Yanlış anlamışlar...

TÜSİAD yazılı açıklamayla “(…) tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü” kutlamış!..

GÜNCEL
Cumartesi, 30 Nisan 2016 (10 yıl 5 ay önce)

Duydunuz mu büyük tekelci burjuva patronlar örgütü TÜSİAD Yönetim Kurulu bir yazılı açıklamayla “(…) tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü” kutlamış!..



 



TÜSİAD meseleyi yanlış anlamış!.. Onun kendilerinin başında olduğu vahşi sömürü ağına karşı, işçi sınıfı ve emekçilerin ‘birlik, mücadele ve dayanışma’ günü olduğunu es geçmiş. “Çalışma koşullarının geliştirilmesi” için herkesi “sosyal diyaloğu esas alarak devlet, işçi ve işveren kesimleri olarak hep birlikte gayret göstermeye” çağırmış. 



 



Taktıkları maskenin altından sırıtan iğrenç yüzleriyle, kapitalizmin mezar kazıcısı olan proletaryanın başında oldukları, nemalandıkları sömürü ağının derinleştirmesine güç katmasını, omuz vermesini istiyorlar. Bu istek ve mesaj doğrultusunda sınıf işbirlikçisi Türk-İş ve Hak-İş ağaları çoktan harekete geçmişti zaten. Bu anlayışla Türk-İş 1 Mayıs’ı Çanakkale’ye, Hak-İş de Sakarya’ya taşıyor işçileri.



 



Kuşkusuz bu adresler tesadüfü değil. Sahte “vatan-millet” edebiyatıyla, Sünni-Türk-İslam Sentezi'yle şekillendirilen tarihsel-toplumsal gericilik birikimine yaslanıyorlar. Bu sentezin dışında kalan kesimlere karşı düşmanlığı pekiştirmeye oynuyorlar. İşçi sınıfı ve emek hareketi içerisinde yapay saflaşma ve bölünmeler yaratarak, onları kapitalizme karşı savaşımda zayıflatıp, silahsızlandırıyorlar. 



 



İki karşı kutbun, sınıfsal konum olarak düşman olan iki ayrı tarafın içerisinde örgütlenen bu güçler elbirliğiyle emek sömürüsünün derinleştirilmesine, sınıfın haklarının kölelik koşullarında eşitlenmesine, ırkçı-şovenist histerinin büyütülmesine hizmet ediyorlar.   



 



Yine kendini muhalif olarak tanımlayan DİSK, KESK, çeşitli meslek örgütleri ve kendini solda gören kimi gruplar İstanbul 1 Mayıs’ını Bakırköy Cumartesi Pazar yerine sıkıştırarak bu güçlere payanda oluyorlar. 



 



1 Mayıs’ı “alan tartışmasına” kurban etmemek gerekir diyen ve geleneksel bürokrat sendikalardan farkı olmayan EMEP oportünizmi, çapsız burjuva muhalefet partisi CHP İstanbul 1 Mayısı’nı Bakırköy Halk Pazarı’na sıkıştırmaya önayak oldular. Liberalizm bulamacını aşamayan HDP ve kendini sol cenahta gören irili ufaklı kimi gruplar bu yelpazenin içinde yer almaktan geri durmadılar.



 



“1 Mayıs’ın nerede olduğu değil, talepleri belirleyicidir” diyen bu güçler, Hitler özentilerinin buyurganlığını, faşist yasakları, şantajları yarma ihtiyaç ve zorunluluğunu, ’77’den Gezi’ye sınıf mücadelesinde Taksim’in meşruluğunu savunamayacak kadar da sınıf iradesinden yoksundurlar. Bunlar Taksim kaçkınları olarak tarihe geçmekten kurtulamayacaklar.



 



1 Mayıs’ta Taksim’de ve her yerde “İşçilerin birliği, halkların eşitliği ve kardeşliği!” temelinde, her türlü gericiliğe, işbirlikçiliğe ve kapitalizme karşı kavga bayrağını yükseltmeye!..