Suruç polisi, 3 gün önce, ‘Canlı bomba saldırılarına karşı dikkatli olun’ diye uyarılmış
20 Temmuz 2015’te Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin, Kobane’ye gitmek için geldikleri Suruç’taki canlı bomba saldırısı sonucunda 34 kişi öldü, onlarca kişi de yaralandı.
Suruç Katliamı iddianamesinde 20 Temmuz'da Suruç'ta gerçekleşen saldırıdan 3 gün önce Valilik imzasıyla ilçe emniyet müdürlüğüne gönderilen canlı bomba saldırısına karşı önlem alınması için uyarıda bulunulduğu ortaya çıktı. Amara Kültür Merkezi çevresinde gerçekleştirileceğinin belirtildiği uyarıdan sonra önleme araması yapılması için mahkeme kararı olmasına rağmen Suruç İlçe Eğitim Müdürlüğü, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalial'ın önlem almadığı ortaya çıktı.
Alican Uğur'un Cumhuriyet'te yer alan haberine göre Emniyet Suruç’u da önceden biliyordu.
Davayı değerlendiren Suruç için Adalet Platformu ise yargılamanın sadece ilçe emniyet müdürüyle sınırlandırılmasının adalet taleplerinin çok uzak olduğunu ifade ederek, “Yargılanmayan failler, yakalan(a)mayan canlı bombalar hayatlarımızı karartmaya devam ediyor. Suruç Katliamı soruşturmasında bir adım boyu yol alamayanlar sadece Suruç emniyet müdürü hakkında dava açarak katliamın bütün faillerini kamuoyundan gizlemeye çalışıyorlar” dedi.
Kobaneli çocuklara oyuncak götürmek amacıyla 20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’a gelen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik canlı bomba saldırısına ilişkin Suruç Cumhuriyet Savcısı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Suruç İlçe Emniyet Müdürü’nün “Amara Kültür Merkezi’nin önünde toplananlara yönelik dışarıdan gelmesi muhtemel saldırılara karşı her türlü patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla kişilerin üstlerinde ve eşyalarında önleme araması yaptırmadığı ve böylece yeterli güvenlik tedbirini almadığı” gerekçesi ile cezalandırılması istendi. İddianameyle saldırıdan önce önlem alınması için uyarı yapıldığı ortaya çıktı.
Şanlıurfa Valiliği imzasıyla İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Suruç Emniyet Müdürlüğüne uyarı yazısı gönderildiği ve bu yazıda “... Suruç ilçesinde yaşanması muhtemel olayların önlenmesi, müessif bir olayın yaşanmaması amacıyla 19 Temmuz 2015 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar aldırılan emniyet tedbirleri aşağıda çıkartılmıştır. Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğü; İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalial aldırılan emniyet tedbirlerinden sorumlu olup, il merkezinden görevlendirilen takviye kuvvet personeli ve ilçesinde yapacağı planlama dâhilinde amirleri nezaretinde görevlendireceği 40 çevik kuvvet personeli ile kuvvesinde bulunan 2 TOMA ve shortland araçları ile gerekli emniyet tedbirlerini alacaktır (...) Görev alan tüm personel meydana gelebilecek canlı bomba saldırıları vb. konulara karşı görev yerlerinde dikkatli duyarlı ve müteyakkız bulunacaktır” dendi.
Ayrıca Suruç Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 08 Temmuz- 08 Ağustos arasında arama önlemesi yapılması izni verdiği yer aldı.
Suruç için Adalet Platformu ise, sadece Suruç İlçe Emniyet Müdürüne dava açılmasına tepki gösterdi. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu dahil tün sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini söyleyen platform, “Dosyadaki gizlilik kararına kaldırmayanlar ve failleri yargılama iradesi göstermeyenler, Suruç Katliamı yaralılarının tutuklamaya; canlı bombaları türlü istihbarat bilgilerine rağmen önlemeyenler ülkeyi yönetmeye devam ediyor. Diyarbakır HDP Mitingine dönük saldırıda açık görüntülere rağmen Yunus Durmaz’ı yakalamayanlar, Suruç katliamına Suruç canlı bombacısının kardeşi Yunus Emre Alagöz’ü yakalamayanlar Ankara katliamına sebep olmuşlardır” dedi.