Bir 'hendek' de basından...

Özgür Gündem Gazetesi'ne dönük kapsamlı saldırılara karşı başlatılan Genel Yayın Yönetmenliği nöbetine katıldım

AGÎRE JÎYAN
Pazartesi, 23 Mayıs 2016 (9 yıl 10 ay önce)

Uğur Şafak Karadaş



 



Bugün gazetem Alınteri adına Özgür Gündem Gazetesi'ne dönük kapsamlı saldırılara karşı başlatılan Genel Yayın Yönetmenliği nöbetine katıldım.



 



Nöbete hangi duygu ve düşüncelerle geldiğimi masa başına oturduğumda daha net hissettim. Öyle ki, kendi politikleşmemde de büyük emeği olan Kürt basınının onlarca yıllık serüveniyle, Alınteri Gazetesi'nin bu serüvenin kritik anlarındaki tutumunun iç içe geçtiği ruhsal-manevi bir ortaklaşma duygusunu yaşadım.



 



Karadenizli ve oldukça muhafazakar bir aileden geliyorum. '90'lı yıllarda geçen çocukluğumu hatta ilk gençlik yıllarımı bu etkinin baskın olduğu politik atmosferde geçirdim. O yıllar Kürdistan'daki kirli savaş yıllarıydı aynı zamanda. İşçi ve emekçilerin yoğunlukta yaşadığı mahallemiz, çok fazla göç alan mahallelerdendi. Kiracılarımız da bu savaş nedeniyle topraklarını terketmek zorunda kalan Kürt bir aileydi. İlk sorgulamalarım Kürt olmaktan kaynaklı özel baskıya tanık olmamla başladı. Sonra kiracılarımızın okuduğu Kürt basınıyla tanışmış oldum. Benim için olağanüstü şeylerdi orada yazanlar. Giderek tutarlı bir takipçisi olmaya evrildi ilişkim. Kişiliğim de oralardan önüme açılan yepyeni bir pencereden bakarak şekilleniyordu. Kısacası Kürt basını sadece politikleşmemi değil, aynı zamanda ruhsal-düşünsel derinleşme ve zenginleşmemi de sağlayan önemli bir özneye dönüşmüştü benim için.



 



Daha sonraki yıllarımda onun ruhuma attığı ilk çentiklerin büyük bir etkisi oldu. Ben de onları büyük bir onurla taşıdım. Bugün nöbete gelirken Kürt hareketinin tarihsel serüvenini o yıllardan başlayarak geriye sardım. "Nerden, nereye?" duygusunu bir kez daha hissederek ve böylesi bir nöbetin bir parçası olmanın gururunu-onurunu taşıyarak...



 



Bu onuru çalışanı olduğum gazete için de duydum. O yıllarda henüz Alınteri'yle buluşmamış olsam da onun tutarlı bir Kürt dostluğuna sahip olduğunu biliyorum. Kürt basınıyla dayanışmanın tarihsel anlamlar kazandığı kirli savaş yıllarındaki öncü tutumunu... Bu basının ilk halkalarından biri olan Özgür Gündem gazetesi kirli savaşın her açıdan çığrından çıktığı o yıllarda kanlı saldırıların hedefiydi. Gazetecilerin katledildiği, kaybedildiği, gazete binalarının bombalandığı, ceza üstüne ceza verildiği yıllar... Bu saldırılar en son Özgür Gündem gazetesinin Kadırga'daki merkez binasının bombalanmasına kadar varmıştı.



 



Daha sonra öğrendim ki Özgür Gündem'e dönük saldırıların dizginsizleştiği bu yıllarda saldırılara karşı ilk tutumu o sıralar kirli savaşa karşı "Kürt halkına kurşun sıkma, Kürdistan'da askere gitme!" kampanyasını yürüten Alınteri gazetesi almıştı. Bugün yapılan nöbet eyleminin ilk temelleri de o yıllarda atılmıştı.



 



Alınteri gazetesi o zamanki Yazı İşleri Müdürü'ne istifa ettirerek onu Özgür Gündem Gazetesi'ne "ödünç" yazı işleri müdürü olarak göndermişti. Bir Alınteri okuru da aynı şekilde bu görevi üstlenmiş ve aldığı ceza nedeniyle birkaç ay da cezaevinde kalmıştı. Daha sonra bu tutum yaygınlaşmış, pekçok devrimci demokrat gazete aynı şekilde bu görevi üstlenmişti.



 



Bugün nöbete gelirken aynı zamanda böyle bir geleneğin öncülüğü misyonu taşıyan bir gazetenin çalışanı ve o geleneğin güncel halkası olarak üzerimize düşen görev ve sorumluluğun yakıcılığını daha fazla hissediyorum.



 



 



Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmanın kendisi, aynı zamanda Kürdistan'da hendekler ve barikatlar arkasında mevzilenmiş emekçi halkın direnişine omuz vermekle eşdeğer bir anlam taşıyor. Devletin devrimci-demokrat-yurtsever basına karşı yürüttüğü saldırılara karşı ördüğümüz bu dayanışmayla, bizler de basın cephesinden bir 'hendek' açıyoruz. Bu hendek, toplumun haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının savunulması yanında, tarihsel ve toplumsal belleğimizin korunması açısında da önemli bir rol oynuyor.



 



Mütevazı anlamda açılan bu hendek, yarın için halklar arasında kurulacak kardeşlik bağlarını güçlendiren daha büyük mevzilerin yolunu döşeyecektir.



 



Özgür Gündem