Anıları molozlarla birlikte kamyonlara yüklenen yurttaşlar onları nerede arayacak?
Sarya Gözüoğlu - Beritan Canözer
Sur'da yasağın kaldırıldığı 14 sokakta sabah erken saatlerde evlerine bakmak için gelen kadınlar, önceden yün yıkadıkları, salça kuruttukları evlerin damlarından yıkılan mahallelerine bakıyor. Kadınların hüzünlü bakışları ve fısıltılar arasında seslerinin yükseldiği tek cümle ise "evim olmasa da toprağıma çadır kurup otururum" oluyor.
Savaş, Hancepek ve Hasırlı mahalleleri Diyarbakır'ın en eski tarihi mahalleleridir. Abluka boyunca saldırıların en net şahidi bu mahalleler şimdi yıkılan evleri ve haritadan silinen sokaklarıyla duruyor karşımızda. Evlerin damlarından dümdüz edilen mahalleye bakan kadınlar evlerinin nerede olduğunu anlamaya çalışıyor. Her sabah güneşin doğuşu ile kapısını süpüren avlusunu yıkayan ve ıslanan nahit taşlarının kokusu ile tarihi koklayan kadınlar şimdi yalnızca evlerini değil sokaklarını dahi bulamıyor. Çocuklar hangi sokakta bilye oynadığını termosta dondurma satan yaşlı amcaların hangi sokak başında durduğunu kestirmeye çalışıyor.
Anılar Dicle kıyısında mı aranacak?
Anıları molozlarla birlikte kamyonlara yüklenen yurttaşlar anılarını nerede arayacak? Tanklarla dümdüz edilen sokaklarda mı yoksa tarihin en büyük şahidi molozların döküldüğü Dicle kıyısında mı? Dicle Nehri simdi kucaklamış tarihin molozlarla toplanan parçalarını, evlerin merdivenlerindeki kan izleri ve damlardaki mermi kovanları kaldı geriye. Damında yün yıkadıkları salça kuruttukları ve yüz serdikleri evlerini hüzünlü gözlerle arayan kadınların hüzünlü bakışları ve fısıltılar arasında seslerinin yükseldiği tek cümle "evim olmasa da toprağıma çadır kurup otururum" oluyor.
Jinha