Ethem'in vurulduğu yer ve saatte...

Ethem yoldaş vurulduğu yer ve saatte yapılan etkinlikle selamlandı

GÜNCEL
Çarşamba, 1 Haziran 2016 (10 yıl 4 ay önce)

Ethem yoldaş bugün vurulduğu yer olan Güvenpark'ta ve vurulduğu saatte (17:37) bir kez daha selamlandı. 



 



Alınteri ve Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından düzenlenen etkinlik, Gezi Direnişi'nde ölümsüzleşenlerin isimlerinin okunması ve ardından anılarına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. 



 



Anmaya, Ethem yoldaşın annesi Sayfi Ana, ağabeyi Mustafa Sarısülük, kardeşi İkrar Sarısülük de katıldı. Sayfi Ana yaptığı kısa konuşmada, “Söyleyecek kelime bulamıyorum. Üç yıl oldu unutulmuyor. Bağrımız yanıyor. Oğlumun tenini, ellerini özledim. Katil Tayyip’tir” dedi.



 





 



Ananın bu çığlığı, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!” haykırışıyla karşılandı. 



 



Daha sonra Gezi Direnişi'nin tarihsel-toplumsal-siyasal anlamlarına vurgu yaparak, Gezi'nin güncel anlam ve önemini örneklerle anlatan basın açıklaması metninin okunmasına geçildi.



 





 



Gezi öncesinde yaşanan yağmacılığın, siyasal zorbalık ve toplumsal hayatın içine sindirilmeye çalışılan gericilik ve kalıpların, bugün daha ağır biçimleriyle karşımızda durduğunun altı çizilerek, mücadele çağrısı yapıldı. 



 





 



Gezi'nin işçilerden, kadın ve gençlere, Alevi'lerden tüm ezilen kesimlere kadar geniş bir toplumsal yelpazede gerçekleştiğinin vurgulandığı açıklamada, onun içinde tüm bu kesimlerin hangi birikimlere ulaştıkları ve bugünkü koşullar içinden o birikimlerin yeni Gezi'ler yaratacağının altı çizildi.  

 



"Bizi nefessiz bırakan, boğan bir cendereye dönüşen o kadar çok şey var ki… Her biri yeni Haziran’ların tarihsel bir zorunluluğa dönüştüğünü hatırlatan…” diye belirtilen açıklama 

“Ethem yoldaş ölümsüzdür!” sloganıyla sona erdi. 



 





 



Ardından Ethem yoldaşın avukatlarından Kazım Bayraktar bir konuşma yaptı. Bayraktar şunları söyledi:

 




Üç yıl sonra yeniden, yine Ethem’in vurulduğu yerdeyiz. Ethem Sarısülük komünist devrimci genç bir işçiydi. Ezilen halkların, köleleştirilen işçi sınıfının, kadınların, gençlerin, doğanın faşizme karşı birikmiş öfkesini benliğinde taşıyarak bu noktaya kadar geldi. Ve burada isyanın önünde yer alan Ethem Sarısülük alçakça bir saldırıya uğradı. 



 



Saldırı çok açık bir şekilde yapıldı. Bütün dünya gördü. Hepimiz gördük. Ama faşizmin savcısı, polisi görmedi. Mahkemeleri görmedi. Aslında o gün o Haziran günlerinde Ethem’in katilinin tutuklanmaması isyana karşı faşizmin korkuyla uyguladığı politik bir tavırdı. 



 



Polisi kollamak zorundaydı. Bu isyanın karşısında kullanabileceği tek güç olan polisi kollamak, bütün polis teşkilatına şu mesajı vermek zorundaydı: “Ne yaparsanız yapın, arkanızdayız! Asla tutuklanmayacaksınız. Asla ceza aldırılmayacaksınız.” Bu daha sonra defalarca hükümet sözcüleri, başbakan ve cumhurbaşkanı tarafından tekrarlandı. 



 



Bugünlerde Ethem’in katilinin serbest dolaşması bir mesajdır. Ancak hep birlikte verdiğimiz mücadelenin sonunda mahkeme katili tutuklamak zorunda kaldı. Cezalandırmak zorunda kaldı. 





 



Geldiğimiz aşamada Temmuz ayında tutukluluğun devamına karar veren mahkeme, Ağustos ayında tahliyesine karar verdi. Şaşırdık mı dendiğinde, evet, şaşırıyoruz. Bunlara hiçbir zaman alışmayacağız. 



 



Bugün yaşadığımız faşizm süreci 12 Eylül’ün asgari kurallarına dahi sahip değil. Elbette bir gün hesabını soracağız.

 




Bu esnada kitle “Katil devlet hesap verecek!”, “Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!” sloganlarını haykırdı.



 





 



Grup Devinim, Ethem'in sevdiği iki türküyü, "Dönmem geri ve Onlar ölmediler yok" seslendirdi. 

 



HDP Milletvekili Alican Ünlü ve Burcu Çelik'in de katıldığı etkinlik daha sonra sonlandırıldı.