Pazartesi, 20 Kasım 2006 (19 yıl 11 ay önce)
Bunalımdaki lise öğrencisi bir genç kız aile baskısıyla intihara sürüklendi.
Adana'da gerçekleşen olayda Seyhan Danişment Gazi Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisi olan Ebru Erikli, babası tarafından makyaj malzemeleri ve cep telefonuna el konulunca odasına kapandı. Bu sabah okula gitme saatinde evden çıkan 15 yaşındaki genç kız oturdukları binanın 8. katına çıkarak merdivenlerdeki pencereden kendisini boşluğa bıraktı.
Olay yerine okul servisleriyle gelen Ebru'nun sınıf arkadaşları intihar eden arkadaşlarının ailesiyle sürekli tartıştığını son olarak da doğum gününü kutlamamalarına kızdığını belirttiler.
Genç kızın arkasında bıraktığı 4 sayfalık intihar mektubunda ailesiyle yaşadığı sorunlardan dolayı bunalımda olduğu ve bu sebepten intihar ettiğinin yazılı olduğu öğrenildi.
Bugünün gazeteleri Van'daki olası bir "intiharın" ise doktor müdahalesi ile engellendiğini duyurdular.
Van'da, "İntihara" Doktor Engeli

Van'ın Başkale ilçesinde rahatsızlanınca yakınları tarafından hastaneye götürülen genç kızın hamile olduğu anlaşıldı. Hastanede görevli kadın doktorlar tarafından töre cinayetinin önüne geçmek amacıyla durum genç kızın yakınlarından gizlendi.
Ertesi gün ise genç kız Ilıcak köyünün bir mezrasındaki evinden alınarak yurda yerleştirildi. Daha sonra genç kızın amcasının oğlu olan M.Ç. tarafından tecavüz itiraf edildi. M.Ç. genç kızı ailesinden bir kaç kez istediğini ama kabul edilmediğini söyledi. Genç kızın ailesi M.Ç.'den şikayetçi olmadı.
Yine Van'ın Başkale ilçesinde yaklaşık bir ay önce 16 yaşındaki Naile Erdaş, bir tecavüz sonucu gerçekleşen doğumdan sonra hastaneden evine döner dönmez öldürülmüştü.
"Giyinikken Nefsi Müdafaa Olmaz"
Samsun’da 3 çocuk annesi 42 yaşındaki M.A., kendisine tecavüz eden 34 yaşındaki Cevdet Karaaslan’ı tabancayla vurarak öldürmek suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, kadının tecavüz anında cinayeti işlemediği, tecavüz eden kişinin üzerini giyip başka bir odaya geçtikten sonra cinayetin işlendiği gerekçesiyle, olayın nefsi müdafaa olmadığına karar verdi. Üstelik olay sırasında tecavüzcünün, elinde bıçak evin içinde dolaşıp evin gelininin gelmesini beklemesine rağmen.
Yaklaşık 5 ay önce gerçekleşen olayda, M.A., inşaat işçisi olan eşi evden ayrıldıktan sonra eve gelen akrabaları Cevdet Karaaslan tarafından boynuna dayanan bıçakla tecavüze uğramıştı. Tecavüz sonrası evden ayrılmayan ve M.A.'ya
"gelinini bekliyorum ona da tecavüz edeceğim" diyen Cevdet Karaaslan'ı, M.A. evdeki bir silahla öldürmüştü.
Mahkeme, M.A.’nın cinayet olayını meşru müdafa sınırları içerisinde işlemediğini, çoban Karaaslan’ın üzerini giymesi ve başka bir odaya geçmesi nedeniyle tehlikenin geçtiğini belirterek, sanığa ağır tahrik altında cinayet işlemek suçundan 10 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca tecavüz mağduru kadını ruhsatsız silah bulundurmak suçundan 6 bin 375 YTL para cezasına çarptırdı.
"Namus cinayetine" Deli Süsü
Kırklareli'de büfe işleten 43 yaşındaki Güven Arda, bu sabah saat 07:30 sıralarında uyandıktan sonra
"Bana vahiy geldi" diye bağırıp mutfaktaki ekmek bıçağını alarak 14 yıllık eşi Nimet Arda'ya saldırdı. Güven Arda, eşinin boğaz ve göğsüne 2'şer kez bıçak sapladı.
Komşuların haber vermesiyle ev polis tarafından basıldı. Ağır yaralı olan Nimet Arda, önce Kırklareli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı oradanda Edirne Tıp Fakültesine sevk edildi.
Güven Arda ise "Eşim beni aldatıyor diye vahiy geldi, ben de onu bıçakladım" dedi. Güven Arda savcının talimatıyla Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi.
Sadece Türkiye Değil
İspanya Kadın Enstitüsü, ülkede sadece bu yıl içinde eşleri veya sevgilileri tarafından
55 kadının öldürüldüğünü açıkladı. Hayatını kaybeden kadınların çoğunluğunun 31-40 yaş arasında olduğu belirtildi.
Uzmanlar, kadın intiharlarının yüzde 20’sinin nedeninin de kötü muamele ve şiddet olduğuna dikkat çekti. Yapılan bir araştırma, kötü muamele ve şiddete maruz kalan kadınların yüzde 63’ünün intiharı düşündüğünü gözler önüne seriyor.
İspanya’da geçen yıl 62 kadın şiddetten dolayı yaşamını yitirirken, 2004’te bu rakam 72 idi.
Kadının Sahibi Olur Mu?
Kadın sorunu sınıflardan bağımsız olarak ele alınabilecek bir sorun değildir. Marksizm, kadın sorununun da, tıpkı sınıflı toplum, özel mülkiyet ve devlet gibi her zaman var olmadığını, kadınların ezilmesinin toplumun sınıflara bölünmesine bağlı olduğunu gösterir.
Bundan ötürü, kadın sorununun ortadan kalkması da, sınıfların ortadan kalkmasıyla, yani sosyalist devrimle mümkün olacaktır. Yaşam koşullarında devrimin gerçekleştireceği radikal değişim sayesinde, erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkilerde ve onların tüm düşünce ve hareket tarzlarında bir dönüşümün yolu açılacaktır. Böyle büyük bir sıçrama olmaksızın, insan psikolojisinin ve davranışlarının değişiminden söz etmek, aldatmaca olur. Sosyal varlık bilinci belirler.
Üretici güçler bir kez özel mülkiyetin ve ulus devletin deli gömleğinden kurtulduğunda, hayal edilmemiş bir ekonomik refah düzeyine hızla ulaşmak mümkün hale gelecektir. Korkunun, hırsın, kıskançlığın ve açgözlülüğün egemen olduğu eski zihniyet, onu doğuran maddi koşullar ortadan kalktığı ölçüde yok olacaktır.