Serna-Serel işçileri: “Gelecek ellerimizdedir!”

GÜNCEL
Çarşamba, 5 Ekim 2005 (20 yıl 8 ay önce)

Serna-Seral Tekstil işçileri grevlerinin 20. gününde direnişlerini anlatan ve süreci değerlendiren bir basın açıklaması yaptı.

Saat 13:00'da sloganlarla fabrika giriş kapısı önünde toplanan işçilere yönelik ilk konuşmayı Teksif Bakırköy Şube başkanı Çetin Yelken yaptı. Yelkne konuşmasında direnişe yönelik saldırıları kınarken Serna patronunun üst kademerlede tanıdıkları olduğunu belirterek tehtit ettiğini ve “istersem sizleri süründürürüm” dediğini beyan etti. Yelken işçilerin çadır kurma girişimine saldırının arkasında Serna patronunun bakan tanıdıklarının bulunmuş olabileceğini dile gettirdi.
Ayrıca Yelken değerlendirmesinde; “Sizler Serna işçileri, sendikal harektin kış uykusuna yattığı bir dönemde yeniden bir umut oldunuz” dedi.

Çetin Yelkenin ardından Deri-İş Genel Başkanı Musa Selvi, Serna direnişini selamladı. Çorlu İleri Deri, Gönen ve İzmir'deki sendikal mücadelelerine yönelik bilgi verirken sendikal örgütlülüğe yönelik saldırıların her yerde paralelik gösterdiğini vurguladı.

İşçiler tarafından konuşmalar sık sık “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Birlik Mücadele Zafer”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Berabar Ya Hiç Birimiz”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması” sloganlarıyla kesildi.

Enson konuşmayı Serna-Seral iş yeri baş temsilcisi Erdinç Yücel yaptı. Kararlılık ve öfke dolu konuşmasında grev çadırına yönelik saldırılara deyinen Yücel; “Çadırımız 30 Eylül Cuma günü, sabahın 5:30'unda polis tarafından yıkıldı. İşçiler uyurken baskınla geldiler ve yıktılar. Gecekonduları da geceyarısı yıkıyorlar. Neden? Çünkü bizlerden korkuyorlar. AB kapılarında demokrasi havarisi kesilenler, gündüz gözüyle tatsızlık çıksın, başları ağrısın istemiyorlar. Gece baskınlarıyla işlerini bitirip, sabah ellerinin kanını yıkayıp, “biz demokratik ülke olma yolunda hızla ilerliyoruz” diyorlar. Bizleri kandıramıyacaksınız. Biz sizin demokrasilerinizin kanla yazıldığını biliyoruz. Sizin demokrasiniz kendiniz için, bize faydası yok” dedi.

Devamında Yücel “Bizler farklı iş kollarında, farklı iş yerlerinde, farklı ülkelerde, farklı dillere ve dinlere sahip olan ve bizim gibi mücadele veren pek çok sınıf kardeşimiz olduğunu biliyoruz. Çalıştığımız işyerlerinin patronları ayrı ayrı olsa da biz işçilere uygulan sömürü, baskı, haksızlık aynıdır. Herşeyi biz üretiyoruz, bizlerin emekleri üzerinden patronlar karlarına kar katıyor, ama bizler en ufak talepte bulunduğumuzda baskı, tehdit, işten çıkarma yaşadığımız sıradan olaylar haline geliveriyor. Bizler mücadelemize başlamadan önce bu sorunların bu kadar yakıcı ve sınıfsal olduğunun farkında değildik. Ama bugün şunun farkındayız ki; biz işçilere reva görülen çalışma koşulları, ücretler, sözde haklar ve yaşam koşulları kader değildir. Bu durumu değiştirmek mümkündür. Yeter ki bilinçlenelim, örgütlenelim ve mücadelemize sahip çıkalım” dedi.

Açıklama Serna-Seral işçileri adına tüm işçi sınıfı ve sınıf örgütlerine yönelik dayanışam çağrısıyla son buldu.

Eyleme Eğitim-Sen, Deri-İş ve Yol-İş sendikaları üyeleriyle birlikte destek verdi. Yol-İş üyerlerine özellikle teşekkür eden Serna işçileri, “Güle güle dostlar yine bekleriz” diyerek alkışlı tempo tuttu.