıca düzenlenecek.



 



Yasa metnine, "Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulu'nun kararı, Başbakan'ın direktifi ile terör tehditi ile karşı karşıya kalınan (belirlenecek) bölgelerde, (belirlenecek) yöntemlerle, (belirlenecek) sürede mücadele yapmaya yetkilidir" ifadesinin konulması planlanıyor. 



 



Sözümona bu yetki siyasi otorite tarafından istendiği anda sona erdirilebilecek. 



 



Sınırsız güvence!



Düzenlemenin diğer boyutu ise güvence. Yasa metninde, asker Kürt halkına her şeyi yapacak ama işlediği suçlar hiçbir şekilde yargılanmayacak. İlerleyen yıllarda görevi sebebiyle suçlanabilecek askerlerin yargılanabilmesi için soruşturma izni, Milli Savunma Bakanı veya İçişleri Bakanı onayına bağlanacak. Burada da amaç, "Askerin yalan beyanlarla yargılanmasının önüne geçmek" olarak özetleniyor. 



 



Rejimin adını siz koyun



Şu anda fiilen yaşanan aslında bu. Şimdi bu fiili durum yasal bir çerçeveye kavuşturulmuş olacak. Yeni iktidar blokunu oluşturan güçler, gerek bölgede gerekse Kürdistan'da tarihsel korkuları olan Kürt sorunu konusunda kirli bir ittifakla hareket etmekteler. Bu aynı zamanda rejimin ezeli-kolektif rüyalarının gerçekleşmesi amacına da dayanmaktadır: Yayılmacılık. 



 



Kısacası rejim Kürt korkusu, düşmanlığı ve yayılmacı hayallerde ortaklaşan bir savaş konsepti üzerinden kendisine yasal bir zemin hazırlıyor. Ergenekon davası “amaaan ne var bunlarda canım” denilerek tamamen "temize" çıkarılıyor, yeni Ergenekon'ların önü sınırsızca açılıyor.



 



Bölge'den ve Kürdistan'dan yükselen yangın bu cepheyi tutuşturmadıkça kirli-kanlı ittifak fütursuz saldırılarını tırmandıracak. Fakat bu ittifakın küçük bir kıvılcım tarafından bile hızla sarsılacak kadar derme çatma olduğunu da biliyoruz.