Avcılar Belediyesi direnişçi işçilere selam verdiği için Elif Uzun'u işten attı, gerekçeyse tanıdıktı!
Sendikal örgütlenme yaptıkları için işten atılan işçilerin Avcılar Belediyesi önünde direnişe başlamasıyla birlikte direnişe destek veren çalışanlara da baskılar başladı. İşten atmalar gerçekleşti. Avcılar Belediyesi’nin işten attığı temizlik işçilerinin direnişine destek veren Elif Uzun da işten atılanlar kervanına katıldı.
Elif Uzun 23 yaşında pırıl pırıl genç bir kadın; Avcılar Belediyesi, direnişteki işçilere selam verdiği için onu işten attı.
Elif Uzun ile yaşadıkları ve işten atılması üzerine konuştuk:
Alınteri: İşten atılma sürecine ilişkin kısaca bilgi verebilir misin?
Elif Uzun: Cumartesi işten atılan işçileri gördüm. Yanlarına gelerek desteklediğimi söyledim. Çadırda da işçi arkadaşlarla sohbet ettik. Babam da çalışan işçilerden biri olduğu için birçoğunu tanıyorum.
İşten atılan işçi arkadaşlara selam vermek istedim. Selam verdim sonra dönüp gittim. Aradan beş dakika geçmeden müdürüm aradı. İşten çıkardıklarını söyledi. Gerekçesini sorduğumda ise hiçbir gerekçe gösterilmedi. “Gerekçesi Pazartesi söylenecek” dendi.
Pazartesi geldiğinde ise gerekçe olarak müşteriyle tartıştığım ve bu nedenle tutanak tutulduğu söylendi. Oysa çalışırken hiçbir müşteriyle tartışmam olmadı. Bu gerçek değil, direnişteki arkadaşlara gelip selam verdiğim için işten attılar. Ben de, “Siz beni bu nedenle işten çıkarıyorsanız sonuna kadar, arkadaşlarım kazanana kadar onların yanındayım. Çadırdaki direnişe destek verip katılacağım” dedim.

Bu onurlu mücadeleyi kazanmak benim için çok önemli, işe geri döneyim ya da dönmeyeyim hiç önemli değil. Gerçekten şu an direniş çadırında arkadaşlarımın yanında olmaktan onur duyuyorum. O yalakalara inat, işçiyi emekçiyi ezen patronlara inat burada olmaktan onur duyuyorum ve sonuna kadar da burada olacağım.
Alınteri: Kaç senedir burada çalışıyorsun?
Elif Uzun: Bir yıldır çalışıyorum… Ve CHP gençlik kollarındayım. Gençlik kollarındakilerin çöpleri toplamaya çalışmasından, onlarla konuşmaya çalışan işçi arkadaşlarla yaşadıkları tartışmalardan, yaptıkları şikayetlerden de utanıyorum. Adımın yan yana anılmasını da istemiyorum.
Çünkü, onlar işçiden, emekçiden, haktan, hukuktan dem vurarak bir yerlere gelen asalak takımı… Biz öyle değiliz; biz emekçiyiz, hakkını vererek emekçiyiz. Ben 8 saat çalışıyorum, gerektiğinde bir sekiz saat daha çalışıyor, ayaklarım mahvolmuş bir şekilde eve gidiyorum…
Ben burada direniş çadırındayım, onlar orada çöp topluyorlar. Adalet mi onların yaptığı?!. Bu çark onlara dönmeyecek mi? Dönecek ve biz orada onlar burada olacaklar. Bugün yanımızda olmayanlar o gün bedelini ödeyecekler!