Avcılar’da direniş 32. gününde

Avcılar’da temizlik işçilerinin 32. gündür süren direnişi dosta da düşmana da örnek oluyor

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 4 Haziran 2016 (10 yıl 2 hafta önce)

Avcılar’da 32. gündür süren temizlik işçilerinin direnişi dosta da düşmana da örnek oluyor. Direnişçi işçiler her yeni direniş gününe daha büyük bir inanç ve azimle başlıyorlar. Direniş çadırının kurulması, çayın demlenmesi, kahvaltının hazırlanması ve sıcak sohbet eşliğinde direniş kahvaltısıın yapılması günün ilk işlerinden biri.



 



Direniş sabah saatlerinde yapılan kahvaltının ardından direniş toplantısıyla devam ediyor. Gün içinde birçok ziyaretçisi olan direniş, akşama kadar desteklerin geldiği, kölece çalışma koşullarına karşı mücadelenin gerekliliğinin vurgulandığı sohbetlerle, sürüyor. Hem Avcılar halkı hem çalışan işçilerin sahiplenmesiyle kendini büyüterek devam ediyor.



 



Avcılar direnişini 32. gününde Gezi aileleri platformu ve tutuklu akademisyenler platformu temsilcileri de ziyaret etti.



 



Avcılar CHP İlçe örgütü, belediyenin hemen yanında “Haziranda ölmek zor” etkinliği düzenledi. Bu etkinliğe davetli olan Gezi aileleri ve tutuklu akademisyenler platformu temsilcileri, etkinliğe katılmak için geldikleri yerin hemen karşısında temizlik işçilerinin direniş çadırını görünce direnişçilerle konuşmak için çadıra geldiler. Çalışma koşullarını, örgütlenmenin zorunluluğunu, işten atılma süreçlerini ve direniş süreci hakkında bilgi aldılar.



 



Sohbetin ardından Gezi aileleri ve tutuklu akademisyenler platform temsilcileri önümüzdeki günlerde destek ziyaretini daha kalabalık bir şekilde yapacaklarını dile getirerek direnişçi işçilerin yanında olduklarının bilinmesini istediklerini söyleyerek ayrıldılar.



 



2 gün önce belediye önüne bitirilen ve büyük bir işçi kitlesinin katıldığı yürüyüş yapıldı. Belediye İş Genel Başkanı’nın yaptığı açıklamada Pazartesi’ye kadar Handan Toprak’ın bu işi çözmesi gerektiği ifade edildi. Handan Toprak adeta çılgına dönmüş durumda, direnişe nasıl saldıracağını bilemez vaziyette her gün yeni bir düşmanlık çalışmasına girişiyor.



 



Handan Toprak, önceki gün sabah bu çılgınlıkla bir pankart sendromu yaşadı. İşçileri tehditle toplantıya katılımaya zorladı. İşçilerle çektirdiği bir fotoğrafı pankart haline getirerek bunu direnişteki işçilere karşı kullanmaya kalktı. 



 



Çalışanları, çok kısa sürede örgütlendikleri sendikaya “emek istismarı ve siyasi oyunlar yapıyor” suçlamasıyla düşmanlaştırmak, direnişi kırmak istedi. Fakat bu pankartı gören sendika üyesi işçiler çok tepkililer. Tehdit ederek tutanak tutmaktan işten çıkarmaya kadar varan tehditlere maruz kaldıklarını anlatan temizlik işçileri, “...bir de bizim resimlerimizle direnişteki arkadaşlarımıza karşı kara propaganda yapıyor. Biz istesek rızamızı almadan resimlerimizi kullandığı için dava açarız. Belediye Başkanı olması ona bu hakkı veriyor mu” diyorlar. Çalışan tüm işçiler çok öfkeliler.



 



Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak, Avcılar Gönüllüleri imzasıyla belediyenin basın bürosu tarafından basılan ve dağıtılan bildiriler sürdü piyasaya. Bildiride Belediye Başkanı’nın kadın olmasından, devrimci demokrat olmasından, doktorluğundan, CHP’li olmasından vs. daha birçok şeyden sözediliyor. Bildiri, işçilerin örgütlendikleri sendikayı hedefe çakmaya ve işçileri sendika üyeliğinden istifa etmeye çağırırken, Avcılar halkını da direnişe karşı düşmanlaştırmaya çalışıyor.



 



Yalnız unuttuğu birkaç şey var ki:



 



Birincisi, sendikanın işçileri örgütlemediği gerçeğidir. İşçiler araştırıp Belediye İş Sendikası’nın Avcılar Belediyesi’nde daha önce örgütlü olduğunu görünce bu sendikaya üye olmaya karar vermjşler.



 



İkincisi, Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak dağıttırdığı bildirilerde kendilerini devrimci-demokrat olarak adlandırırken işçilerin çalışma koşullarının köleliği aratır cinsten olduğunu, ücretlerin zamanında ödenmediğini, hastaları ya da cenazeleri olduğunda 'ya iş ya ailen' dayatmasının yapıldığını, sürekli mobinge maruz kaldıklarını ve bu yüzden “artık yeter” diyerek örgütlen diklerinden hiç bahsetmiyor. Üstelik yaşanan bu kölece çalışma koşullarının, sorunların, baskıların nasıl ortadan kaldırılabileceği konusunda da ağzını açmıyor.



 



Üçüncüsü: İşçiler, taşeron şirket tarafından kendilerine dayatılan bu çalışma koşullarının hiçbir şekilde denetimden geçirilmediğini dile getiriyorlar. Ayrıca işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sıfır olduğunu, ücretlerinde nedenini bilmedikleri kesintilerin sürekli yapıldığını, ücret eşitsizliğinin olduğunun da altına çiziyorlar. Son bir hafta boyunca Avcılar Belediyesi Başkanı Handan Toprak’ın Avcılar halkını direnişe karşı düşmanlaştırma çalışmalarını hayretle izleyen direnişçiler, mücadelelerini örgütlendikleri sendikada ve kendilerine destek verenlerle sonuna kadar sürdürmeye kararlılar. İşçiler, “Artık sözün bittiği noktadayız. Handan Toprak’ın yaptığı ancak ve ancak faşist zihniyetin Avcılar’da dışavurumudur” diyorlar.



 



Dördüncüsü: Handan Toprak bununla da yetinmeyerek bildirilerde yazılanları döviz yapıp Marmara Caddesi’nde yeni yaptırdığı esnaf kabinlerinin üstlerine yapıştırarak nasıl bir işçi düşmanı olduğunu ve halkı direnişe karşı kışkırtmak için çaba gösterdiğini kanıtladı. 



 



Direnişteki işçiler sonuna kadar mücadele etmeye kararlılar. Avcılar Belediye başkanı Handan Toprak kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın çalışma koşulları ortada, uygulanan baskılar, tehditler ortada. İşçiler alınterinin karşılığını istiyorlar, insanca saygı görmek ve işlerine sendikalı olarak dönmek istiyorlar. Tabii insanlığını bir taraflara kaldıranlar bunu anlayamazlar.