Avcılar'da 25. gün...

Avcılar'da direniş 25. günü geride bıraktı, dayanışma büyüyor, işçiler Avon işçilerine de destek verdiler

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 28 Mayıs 2016 (10 yıl 3 hafta önce)

Avcılar Belediyesi'nin sendikalaştıkları için işten attığı 26 işçinin direnişi yağmur,  fırtına demeden 25. gününde devam ediyor. 



 



Dün  çok yağışlı ve soğuk bir gündü. Ama direnişe gelenlerin samimiyeti, bir birine olan güveni ve dayanışması ne soğuğu hissettiriyor, ne havanın bardaktan boşanırcasına yağışını önemsetiyor. 



 



Direnişçiler, çalışan işçiler ve Avcılar halkı arasında kurulan bütünlüğün yaşanan haksızlık ortadan kaldırılıncaya kadar devam edeceği güveni giderek güçleniyor. 



 



Direnişçi temizlik işçileri sabah erken saatlerde hep birlikte kahvaltılarını yaptıktan sonra toplantı yaptılar. Bu toplantıda "direnişe daha çok nasıl sahip çıkarız, güçlendirebiliriz?" konularını konuştular.

Avcılar Belediyesi önünde devam eden direnişin her geçen gün artan desteklerle ilgi merkezi haline gelmeye başlaması, direnişçilere güç veriyor.



 



Direnişçiler diğer direnişlerde de olduğu gibi kendi davalarıyla samimi ilişki kuran herkesi en içten duyarlılıklarıyla sahipleniyorlar. Onlarla daha dolaysız ilişki kurarak, verdikleri değeri de gösteriyorlar. 



 



Genç bir direnişçi bu süreçte yaşadığı dönüşümü son derece samimi bir vücut dili ve sözlerle ifade ediyor. "İlk yürüyüş yaptığımızda, slogan atarken garip bir şey hissediyordum. Ya da televizyonda gördüğümde 'ne bağırıp duruyorlarsa' diyordum. Ama şimdi bunun direniş ve eylemler için ne kadar gerekli ve doğal olduğunu görüyorum. Yanımıza gelen birçok insan bizden hiçbir şey beklemeden bize destek olmaya çalışıyor. Bunlar çok güzel şeyler ve bizi, bakış açımızı farklılaştırdı" diyor.  



 





 



Direnişteki bazı işçilerin kitap okumayı çok sevdiği ve bu 25 günlük süreçte kitap okuyamamanın kendilerini rahatsız ettiğini öğreniyoruz. İşçilerden biri bir süre okuduğu kitapları anlatıyor. Genç işçi anlatırken sanki daha yeni okuyormuşçasına heyecanı gözlerinden okunuyor.



 



Bazılarının ise sorumluluğu diğerlerine oranla çok daha fazla. Bir taraftan çocuklarına hem anne hem baba olmak zorundalar. Onlar aynı zamanda direnişin de önemli bir parçası. Bu nedenle arkadaşlarını bir arada tutmak ve direnişi kazanımla sonlandırmak için çalışmalar yapmak zorundalar.



 



Bu günün bir başka konusu ise AVON direnişindeki kadın işçilerin AVON Genel Merkez önüne yapacağı protesto yürüyüşüydü. Kendileri gibi sendikalaştıkları için işten atıldıklarını ve yürüyüş yapacaklarını duyunca 'gidemesek bile bir dayanışma mesajı yazalım' diye kağıda kaleme sarıldılar. 



 



İki direnişçi dayanışma mesajı yazıp 'bizim adımıza Elif ile birlikte verirsin' dediler. Ama öğlen yemekten sonra direnişçiler adına birkaç arkadaşın AVON direnişindeki kadın işçilerin yürüyüşüne gitmesi kararlaştırıldı. 



 



Saat 14:00’de yola çıkıldı. Diğer direnişçilerse  gelen misafirlerini konuk etmek için direniş çadırında kaldı.



 



Temizlik işçilerinin direniş çadırı kendilerinden önce hiçbir mazeret göstermeden işten atılan işçilerin de uğrak yeri oluyor. Her biri çalışma koşullarının, davranış tarzlarının insan olana yapılamayacağını, reva görülemeyeceğini vurguluyorlar konuşmalarında.



 



Çalışan işçiler de direniş çadırına uğramayı aksatmıyorlar. Aksatmadıkları gibi direnişteki arkadaşlarına desteklerini sonuna kadar devam ettireceklerini şu ifadelerle belirtiyorlar. "Biz işçiyiz bizim bizden başka dostumuz yok".