BM katliamı şaşı gördü

Aylardır katliamları adeta seyreden BM Cizre'de yüzden fazla sivilin diri diri yakıldığını açıkladı

GÜNCEL
Salı, 10 Mayıs 2016 (10 yıl 5 ay önce)

Faşist rejimle dönen kirli pazarlıklar nedeniyle tüm "iyilik" maskelerini çıkararak Kürdistan'daki dizginsiz devlet terörünü adeta seyreden adreslerden biri de Birleşmiş Milletler (BM)'di.



 



Emperyalist kapitalizmin vampir yüzünü gizleyecek bir perde işlevi gören bu kurum, sokaklarda günlerce bekletilen cenazeleri, "heval su, su diyorum" çığlıklarını, "diri diri yakıyorlar!" isyanını duymazlıktan geldi bugüne kadar.



 



Barış Anneleri kendisinden sürece müdahale etmesini istediklerinde ya oyaladı ya da "bir şey yapamam" dedi. Aralarında çocuk, kadın, yaşlıların da bulunduğu yüzlerce sivil tüm dünyanın gözü önünde hem de en vahşi, en kuralsız ve vicdansız biçimlerle katledildiler. 



 



BM dünya kamuoyunun tepkisini hissettiği anlarda ara ara yaptığı "dengeli" açıklamalarla durumu idare etmeye çalıştı. Kürt halkının kanı üzerinden sürdürülen kirli pazarlıklar rejimin olduğu kadar emperyalist kapitalizmin ipliğini de pazara çıkaran bir işlev gördü.



 



Aylardır olup biteni seyreden BM şimdilerde Cizre'de yüzden fazla insanın diri diri yakıldığından bahsediyor. Bunun kendilerinin koydukları yasalara göre "insanlık suçu" olduğunu belirtmeden... Kürt halkının iradesini kırmaya, onu tamamen teslim olmaya zorlamak için uygulanan "sokağa çıkma yasakları" karşısında net bir tutum almadığı gibi...





BBC Türkçe'nin haberine göre Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin, Cizre’de düzenlenen operasyonlarda yüzden fazla insanın diri diri yakılarak, askeri araçlardan veya keskin nişancılar tarafından açılan ateş sonucunda silahsız sivillerin vurularak öldürüldüğünü...



 



Bölgede evlerin işgal edildiğini, yok edildiğini ve insanlara işkence edildiğine dair iddiaların çok ciddi olduğunu vurgulamış Zeyd. Türkiye'nin soruşturma taleplerini yanıtsız bıraktığından bahsetmiş. 



 



Bunları söyleyen Zeyd yaşananın adını koymaktan kaçındığı gibi hemen akabinde, “PKK ile bağlantılı grupların terörist eylemlerini kınıyorum" demeyi ihmal etmemiş. Ama "yetkililer de insan haklarına saygı duymalı. İşkence, yargısız infazlar, orantısız güç kullanımı ve keyfi tutuklamalar son bulmalı(ymış).” 



 



Yüzbinlerce insanın göç etmek zorunda kaldığını vurgulayan komiser, "kaygılıyız" demeyi de ihmal etmemiş. 



 



"Sokağa çıkma yasaklarını" anlayışla karşılayan komiser sadece daha farklı biçimde uygulanması gerektiğine değinmiş.



 



BBC Türkçe servisindeki haberi şu linkten okuyabilirsiniz